Başkalık arayan başkalığın para ve değer edeceği zannındaydı, öyle olmadığı anlaşılınca daha otuzuna gelmeden mezardaki dedesinin kemiğinin üstüne kendi etini sarıyor onun üzerinden devam ediyordu.
[...]
İnsan düğmesini, elbisesinin teğelini, saçının boyasını başkalık addediyordu.