"işte senin dudaklarınla, dudaklarım arındı."
"öyleyse şimdi günah dudaklarımda kaldı."
"günah dudaklarımdan mi geçti?
tatlı bir dürtüyle işlenen bir günah!
ver bana günahımı geri!"
"sevgilim, şu meyve ağaçlarının tepelerine gümüşleyen
kutsal ay üzerine yemin ederim ki..."
"yemin etme kararsız ay üstüne sakın;
yörüngesinde her gece yön değiştiren ay gibi,
değişken olur sonra senin de aşkın."
iç çekişlerin buğusuyla yükselen bir dumandır sevgi
duman dağılınca, tutuşan bir ateş olur aşıkların gözlerinde
keder indi mi bir kez aşıkların gözyaşlarıyla beslenen bir deniz oluverir.