Javert

Javert
@psjavert
kaderimizi tutmak yıldızlarda değil kendimizde -W.S.
PDR, HUKUK
MEÜ- LİSANS. EÜ- LİSANS
Mersin
4 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Hata
Geçtiğimiz zamanların birisinde hata yapmanın bilinçli olduğu takdirde hata olarak görülmemesi gerektiğinin farkına vardım. Zira hata denilen şeyin temelde bilinçsizce gerçekleştirilen ve istenmeyen bir şey olduğu; birey ve toplum nezdinde kabul görmüş ise aslında bu ona sonradan taktığımız bir isim. Yaparken hata olduğunu bildiğimiz şeylerin aslında sadece bir tercih olduğunu söylemek mümkün olabilir. Öte yandan sonradan düşündüğümüzde veya deneyim ve yaşantılarımızın yetkiliği sonucunda varmış olduğumuz yeni düşünceler sonucunda eskiden yaptığımız eylem ve duruma yaptığımız yorum sonucunda eylem ve durumu değiştirmek istersek işte ancak bu hata olarak değerlendirilebilir. Bile bile hata olmaz işin özünde. Bazen kendimize uygun olmayan bir iş, bir eş, bir araba ne bileyim bir çanta seçebiliriz ve bunu seçerken aslında bize uygun olmadığını bilebiliriz. Bunu hata yapmak olarak görmek ne derece doğru sevgili dostlarım? İlerdeki yaşamımızda bu tercihleri yapmayacak olmamız eski kendimizi reddetmemizi gerektirmez. Zira her an değişen insanoğlundan her ana uygun tercihler yapması gerekir ve bu tercihlerde yalnızca insanın kendi değer yargısının toplumla uygun bir harmoni halinde olmasını gerektirir kanaatimce. Tamamen toplumdan aykırı bir tercih veya amiyane tabirle toplumca hata olarak nitelendirilen eylem veya durum bireyin mutlak özgürlüğü bağlamında değerlendirildiğinde elbette anlamsız hale gelecektir ve de bireyin yalnızlaşmasına yol açacaktır. Ancak salt çıkarcı olmamak gerekir. Birey kendi fikir ve özgürlüğünü baskıcı olmayan bir toplum nezdinde ifade edebilmeli, kendi alanını savunabilmeli ancak aşırıcılıktan kaçınmalıdır. Aşırıcılık elbette uzun bir konu ama bundan kastım kısaca başka bir insana zarar vermeyen ve insanın çekirdek haklarına dokunmayan alan bana
Psikoloji
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yağmur
Aslında her insan bir kere yaşar. Şimdiyi dünü düşünerek geçirmekle, yarını ise bugünü heba etmekle geçirerek kendimizi ise, bu ikisi arasında ise denge kurmaya çalışarak mahvetmekten başka bir şey yapmıyoruz. Dostlarım anı yaşamakta iyi değildir. Önemli olan kendimizi tanımak ve ne olursa olsun kendimizden vazgeçmemektir. Bir kariyer uğruna, para uğruna, aşk uğruna ve hatta kendimiz uğruna dahi olsa kendimizden vazgeçmemek önemlidir. Başkalarının çizdiği tablolardan bize ne değil mi? Hayat ve seçimler biriciktir ve kişiye özgüdür. Tüm toplumsal normlar bir gün değişebilir en çekirdek normlardan olan bir cana kıyma bile savaş zamanı masumlaşır. O halde bir kere yaşanılan bu hayatı kimsenin geçmişinde veya geleceğinde yaşamayalım. Kendimizi tanıyalım ne istediğimizi bilelim, kendi yanlışımızı onların doğrusuna tercih edebilecek kadar da meydan okuyabilelim. Bırakalım üstümüze gelen yağmurlardan kaçmayı. Islanalım dibine kadar. Hiçbir zaman kurumayacak olsak, güneş hiçbir zaman çıkmayacak olsa dahi yaptığımız ıslanmak eyleminden dolayı zatürre olacak olsak bile bir kere de olsa yaşayalım. Ama anı yaşamak için değil. Bizi biz yapan şeyleri kucakladığımız için. Kendimize sonunda sarıldığımız için.
