Kendinde seyyah!
Evrende okur!
Kozmik denizde dalgıç!
“Edindiğin bilgiler, giysilerine benzememeli; sen yıkanırken akıp gitmemeli.” el-Biruni
Mühim olan sadece bilmek değil, aynı zamanda yapmaktır.
Elbette heybetli dizeler yazmayı bir günde öğrenecek değildi. Kendi başına bile ciddi birer sorun olan kafiye, ölçü ve yapı meselesinin üzerinde ve ötesinde, bütün büyük şiirlerde bulunan ele avuca sığmayan o uçucu şeyi bir türlü yakalayıp şiirine hapsedemedi. Varlığını sezdiği ve peşinden koştuğu, ama tutamadığı şey, şiirin zapt edilmez ruhuydu. Sıcacık bir parlaklıktı ona göre, ğeşinden koşturan ama hep erişebileceği noktanın ötesinde kalan ılık bir buğuydu...
... aklı da nadasa bırakılmış toprak gibiydi. Kitaplardaki soyut düşünceler açısından bütün hayatı boyunca süren bir nadastı bu, ama artık ekim yapmanın vakti gelmişti. Daha önce hiç çalışmadığı için yorulmak nedir bilmeyen zihni, şimdi kitaplardaki en küçük bilgi kırıntısını bile sünger gibi emiyordu.
Sayfa 65 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu