Masal Şehrinin Sır Yağmurları
9/10
·152 syf.··
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 17:38
Merhaba arkadaşlar bugün sizlere güzel mitolojik bir romanla geldim. İstanbul aşığı kişilerin severek okuyacağı bir eser. İstanbul'un tarihinden ve güzelliklerinden bahsetmeden geçmemiş yazarımız. Size kısaca yazarımızdan bahsedeyim biraz sonra kitabın konusuna geçelim. Asıl mesleği Noterlikten başkatip olarak emekli olan yazarımız, biyoenerji ve Quantum nefes, modern şifa, Matrix gibi birçok alanlarda çalışmaları olmuştur. Polisiye ve metafiziğe ilgi alanı olan yazarımız bu konuda bilgilerini kitaba da yansıtmış. Gelelim konumuza... Selman başkomiser ve ekibi hiç durmadan olaylar çözüyorken polisliğin getirdiği zorlu mücadelelerden geçtiklerinden bahsediliyor. Selman başkomiser'in eski (rahmetli) nişanlısı Belkıs bilinmeyen sebeplerden ötürü denize kendisini atarak intihar etmiş. Şu anda dost, arkadaş ve belki daha yakın gördüğü Asya'sı ile görüşürken Asya'nın ona aşık bir eczacı hayalperest bir kadın olduğunu biliyor. Selman ise onun bu duygularını biliyor ve ondan geçmişini unutmak acılarını sonlandırmak için zaman istiyor. Selman ve ekibine gelen yeni bir olay ve çözülmesi gereken yeni bir keşif vardır. Deniz ve Derin iki kardeş küçük yaşta zorba, vahşi ve psikopat bir babanın kurbanı olan bu iki kızın annesi bu adam tarafından öldürülüyor. Deniz başından vuruluyor ve komada kaldıktan sonra gözlerini kaybediyor. Derin ise ayağından vurularak aksak kalıyor ve yağmur yağdığı günlerde acı çekiyor. Babaları kendisini de vurup intihar ediyor. Deniz ve Derin yetimhanede kaldıkları dönemde Deniz'e yetimhanenin müdürü Burhan Orak tecavüz ederken Cevdet denen çalışanda kızı ona getirerek yardım ediyor. Bu konu o dönemde kapanıp gidiyor ama Derin unutamıyor. Deniz her türlü kardeşine bakmaya çalışsa da Derin'in ruhsal çöküntüsü bitmiyor bir türlü ve kendini denize atarak
Roman
Masal Şehrinin Sır YağmurlarıNilgün Atalay · Kadran Yayınevi · 201913 okunma
Sevgi mi, korku mu? Tercih senin
7/10
·304 syf.··
2026 4. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2026 00:44
Kendimi bildim bileli popüler kültür veya çok satan ne varsa ilgimi çekmekten daha ziyade beni itmiştir. Ama bu defa hiç sorgulamadan bu çok satan romana şans verdim kitapçıya girdim direkt kitabı alıp ödemesini yapıp çıktım ve bence bu hayatta hiç bir şey tesadüf değildir. Metropol, sadece işine aşık ve materyalist Mael karakterimiz , kanser olan en yakın arkadaşı Romanı kurtarmak için istemeyerek nepale bir el yazısını almaya gider ama onun için çok derin manevi bir yolculuk başlamıştır. Evet kitap roman kategorisine ait klasik edebi derinliği yok ve çok fazla klişe olan pozitif düşüncenin faydalarından bahs eder ama bunu bize bilimle açıklar. Beynimiz, bizi oluşturan atomlar, titreşim, frekans, quantum fiziği desteğiyle aslında biz varlıklar o ince iple birbirimize ne kadar bağlı olduğumuzu fark ederiz. Şahsen kitap beni sarstı ve kişisel hayatımda uyguladığım tüyolar verdi. İki kapı vardır , biri korku diğeri ise sevgidir, keşke hepimiz bu karmaşa içinde aslında mutlu olmanın bizim seçimimiz olduğunu unutmayıp zavallı egomuzu korumak için korkuya kapılıp illüzyonlarımızla cebelleşmeyip el ele versek. O zaman zihnin ve beyinin ne kadar güçlü olduğunu anlar bu kadar direnmeyip hayatımızı biraz yaşarız belki. Eğer Bir insanla karşılaşırsan mutlaka ona gülümse çünkü o insanda sensin, yargılamadan zihnine gelen otomatik düşüncelere fırsat vermden içindeki karanlıkla yüzleş ve kurban rölünden çık. Herkesin kafasındaki seslerin ve gerçek hayatta var olmayan senaryoların dinmesi dileğiyle.
