9/10
·336 syf.··
2026 17. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 15:19
Winslow Covington, Quincy Montana’nın yeni polis şefi olarak işe başladığı ilk gece kasabanın kurucu ailesinin büyük oğlu Griffin Eden ile tanışıyor. İkisi de bir diğerini bölgeye gelmiş ve bir daha görmeyecekleri bir turist sanıyor. Ama kasabada yolları tekrar kesişiyor ve üstüne Eden arazisinde bir ceset bulunuyor. Herkes bunun bir intihar olduğuna emin olsa da dosyada Winslow'un içini huzursuz eden bir şeyler var. Hikayemiz de Winslow'un bu davayı araştırırken bir yandan da Griffin ile ilişkisini konu alıyor. Kitabın ilk sayfalarında çiftimiz çok hızlı birlikte olunca bir an endişelenmiştim ancak kitabın hızı, yazım tarzı, karakter işlemesi gayet iyiydi. Gizem kısmını da çok beğendim. Hatta keşke polisiye kısmı daha ağırlıkta olsaydı. Kitabın ortalarında dava hep köşede, sadece Winslow'un aklında yer edinen bir sorun olarak kalmıştı. Ben daha çok araştırma, ipucu takibi görmek isterdim. Katilin kimliği detayıyla birlikte yazarın polisiye tonunu arttırabilecek potansiyeli olduğunu düşünüyorum.
İndigo DağıDevney Perry · Ren Kitap · 20231,328 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 18. kitabı
Valla bu seriye bayılıyorum. Kıtlık zamanında imdada yetişip şipşak okunuyor. Memphis, yüzüne kapanan kapıların ardından sekiz haftalık oğlunu da alıp Quincy kasabasına gelir. Hayatını sil baştan yazmak zorundadır—hem de kucağında küçücük bir bebekle. İşvereni Eloise tarafından bir çatı katına yerleştirilir ve bilmediği şey ise ev sahibi Knox’un kalbini kapattığı kapıları aralayacağıdır. Kitapta hem Knox hem Memphis benim için tam bir “green flag” karakterdi ama Knox’a gönlüm bir tık daha kaymış olabilir. O nasıl bir centilmenlik yahu? İlaç gibi geldi. Seriyi yoğun fantastik okumalardan sonra okuyorum. Çıtır çerezlik, akıp gidiyor. Ama bu, basit olduğu anlamına gelmiyor. Yazarın dili öyle akıcı ki insanın içi o kasabaya gidip Knox’un elinden bir peynirli makarna yemek isteğiyle doluyor. Gerilim dozu ve smut sahneleri benim için tam ayarındaydı. Ne zorlama bir gerilim vardı ne de uzayıp bayıcı hale gelen cinsel sahneler—hepsi dengeliydi. Serinin diğer kitaplarını da en kısa zamanda tamamlayacağım. Sıcak kasaba hikayelerini sevenlere tavsiyedir. Addio…
Juniper TepesiDevney Perry · Ren Kitap · 20231,325 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir gerilim/korku filmi tadında.
8/10
·400 syf.··
2026 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 11:57
Evvvett... Hayatta kalan kız konsepti insanı çekiyor ama sayfaları çevirdikçe "hadi artık bir şeyler olsun" diye bekletiyor. Genel olarak beğendim Twist şok etmedi ama şaşırdım evet :) Quincy Carpenter arkadaşlarıyla tatile gider ve bir katliamdan sağ çıkar. Benzer şekilde sağ kalan Samantha Boyd ve Lisa ile bağlantılı şekilde ilerliyor hikaye. Spoiler... Lisa öldürülür ve Samantha, Quincy'nin evine gelir. Aslında O Samantha değil, Tina karakterimizdiiir. Tina ise bu katliamdan sorumlu tutulan Çam Ev katili Joe'nun akıl hastanesinden arkadaşıdır. Gerçeği öğrenmek için gelir. Quincy'nin katliamdan kaçarken onu bulan polisimiz Coop ise asıl katilimizdir :). Jeff ah ah zavallı Jeff Quincy seni haketmiyordu zaten.
Kurtulan KızlarRiley Sager · Yabancı Yayınları · 2018616 okunma
6/10
·424 syf.·
2026 47. kitabı
Diğer kardeşlere göre biraz tutuk ve biraz daha çocuk gibiydi ama Q ile uyumları günün sonunda tatlıydı. Aile ilişkileri, abilerle görüşme güzeldi. Harlow sen cidden nerenin delisisin abicim? Quincy için ara ara gerçekten üzüldüm. Annesiyle arasındaki ilişki özellikle. Annesini dövesim geldi ama neyse ki Blake evini yaktı da içim rahatladı.
