Dış disiplinden iç disipline geçilecek olan yolda yapılması gerekenler aslında oldukça açıktır. Kendi çalışma programının, dersle ilgili her şeyin takip ve kontrol sorumluluğunu çocuğa bırakmamız gerekir. Ona, ders çalışması gerektiğini hatırlatmamak, onunla birlikte masaya oturmamak, onun yerine program yapıp sınavlarını, ödev ve projelerini yerine takip etmemek yapılması gerekenlere örnektir. Bu yolla çocuk, kendi ödev ve etkinliklerinin olumlu ve olumsuz sonuçlarını görebilecek, kendini yönetme becerisini kazanacaktır.
Çocukken anlayamadıkları şeyleri anlayabilmek, hatta yeni ve son derece çarpıcı olduğuna inandıkları fikirler geliştirebilmek onları çok mutlu eder. Bu nedenle, birçok ergen din, siyaset, felsefe gibi konulara aşırı ilgi duyabilir.
Bu fikir tartışmaları onlara hem tartışabilmenin zevkini yaşatır hem de anne-babaya karşı yapılan bir eylem olarak da haz verir. Böyle durumlarda aşırı tepkiler göstermek, onlara bu konuda çok hassas olduğumuz mesajını verir. Eğer ergene böyle bir mesaj verirsek bu konuda aykırılıklarını iyice körüklemiş oluruz. Bunun yerine onunla tam da istediği gibi fikir tartışmalarında bulunmak, ama bunu yaparken sakin ve soğukkanlı olmak önemlidir.
Çocukluk döneminden itibaren bir çocuğa öğretilmesi gereken en önemli şeylerden biri ders başarısının ya da başarısızlığının kendisine ait olduğu gerçeğidir. İlkokul yıllarından itibaren onun yapamadığı ödevler için kaygılanıp, öğretmenini arayıp hoşgörü göstermesini istediğimizde, onun yerine onun dersleri için mutlu olduğumuzda ya da üzüldüğümüzde ve onun adına çözümler ürettiğimizde aslında çocuğumuza iyilik değil, kötülük yapmış oluruz. Ödevini yaptığında öğretmeninden duyacağı aferin sözcüğü bizzat onu mutlu etmeli, ödevini yapamadığında duyacağı tenkit de yine kendisini üzmeli. Biz onun yerine mutlu olduğumuzda ya da üzüldüğümüzde çocuğumuzun bu duyguları hissetme-sini engellemiş oluruz. Çoğunlukla da sonra, bu çocuk niye bunları hissetmiyor diye oturup düşünürüz. Oysaki cevap kendi anne-baba tutumlarımızda saklıdır.
Bir ergenin tüm öfke patlamalarını hoş görmek, ona öfkesini kontrol etmek zorunda olmadığı mesajını verir. Öfkesini kontrol etmek için çaba harcama gereği duymaz.
O yüzden bilgisayarı tamamen yasaklamak gibi kısa vadeli çözümler yerine ergenin bilgisayar oyunları ile kazandığı değerlilik hissini başka şeylerle de kazanabilmesini sağlamak gerekir.