Puan vermedi·68 syf.··
2026 8. kitabı
Felsefi bir eser..Güzel sorular var.Tanrı kötülüğü ortadan kaldırmayı ister de yapamazmı, istemezmi gibi..Kaldırmıyor, çünki insana bilgelik ve erdem veriyor.Kitap sanki Yer yer anlaşılmak istememiş..
Yetersiz biyografi
2/10
·136 syf.··
2026 23. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 13:27
“Okuduğum en kötü biyografi kitabıydı. Kötü bir Türkçe ve anlamsız cümlelerle doluydu. Pisagor’u çok merak ediyordum. Kendini filozof olarak nitelendiren ilk kişi olması, her şeyin matematikle ilgili olduğunu söylemesi ve fikirlerini anlattığı bir okul kurması nedeniyle çok ilgimi çekiyor. Dünyayı matematikle yorumladığı ve matematikle birçok spiritüel bağlantı bulduğu için de ilgi çekici bir filozof. Ancak kitap o kadar zayıf bir derleme ki hiçbir şey öğrenemedim. Karşılaştırdığımda yanlış bilgiler gördüm ve çok sıkıldım. Bu kadar renkli bir karakteri, bu kadar soluk ve zorlama bir şekilde anlatmak da ayrı bir beceri (!) Umarım hayatını doğru anlatan bir kitapla karşılaşırım.”
PisagorPythagoras · Mahzen Yayınları · 20238 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·368 syf.··
2020 310. kitabı
Oxford Üniversitesi’nde Sekreter Yardımcısı ve British Academy Başkanı olarak görev yapmış Anthony Kenny, dört ciltten oluşan Batı Felsefesinin Yeni Tarihi serisinin ilk cildi: Antik Felsefe. Kenny, Thales (MÖ. 585) ve Pythagoras (MÖ. 530) gibi ilk filozoflarla başlayıp, Plotinos (MS. 205) ve Aziz Augustinus (MÖ. 387) değin devam bir felsefeyle yön bulma çabasını ele alıyor. Gerek incelemenin kapsadığı geniş alan, gerek bilgi doluluğu olsun, muhtevası yerine maalesef biçimini ele alabileceğim, uyarmak istedim. Antik Felsefe’yi neden okumalıyız? Kuşkusuz bilimsel ve düşünsel her çalışma okunmaya değerdir, bazı öncelik vereceklerimiz, yolumuzdaki taşları temizleme babında epey iş görür olduğunu düşünüyorum. Antik Felsefe’de Kenny, kronolojik bir yol izlemiş ve mantıklı olanı seçtiği de aşikar. Bu araştırmayı diğerlerinden ayıran, tüm bilgileri üst üste yığmamış olması. Bir açıklık getirelim gize: Örneğin Stoacılık anlatılıyor ve Stoacıların “Tanrı, etik, evren, madde, ruh” üzerine düşünceleri üst üste verilmek yerine, konunun ana bağlamına bağlı kalarak, yeri geldiğinde “tanrı” hakkında görüşleri ve karşıt görüşlerle beraber bağlamında verilmiş. Diğer açımlanmayı bekleyen “felsefe konuları” için de geçerli. Bu sayede, karşılaştırmalı bir felsefe kaynağının kanlı canlı örneğinin değerini anlamış oluyoruz. Bilgi yığılması, hafızanın taşıyamacağı kapasiteyi aşınca, edebiyat metnine dönüşebiliyor. Kenny mantık konularındaki örnekleri de anlamanızı kolaylaştıracak şekilde. Felsefe Tarihi’ni bilmeden, felsefenin gelişim tarihine katkıda bulunan filozofları okumak büyük bir hatadır. Öncelikle tüm bilginleri bağlamı içerisinde, dönemin şartlarına ve gerekirse biyografisi okunmalı, ardından çağdaşları olan düşünürlerle etkileşimleri bilinmeli. Genel harita öğrenilince,
Antik FelsefeAnthony Kenny · Küre Yayınları · 201755 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2026 43. kitabı
Tanrı'nın Çocuğu Olan Göklerden Başka Vatan Tanımaz – Pythagoras Pisagor denince çoğumuzun zihninde yalnızca bir matematik teoremi canlanır. Oysa bu kitap, onu çok daha geniş bir entelektüel çerçevede sunuyor. Metne göre Pisagor yalnızca fiziksel ilimlerle sınırlı bir bilgin değil; dil, müzik, kozmoloji ve metafizik alanlarında da söz sahibi bir düşünür olarak ele alınıyor. Özellikle sayıların ontolojik anlamı, evrenin matematiksel düzeni ve ruhun arınması gibi temalar öne çıkarılıyor. Elbette burada dikkatli olmak gerekir. Pisagor tarihsel olarak büyük ölçüde efsaneleşmiş bir figürdür. Öğretilerinin önemli kısmı sözlü gelenekten gelir ve öğrencileri tarafından sistemleştirilmiştir. Bu nedenle kitapta anlatılan bazı geniş bilgi alanları, tarihsel veriden çok geleneksel aktarımın ürünü olabilir. Buna rağmen eser, Pisagor’u salt bir geometri figürü olmaktan çıkarıp kadim bilgelik geleneğinin kurucu isimlerinden biri olarak konumlandırıyor. Son bölümlerdeki yoğun bilgi aktarımı da bu “ezoterik bilgelik” vurgusunu güçlendiriyor; ancak okur için yer yer ağır ve sindirilmesi zor olabilir. Özetle: Pisagor’u yeniden düşünmeye sevk eden, fakat tarihsel gerçek ile mitolojik inşa arasındaki çizgiyi okurun ayırt etmesini gerektiren bir çalışma.