Duygu ve Düşünce
Bugün Kalan Hayatımın İlk GünüMaud Ankaoua · Yan Pasaj Yayınları · 20238,1bin okunma
Reklam
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2019 58. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2019 15:53
Dijital Kale, Dan Brown’ın 1998’de yayımlanan ilk romanı olarak, yazarın henüz Da Vinci Şifresi seviyesindeki global fenomen statüsüne ulaşmadığı bir dönemde doğmuş bir eser. Ama tam da bu erken dönem havası, kitaba hem naif bir heyecan hem de derin bir öngörü katıyor. Kitap, temelde şu sorunun etrafında dönüyor: Eğer bir gün devlet, tüm şifreleri kırabilecek mutlak güce sahip olursa, bu güç kimin elinde olmalı? Ve o güç, gerçekten mutlak mıdır? NSA’nın TRANSLTR adlı süper bilgisayarı, o dönemde (1990’lar sonu) hayal edilebilecek en güçlü şifre kırma makinesi olarak tasvir ediliyor. Sonsuz anahtar denemesiyle bile kırılamayacak bir algoritmanın Ensei Tankado’nun yarattığı Dijital Kale'nin ortaya çıkması, bu tanrısal makineyi ilk kez aciz bırakıyor. İşte buradan itibaren hikâye, sadece bir şifre kırma macerasından çıkıp şu felsefi ve politik sorgulamalara evriliyor: Gizlilik hakkı ile ulusal güvenlik arasında nerede durulmalı? Bir devletin her şeyi görebilme arzusu, özgürlüğün sonunu mu getirir? Ve en çarpıcı soru: Gözetleyen gözetlendiğinde ne olur? Brown burada kriptolojiyi romantize ediyor; şifreler sadece teknik bir araç değil, aynı zamanda bireysel egemenliğin, aşkın, ihanetın ve intikamın metaforu haline geliyor. Susan Fletcher’ın zekâsı ve kırılganlığı, Strathmore’un karanlık pragmatizmi, David Becker’ın beklenmedik kahramanlığı ve Tankado’nun trajik idealizmi, hikâyeyi sadece teknolojik gerilim olmaktan çıkarıp insani bir trajediye dönüştürüyor. En güçlü yanı şüphesiz şu: 1998’de yazılmış olmasına rağmen bugün hâlâ taze hissettiriyor. Snowden skandalları, PRISM, end-to-end şifreleme savaşları, quantum computing tehdidi derken… Dijital Kale’nin ana sorunsalı neredeyse kehanet seviyesinde. Brown’ın Gözümüz üstünüzde mesajını kitabın sonuna şifreli bırakması
1000Kitap
Dijital KaleDan Brown · Altın Kitaplar · 201022,7bin okunma
"Heaven is only people you met"
7/10
·114 syf.··
2025 77. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2025 09:34
"Sum," is a collection of stories about the afterlife and the possibilities are endless. The author, David Eagleman, uses the far reaches of his imagination to create forty unique takes on afterlife. Death and what follows is, to many, a mysterious subject and the author capitalizes on that mystique. Eagleman presents his many scenarios of what might be or what could be in the afterlife. The author takes the image of the creator to the extremes. In one narrative, "The Microbe," he describes god as the size of a microbe, so small that he does not know that we exist. In another tale, the reader is told that god is a Giantess who is so large that it is virtually impossible to communicate with her. Many of the stories focus on the consciousness of those entering the afterlife. For example, in "Graveyard of the Gods," afterlife is for man and for everything created or made by man. Therefore, anything that man invented has an afterlife. Everything from toasters to grand pianos have a place in the afterlife. But afterlife is also for the literary and mythic creations of man. All the gods that man ever created