Bundan şunu anlıyorum: eylemler farklı ilkeler tarafından esinlendirilmiştir ve onaylamadığım sonuçlara varabilirler. Bu Kötülük bütün düşüncelerin iletişimini zorlaştırır, çünkü ötekinin kendi düşüncelerini oluşturmak için ne ölçüde benimle aynı ilkelerden yola çıktığını bilemem. Bu ilkeler, belli ölçüde elbette aydınlatılmış, tartışılmış, yerleştirilmiş olabilirler; ancak önüme gelenle aklıma gelen konuda tartışabileceğim doğru değildir. Bunu sizinle yapabilirim, ama bunu komşumla ya da sokaktan geçen biriyle yapamam: en uç noktada, benimle sonuna kadar tartışmaktansa dövüşmeyi yeğleyecektir.
Demek ki, aslında, çekinmekten, bilmemekten, korkudan doğan, her saniye benim öteki ile güvensizlik içinde olmama, ya da pek az güven içinde olmama yol açan bir bana-gelince var. Esasen kişisel olarak, rastlaştığım insanlara bütün noktalarda kendimi ifade etmem, ancak olabildiğince şeffaf olmaya çalışırım, çünkü benim görüşüme göre bizim kendimizde taşıdığımız bütün o karanlık bölgeyi, aynı zamanda hem bizim için karanlık hem başkaları için karanlık olan bölgeyi, ancak başkaları için açık olmayı denersek kendimiz için de aydınlatabiliriz.