s

Doğruyu söylemek gerekirse Mehmet, beni hep uzak bir tanıdığın hikâyesini dinliyormuş gibi dinledi. Ona üniversite sınavına yalnız girdiğimi, herkesin bir bekleyeni varken beni kimsenin beklemediğini anlatırken bir gün, "Sen kaç net yapmıştın peki?" diye sordu. O an anlatmayı kestim. Kabul etmeliydim; kocam benim bugünümle ilgiliydi, oysa ben dünden bugüne hiç gelemeyecektim.
Sayfa 45·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Mehmet'e anlattım bütün bunları. Bir tek ona anlattım. Gerçeği anlattım, söylediğim yalanları anlattım. O yalanların altında nasıl ezildiğimi, nelere kırıldığımı, nelerden korktuğumu anlatmaya çalıştım. Başlangıçta ilgiyle dinliyor gibiydi, sonra aslında hiç dinlemediğini anladım. "Çok da şey yapma ya, sonuçta dünyadaki tek kimsesiz insan sen değilsin" dedi bir gün. O kadar uzaktan geldi ki sesi... Dünyadaki tek kimsesiz kimse olmayı, dünyadaki pek çok kimsesizden sadece biri olmaya tercih ederdim.
Sayfa 43·Kitabı okudu
Deli oluyordum bu hallere. "Sinir oluyorum bu kızın sana abici demesine" dedim bir gün. "Sen Nünü'yü mü kıskanıyorsun Meltem? O benim bir tanecik kız kardeşim, onu nasıl kıskanırsın? Hastasın sen" dedi Mehmet. Ben Nününüzü falan kıskanmıyordum sizin. Herkesi kıs- kanıyordum. Adaletsizliği kıskanıyordum. Sevginin size böyle boca edilirken, bana ve benim gibi pek çoklarına damla damla verilmesine dayanamıyordum. Çünkü ben bir ailenin içinde olmanın ne olduğunu bilmiyorum. Çocukken bana babaannem ve dedemden başka kimse sarılmadı. Beni durduk yere kimse öpmedi.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Altı Harfli Bir Tatlı
Şermin Yaşar sayfa 17
Aynı evi paylaşan, hiç konuşmadan kavga etmeden birbirine dokunmadan seneler geçiren insanların geçimi de geçimsizlik değil mi? Çiçeği ha bir günde koparıp atmışsın kökünden, ha yavaş yavaş solmasına izin vermişsin.
Sayfa 15·Kitabı okudu