1000Kitap
Tanrı’nın Çocuğu Olan Göklerden Başka Vatan TanımazPythagoras · Destek Yayınları · 202112 okunma
Doğa ve Matematik
Puan vermedi·130 syf.··
2026 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2026 11:43
Matematiğin tarihini, bilim insanlarını ve kadınların katkılarını anlatarak, matematiğin evrensel ve insan yaratıcılığıyla şekillenen bir alan olduğunu anlatan, akıcı sıkmadan her okuyucuya hitap eden bir kitap... Dili sade olması nedeniyle doğayı matematik ile bütünleştirmeyi mükemmel özetliyor... İçerisinde yer alan bazı bilim insanlarını şu şekildedir. "Pythagoras": Matematik ve felsefeyi birleştirerek sayıların evrensel bir düzeni ortaya koyduğunu savunur. "Euclid (Öklid)": Geometriyi sistematik bir şekilde organize eden ve aksiyomlarla matematiğin temellerini atan bilim insanı olarak tanıtılır. "Archimedes": Hem teorik hem de uygulamalı matematikte öncü, özellikle mekanik ve hacim hesaplamalarıyla öne çıkar. "Isaac Newton ve Gottfried Leibniz": Kalkülüsün kurucuları olarak matematikte devrim niteliğinde çalışmalar yapmışlardır. "Carl Friedrich Gauss": “Matematiğin prensi” olarak anılır, sayı teorisi, cebir ve astronomi gibi alanlarda derin katkılarda bulunmuştur. "Henri Poincaré": Matematiğin soyut yapısını ve kaos teorisinin temellerini atmıştır. Bir kadın matematikçi olarak : Kadın matematikçilerin çoğu zaman erkek meslektaşlarının gölgesinde kalmasın tarih boyunca izliyoruz. Örneğin Emmy Noether, modern cebir ve teorik fizik için kritik katkılar yapmış, ama yaşadığı dönemde yeterince takdir edilmemiştir...Kadınların matematiğe katılımının tarih boyunca engellendiğini, sosyal ve kültürel bariyerlerin kadınların potansiyelini sınırladığını vurgulayan da bir kitap olması nedeniyle bende ayrı bir yer bıraktı.
Matematik
Matematiğin Aydınlık DünyasıAli Sinan Sertöz · Tübitak Yayınları · 2025873 okunma
Tanrı’nın Çocuğu Olan Göklerden Başka Vatan Tanımaz
Puan vermedi·88 syf.··
2026 8. kitabı
Pythagoras denildiğinde çoğumuzun aklına yalnızca matematik ve ünlü teoremi gelir. Oysa Tanrı’nın Çocuğu Olan Göklerden Başka Vatan Tanımaz, Pythagoras’ı bu dar çerçevenin dışına çıkararak onu kadim bilgeliğin, inisiyatik öğretinin ve deneyim temelli felsefenin merkezine yerleştiriyor. Kitap, Pythagoras’ın yaşamını yalnızca tarihsel bir biyografi olarak ele almıyor; onun Mısır ve Babil mabetlerinde aldığı eğitimleri, geçtiği sınavları ve bu süreçlerin düşünce dünyasını nasıl şekillendirdiğini anlatıyor. Böylece Pythagoras, soyut teoriler üreten bir düşünürden ziyade, bilgiyi yaşayarak öğrenmiş bir bilge olarak karşımıza çıkıyor. Eserin dikkat çeken yönlerinden biri, bilginin salt zihinsel birikim olmadığını sürekli vurgulaması. Kitapta sıkça altı çizilen düşünce şu: Bilgi, ancak deneyimle birleştiğinde anlam kazanır. Bu yaklaşım, modern dünyada bilgiye fazlasıyla maruz kalıp derinlik kaybı yaşayan okur için oldukça sarsıcı ve düşündürücü. Ayrıca kitap, sayıların Pythagoras için yalnızca matematiksel araçlar olmadığını; evrenin düzenini, uyumunu ve ahengini ifade eden sembolik bir dil olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. Müzik, geometri ve kozmoloji arasındaki ilişki, sade ama etkileyici bir anlatımla sunuluyor. Üslup olarak kitap, ezoterik konulara ilgi duyan okur için anlaşılır; ancak yüzeysel değil. Her şeyi açıklamıyor, okuru yer yer bilinçli biçimde boşlukta bırakıyor. Bu da metni pasif bir okuma deneyimi olmaktan çıkarıp, sorgulamaya açık bir yolculuğa dönüştürüyor. Tanrı’nın Çocuğu Olan Göklerden Başka Vatan Tanımaz, Pythagoras’ı yalnızca geçmişte yaşamış bir filozof olarak değil; bugüne de söz söyleyen bir düşünce geleneğinin taşıyıcısı olarak ele alan güçlü bir çalışma. Felsefe, ezoterizm, kadim öğretiler ve “bilgi nedir?” sorusu üzerine düşünen herkes
Alıntı
Tanrı’nın Çocuğu Olan Göklerden Başka Vatan TanımazPythagoras · Destek Yayınları · 202112 okunma