(...) dil yoğun bir duyguyu açıklayamaz; çığlığa kadar inmesi ya da ezgiye kadar yükselmesi gerekir. Söylenen şey konuşmadır, konuşurken çığlık atılamaz, konuşurken şarkı söylemek gerekir, yani sözün içine müziği de dahil etmeli; ama müzik söze yabancı olduğundan kelimeleri öyle düzenleyerek içine katılır ki, aslında kendilerine ait olmayan, dolayısıyla onlara göre yapay olan bir müzik içerirler. Şiir budur: müziksiz şarkı söylemek.