in stories have a place in the afterlife. In another story, those arriving in the afterlife are met with the daunting challenge of meeting versions of themselves - what they could have been - in comparison of their own filtered views of themselves. In several stories god, or the creator, is seen as anything but all powerful. In "Reins," god is perplexed when a committee, urged on by angels, finds him incompetent of deciding who should go to heaven and who should go to hell. In "Narcissus," the creators are called Cartographers. These creatures are smaller than man and equip man's eyes with high-resolution cameras. During their time on earth, humans are to take photos
1000Kitap
SumDavid Eagleman · Canongate · 20091 okunma
Puan vermedi·124 syf.··
2025 934. kitabı
Tomorrow's Love is not an eventful or adventurous book that an artificial intelligence in love with whom she is her personal assistant keeps for the last 24 hours, but about the feelings of an empathetic and emotional artificial intelligence. It's already short. Personal assistant and his presence almost never Helping his owner without feeling it, protecting him is really the technology of my dreams, of course, this situation has become a little obsessed in the book... Frankly, I didn't find the love fiction very impressive or convincing, but the idea of getting into the mind of artificial intelligence is too much. I like it. Punctuation marks because artificial intelligence is explained from the eyes of Written without use, the whole book resembles chapters of the Quantum Walk in 2312, but its language is much more understandable because artificial intelligence in this story has only one task. Speaking of the language, it is impossible not to mention the name of its translator Nilda Taşköprü, she has come up with a very successful translation. In short, Tomorrow's Love was a cute book that was read in a snap for me, that made me think a little, and a little dreaming.
Alıntı
Yarının AşkıEric Sadin · Sel Yayıncılık · 201646 okunma
“OLASILIKSIZ”
8/10
·494 syf.··
Beğendi
·
2025 39. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2025 07:24
Adam Fawer’ın okuduğum ilk kitabı. Fenomen bir roman, şu an diziye uyarlanmakla gündemde. Biyoloji, kimya, fizik, felsefe ve matematik adına olağanüstü bir anlatımla Quantum Fiziğini ele alıyor. Gerçek üstü sezileri ve inanılmaz düşünceleri kafanıza sokup, acaba gerçekten öyle mi dedirtiyor. Okumaya başladığınızda 100-150 sayfa sonrası daha sürükleyici ilerliyor. Kitaptaki kahraman, olasılıkları kıvrak zekasıyla kavrayabilen tam bir istatikçi, epilepsi hastası David Caine. Bir kumar müptelası ve kaybettiği için kumarhane sahibine borcu vardır. Olayların buradan sonrası ilgimi çekmeye başladı. David bu borcu ödeyebilmek için çeşitli yollar arar. Kendisini araştıran bilim insanları (Trivesky ve Forsythe) onu Laplace’ın Şeytanı olarak görürler. Aslında ne ararsan içinde barındıran bir kitap. Bilim kurgudan tutun, aksiyon dolu polisiyeye kadar, hatta yer yer tarihi bilgilere de rastlarsınız. İçinde bir insanın bilmesi gereken onlarca, yüzlerce bilgi var. Okumanızı tavsiye ederim. Bana öğrettiği; ‘Olanaksızı elediğinizde geriye kalan şey, ne denli olasılık dışı olursa olsun, gerçeğin kendisidir.’
İnsan ve Duygular
OlasılıksızAdam Fawer · April Yayıncılık · 202398,4bin okunma
Reklam
Reklam