Edebiyat
End It AllBrea Alepoú · Independently Published · 20257 okunma
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 00:13
Cadıkorusu Düğümü Olivia Atwater Gotik atmosferi, Viktoryen dönem estetiği ve masalsı karanlığıyla okuru daha ilk sayfadan içine çeken bir roman. Herkesin korktuğu, lanetli olduğu söylenen, perilerle anılan Cadıkorusu Malikânesi… Dışarıdan bakıldığında ihtişamlı, içeride ise her duvarın ardında fısıltılar, gölgeler ve bastırılmış sırlar saklayan bir mekân. Atwater, bu malikaneyi yalnızca bir “mekân” olarak değil, yaşayan ve nefes alan bir karakter gibi kurguluyor. Hikâyenin merkezinde Winifred Hall (Winnie) var. Dışarıdan bakıldığında soğukkanlı, mesafeli ve yer yer kibirli görünen bu kadın, aslında bir mürebbiye değil; bir büyücü koruyucu. Görevi, Cadıkorusu’nun tehlikeleri arasında genç efendi Robert’ı korumak. Winnie’nin en sevdiğim yanı, klasik “kurtarılmayı bekleyen kadın” kalıbının tamamen dışında olması. Zekâsı, iradesi ve kararlılığıyla olayların merkezinde duran, korksa bile geri adım atmayan bir karakter. Soğukluğunun ardındaki nedenleri öğrenmek ise onu daha da gerçek ve derin kılıyor. Robert karakteri, başta şımarık ve zorlayıcı gibi görünse de hikâye ilerledikçe periler dünyasına açılan kapılardan biri hâline geliyor. Onun üzerinden hem peri mitolojisini hem de Cadıkorusu’nun lanetli yapısını öğreniyoruz. Perilerin ürkütücü, oyunbaz ve acımasız doğası oldukça başarılı işlenmiş. Bu kitapta periler “tatlı masal varlıkları” değil; tehlikeli, sözlerine dikkat edilmesi gereken, kadim ve karanlık güçler. Ve tabii ki Bay Quincy… Malikânenin uşağı olduğunu iddia eden ama kimsenin varlığından emin olamadığı bu gizemli karakter, hikâyenin en çarpıcı unsurlarından biri. Ne tam iyi ne de tam kötü. Onun doğası, geçmişi ve malikâneyle olan bağı yavaş yavaş çözülürken, okur da Winnie’yle birlikte sürekli bir güvensizlik hâli yaşıyor. Bay Quincy, trajik bir antikahraman
Cadıkorusu DüğümüOlivia Atwater · Yabancı Yayınları · 202526 okunma
6/10
·368 syf.··
2025 55. kitabı
Serimizin son kitabını an itibariyle bitirmiş bulunmaktayım ve bir kasaba romantizminin daha sonuna geldik böylece... sevgili Eden ailesi sizi özleyeceğim♡ Sizlere konusundan bahsetmeyeceğim. Zaten bu kitabı seriden bağımsız okuyorsanız karakterlere ve olaylara çok da hakim olabileceğinizi düşünmüyorum. O yüzden bir an önce seriye başlamanızı öneririm :) Crimson Nehri'nden tanıdığımız ve Edenların hayatlarına giren Vera ile Eden kardeşlerin en küçüğü olan Mateo'nun ilişkisini okuyoruz bu kitapta. Okuduk okumasına da olmayan-oldurulamayan bazı şeyler vardı. Matty beşinci kitapta tam da bir aile toplantısında ortaya bir bomba bırakıp Quincy'den, daha önce pilotluk yapmaya gittiği Alaska'ya dönmüştü. Quincy'e geri döndüğünde ise hayatı tamamiyle değişmiş, sorumlulukları artmış bir şekilde dönmüştü. Vera kızımız da travmalarla yüklü hayatı yetmezmiş gibi Mateo'yu görür görmez ona platonik olarak bağlanmış ve uzun bir süre bunu saklı tutmuştu. Ta ki yine bir aile toplantısında (Edenların meşhur aile toplanmaları:d) sarhoş olup Mateo'muza açılıncaya kadar. Aslında konusu da bu şekilde:D Zaten bu kitabın yazım şekli de serinin beş kitabından daha farklıydı. Kitabın yarısına kadar olayları sadece Vera'nın ağzından okuyorsunuz. İkinci kısımdan itibaren Vera ve Mateo şeklinde gidiyor. Ben okurken sıkıldım açıkçası. Benim için hayal kırıklığı oldu. Sadece istediğim romantizmi bulamadım. Dram yönünden de bana geçmedi. Bazı şeyler çok yüzeysel kalmış. Kitabın yarısından sonra karakterler arasında çoktan beklenen romantizm de çok hızlı ilerledi. Yazar romantizmi bir tık öncesinde başlatıp okuyucuyu da ona göre hazırlasa süper olurdu ama cık olmamış. Dediğim gibi bana ne romantizm ne de dram ne de karakter arasındaki bağ geçti. Eden serisinde duygusallığı ve romantizmi buram buram
Sable ZirvesiDevney Perry · Ren Kitap · 2025417 okunma