missprufrock

missprufrock
@prufrock
400 kütüphaneci puanı
364 okur puanı
Temmuz 2013 tarihinde katıldı
Yiyecek-içeceklerde bu ayırımı inceler­sek, örneğin, Bourdieu'ye göre, bol bulunan, ağır ve şişmanlatan, herhangi bir estetiği olmayan yiyeceklerin daha alt sınıfa ait olduğudur. Bourdieu bu örneği verirken, tabii ki Hindistan varoşlarını düşünerek vermemiştir. Bourdieu, üst ekonomik sınıfa dahil olanların tükettiği hafif, rafine ve estetik olmayı önemseyen, egzotik, bilinmeyen, az bulunan yemekler sınıfsal ayrımda tanımlayıcı kodlardır. Bir yemeğin, hem teknik hem de malzeme olarak kolay bulunmayan bir yol ile hazırlanması, üst sınıfın bu yemek için daha fazla ücret ödemesini, sınıfsal olarak belirleyicilik misyonuna sahip olmasını sağlar. Sonuç olarak diyebiliriz ki, modern dünyada ne yediğin, nasıl yediğin, nerede yediğin hangi sınıfa ait ol­duğunu söyleyen semboller haline dönüşmüştür. Kültürel sermaye ve ait olunan habitus, sınıf farklılıklarının içerikle­rini yenilen ve içilenler de dahil olmak üzere kodlamaya devam etmektedir.
Alıntı
Reklam
Popüler kültürlerin üretiminde başarılı ol­mak, eğlenceli olmayı gerektirir, eğlenceli olmak da kitlelere ulaşmanın yolunun olmazsa olmazıdır. Gösteri artık eğlen­cesi ile hayatın her alanındadır. Tüketim kültürü, ürün mer­kezli üretilen eğlencelerin mekanizmaları aracılığı ile hızla etkinliğini yaygınlaştırmakta ve artırmaktadır.
Alıntı
Babam, o sabah, 1990'ların Madrid'inde tuhaf bir cevhere rastladı. Görünüşte bu bir Don Quijote'ydi: Kitabın bez ka­pağında sıska şövalyenin resmi, ilk bölüm, eski deri kalkan, içinde koyundan ziyade sığır kaynayan çorba, cumartesileri yenen omlet... Ancak ikinci bölüm yerine başka bir kitap başlıyordu: Kapital. Ba­bam yüzünde az gördüğüm bir tatmin ifadesiyle gülümsedi. Ağzı kulaklarına varıyordu. Cervantes ile Marx'ın peş peşe gelmesi tuhaf bir ciltleme hatasından kaynaklanmıyordu; bu, gizli saklı okunan bir kitaptı: Babamın gençliğinin yaşayan bir hatırası, bizzat tanığı olduğu senelerin, ortamların, fısıltılı konuşmaların ve yasakları aş­mak için icat edilen hokkabazlıkların izini taşıyan bir hayaletti. O günlerden yüzlerce küçük hatıra hiç beklemediği bir anda karşısına çıkmıştı. Ağaç aşılar gibi Karl'ın Miguel'e aşılandığı bu tuhaf kitap, gizli gizli kitap okuduğu zamanlara karşı içinde bir nostalji uyan­dırdığından olsa gerek, babam için büyük bir anlam ifade ediyordu. Henüz doğmamış olduğum için -annemle babam Franco yaşadığı sürece çocuk sahibi olmayı kendilerine menetmişlerdi- herhangi bir hatıram olmamasına rağmen o yılların hatırası ve tehdit ortamı beni de etkilemişti.
Sayfa 342
Alıntı
Reklam