Ah Maral Atmaca ah. Kitapları 2015 yapımı kore dizileri gibi resmen. Hani izlerken defalarca kez karakterlerin yerine utanırsınız ama durdurup, sakinleşip 30 saniye sonra izlemeye devam edersiniz. Maral'ın kitapları da öyle benim için. Fakat bu serisi sanırsam en haz etmediğim serisi. Yani konusu iyi hoş aslında. Lakin iki başrol karakterin de gözümde vasat olmasından kaynaklı seriyi sevemedim.
Başrol kız. Ahhhhhhhhhhh... Yani, vasatın üstü başrol kadın karakterler sıralamamda ilk 5'tedir kendisi. Kalp hastası. Baya ağır kalp hastası. Fakat yazarımız bunu yeterli görmemiş. Biraz daha ıkınalım hadi demiş, ha gayret biraz dahaaa demiş. Tahmin edilebileceği gibi karakterin geçmişi pek sıkıntılı. Bu kadarı yetmez denilerek her türlü hastalık bu kızımızın bünyesinde toplanmış. Hastalık hastası. Her gün 3 öğün bayılmazsa bir yerlerinden eksiliyor. Bir de bayıl istersen Feriha diyince bayılıyor misal. O model hastalık hastası. Çok korkak. Hastalıklarıyla yıllarca insanlardan izole yaşamak ona böyle bir şey katmış. Ama fazla korkak. Hani artık aptallık, salaklık derecesinde korkaklığı. Peki ya başka özelliği var mı? Ha bir de biricik, sert, nemrut başrol erkeğimizin karşısında aşırı korkması ama yine de nutku tutulması dışında bir özelliği yok. Şakasız bunlar dışında bomboşş bir karakter. Ha bunlar da doluluk sayılıyorsa yanii hani.
Başrol adam. Kendisi bir katil. Profesyonel katil(he he ben de mit ajanıyım, yersen). Kiralık katil diyebiliriz. Sözde kötü insanların korkulu rüyası, celladı falan ama kitabın başında bizim kıza ölüm emri verilince kim olduğunu sorgulamadan onu öldürmeye gidiyor. Gittiğinde de bizim kızın aşırı saf salak masum bir şey olduğunu anlayınca kıyamıyor tabi, lütfediyor da yaşatıyor bizim kızı. Garibim bizim kız da fazla saf. Adam da kaçırır mı