Zor bir hayatın olmuş,
Boşa koymuşsun dolmamış, doluya koymuşsun almamış,
Taşlar tepeden aşağı yuvarlanmış, asla geri tırmanmamış,
Hayatın boyunca kimse sana yeterince vermemiş, dedi.
Gözlerim doldu.
Çok doğru, dedim.
Sen kıyıya vurmuş bir dalgasın…
Demek istediğim, kayda değerdik. Sevilmiştik. Yalnız değildik, yolumuzu kaybetmiş değildik, ucube değildik, her birimiz kendi tarzımızda bilgeydik. Gidişimiz acıya yol açtı.
Sevilmiştik diyorum, seneler sonra bizi hatırladıklarında, kısa süreliğine de olsa mutlu olarak gülümsüyorlar hâlâ.
İlk gençliğimizde ne kadar sıradan olduğumuzu kavramış ve neşeyle (ağır bir yükü şaşkın şaşkın kabullenir gibi) hayatımızın odağını değiştirmiştik; yüce olmayacağız, faydalı olacağız; zengin ve nazik, dolayısıyla iyilik yapacağız: Gülümseyerek, ellerimiz ceplerimizde, yürüyüp geçerken küçük
şekillerde iyileştirdiğimiz dünyayı izleyeceğiz.