Çöl
Karamsarlığın çölünden herkese Gittiğim yol boyunca varmak istediğim noktadayım. Yola çıkarken düşünüp gitmek istediğim o yer burada aslında bulunduğum bu yer. Neden o kadar yolu yürüdüm? Asla bilemezdim ki yola çıkmadan vardığım yerin başladığım yer olduğunu. Aslında bir şairin dediği gibi birini sevmekle başlıyor her şey. Ama eksik dediği şey birini sevmekle de bitiyor bir şey. Belki de bir şiirin dediği gibi bizi bu güzel havalar mahvetti ve istifa ettik böyle güzel sevmekten..(evkaftaki memuriyetten)
Öte yandan bir çok şeyimizi kaybetsek dahi insanlığımız hakkında hala bir umudumuz var. Zamanın bir yerlerinde hala kendimizi affedecek ve temize çıkarabilecek bazı savunmalara sahibiz. Geriye dönüp yaşadıklarımıza baktığımız zaman; affetmenin erdemine erişebilmek aslında hala bir yerlerde Pandora'nın kutusunda kalan o tek şeye sarılıp yaşamda bir yer edinebilmemiz açısından önemli bir durum. Kendimizi affetmek başkaları ile alakalı olmasa da gerçek bir şeylere ihtiyacımız olan bugünlerde belki de en çok ihtiyacımız olan şey başkalarını affedebilmek sanırım.
Neden-Sonuç
Aslında çoğu zaman hepimiz bir olayın, durumun sonuçlarıyla ilgileniriz. Sonuç kötüyse olay kötü sonuç iyiyse olay iyi deriz. İyi veya kötü olduğuna ise düşüncelerimiz şekil verir. Geçmiş yaşantılarımız, toplumun öğretileri veya kendi öğrendiklerimiz ise düşüncelerimize yön verir. Çoğu insan aslında nedenlerin farkında değildir, nedenlerin değişebileceğinin. Nedenlerimizi hep sonuca odaklı belirliyoruz aslında. Bir şey kötü olmuşsa ona neden olan şeylerde mutlaka kötü olmak zorunda gibi bir durum oluşuyor. Oysa nedenlerimizi değiştirsek nasıl olur? Polyannacılıktan bahsetmiyorum. Aslında kötü olan bir durumda genelde nedenlerimizi değiştirmek isteriz bu doğru. Ama bunu yaparken gerçeklik çerçevesinden çıkmayı da uygun bulmuyorum. İnsan her şeyden önce kendi olabilmeli en başında zaten. Toplumda mesela şu çok kullanılan bir şey. Adam fakirdir ama kendinden fakirlere bakarak o fakirlik nedenini daha fakir olmadığı için bir mutluluk ve huzur kaynağına dönüştürür. Bu aşağılık davranıştan bahsetmiyorum. Kimseyi aşağılamak haddimiz olmamalı bence. Benim bahsettiğim kendi gerçekliğimiz çerçevesinde nedenlerimizi değiştirebilmek. Örnek verecek olursak okumaya şehir dışına giden bir gencin, ailesinden uzak kaldığı gibi üzücü bir durumda olaya farklı nedenlerle yaklaşarak orada tahsil amacıyla bulunduğundan bahisle çektiği zorlukların meydana getirdiği bu elim sonucu aslında değiştirebilmek. Diğer türlü zaten gerçeklik dışına çıktığımızda ve olaylara başka açılardan yaklaştığımızda psikolojik olarak çıkmaza girer ve gerçeklikten kopmaya gideriz. Önemli olan o sonucu meydana getiren nedenlerden olumlu olanları görebilmek ve bunları uygulayabilmek. Nedenlerimizi değiştirelim. Bizi dışarıdan iten sebeplerle değil, bu hayatın içinde neden var olduğumuzu anlayarak. Çünkü yaşamak,
Psikoloji