arılar ve arısızlar ile bir yolun çiçeklerini suluyorum ayrıca uzun bir aradan sonra tekrar kitapların içine dalıp yüzeye çıkmamaya çalışıyorum, burada her şey benim ve her şey benimledir!
Buna inanarak, romanın anne babaların olduğuna inanarak büyüdük. Onlara lanet okuyarak ama aynı zamanda o alacakaranlığa sığınıp teselli bularak. Büyükler öldürürken ya da ölürken biz bir köşede resim yapıyorduk. Ülke paramparça olurken biz konuşmayı, yürümeyi, peçeteleri katlayarak kayık ve uçak yapmayı öğreniyorduk. Roman örülürken biz yok olmak için saklambaç oynuyorduk.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
O yatakları kim yaptı? Ya o giysileri? Ya o yemekleri? Sen değil. Sen hiç kendi alın terinle bir şey yapmadın. Babanın kazandığı bir gelirle yaşadın. Sen sümsük kuşlarının üstüne çullanıp yakaladıkları balıkları aşıran bir deniz kuşu gibisin. Adına hükümet dedikleri şeyi kuran, bütün diğer insanların efendisi olan ve başkalarının kazandığı ekmeği yiyen ve bunu tek başlarına yemekten hoşlanan o insan topluluğundan birisin. Sen sıcak tutan giysileri giyersin. Giysileri onlar yapar, ama kendileri paçavralar içinde titreşirler ve senden, paranı idare eden avukattan ya da danışmandan iş isterler.
Çünkü yaşayanlar öleceğini biliyor, Ama ölüler hiçbir sey bilmiyor. Onlar için artık ödül yoktur, Anıları bile unutulmuştur. Sevgileri, nefretleri kıskançlıkları çoktan bitmiştir. Güneşin altında yapılanlardan bir daha payları olmayacaktır.