“Ağzı sıkı birisiniz fakat kuşkucu değilsiniz, yumuşak başlısınız fakat zayıf değilsiniz, yardımseversiniz fakat seçicisiniz, dostlarınızı seviyorsunuz fakat düşman da edinmiyorsunuz. Zekanız ışıltısını insanları çekiştirirken sarf edilen o kötü sözlere borçlu değil. Her ne kadar kötü söz söylemek veyahut kötülük etmek sizin için olağanüstü derecede basit bir iş olsa da ne kötü söz söylüyorsunuz ne de kötülük ediyorsunuz. Nihayet ruhunuz benim gözüme her zaman güzelliğiniz kadar arı görünmüştür.”
“…annesinin öğrettiği duaları hatırladığında, onların daha önce hiç farketmediği anlamlarla yüklü olduğunu anladı çünkü dua mutlu insana anlam açısından içi boş ve tekdüze bir bütünlük olarak görünür, ta ki bir gün kader o bahtsıza, Tanrı’ yla konuşmasına aracılık eden bu ulvi dili açıklayana dek.”
“Kendi seçimlerimizin sonucunda olup bitenler rasgele başımıza gelenlerden daha çok sızlatır içimizi. İnsanın kendi karşısındaki çaresizliği diğer çaresizliklere benzemez”