Sezen

Bartleby’nin gidişini varsaymak çok güzel bir düşünceydi, ama sonuç olarak bu benim düşüncemdi, Bartleby’nin değil. Asıl sorun benim onun gideceğini varsaymam değildi, onun bunu tercih edip etmeyeceğiydi. Çünkü varsayımların değil tercihlerin adamıydı o.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
O sabah gördüklerim karşısında Yazıcı’nın doğuşta gelen ve tedavisi olmayan birtakım marazların kurbanı olduğunu anladım. Bedenine sadaka verebilirdim, ama bedeni değildi ona acı veren- ruhuydu acıyı çeken, ama ruhuna erişemiyordum.
Aah ah, mutluluk ışığa gider, onun için dünyanın şen olduğunu sanırız; ama sefalet karanlıkta saklanır, onun için sanırız ki sefalet yoktur.
"Sevmek, güzel birinde aşkı aramak değil.O kişide, bilmediğin bir zamanın beklenmedik bir anında kendini bulmaktır."
Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben. Hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim. Ve hiç bir zaman huzur ya da mutluluk vadetmedim. Sana ancak bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşmanda yardımcı olabilirim. Sana sunduğum tek gerçeklik savaşım. Ve sağlıklı olmak, gücünün yettiği kadarıyla, bu savaşımı kabul edip etmemekte özgür olmak demektir. Ben yalan şeyler vadetmem hiç. Kusursuz, güllük gülistanlık bir dünya masalı koca bir yalandır… Üstelik böyle bir dünya çok can sıkıcı bir yer olur.