Yüzük Kardeşliği I Bölüm 1
Puan vermedi··
Beğendi
Serap’ın Tolkien Günlüğü | Tolkien Yolculuğu #1 Bazı hikâyeler bir yolculukla başlamaz. Önce bir veda gerekir. Bu bölümde Shire’ın huzurlu dünyasında yaklaşan değişimin ilk izlerini gördüm. Bilbo’nun vedası bana bir sonu değil, yeni bir başlangıcın sessiz adımlarını hatırlattı. Bölüm Kelimesi: Veda Peki sizce en zor olan nedir? Bir yolculuğa başlamak mı, yoksa geride bırakmanız gereken şeylerle vedalaşmak mı?
1000Kitap
Yüzüklerin Efendisi (Tek Cilt)J. R. R. Tolkien · Metis Yayınları · 20166,3bin okunma
"Hiçbir zaman sadece güzel­liğe bakmamalısınız!"
10/10
·664 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 21:16
İnceleme spoilersız bu aradaa. Merhabalarr!! Uzun zamandır inceleme yapmıyordum ve düşündüm ki neden en sevdiğim serinin en sevdiğim kitabına inceleme yapmıyorum?? Kitabın konusu kısaca şöyle: harry hogwarts'taki 4. yılına başlıyor. Ama okulda bu sene farklı bir şeyler yaşanıyor. Hogwarts, yıllardır yapılmayan bir turnuvaya ev sahipliği yapıyor ve harry de istememesine rağmen kendini turnuvanın içinde buluyor tabii bazı gizemli olaylar, görevler, dersler derken kitap böyle devam ediyor. Bana göre serinin dönüm noktası, evrenin derinleştiği ve harry potter'ın artık çocuklar için olmadığını iliklerimize kadar hissettiren bir kitaptı. İlk okuduğunuz andan itibaren karanlık bir atmosfere sahip olacağının sinyallerini veriyor ve diğer kitaplardan farklı olduğunu hemen anlıyorsunuz. Sonunda yaşanan olay da cabası. Artık karakterlerimiz bildiğimiz o masum, küçük karakterler değil. Tramvaları olan, olacak karakterler. İlk üç kitaptaki o cıvıl cıvıllık gitmiş yerini korku, gerginlik almıştı. felsefe taşı ile ateş kadehinin hem yazım hem de atmosfer olarak bu kadar farklı ve başarılı bir şekilde yazılması tamamen rowling'in kaleminin de çok iyi yönde değişmesi. (Senden nefret ediyorum bu arada). Karakterlerimiz de kitabın sonunda zaten artık eskisi gibi olamayacaklarının, bir şeylerin artık çok değişeceğinin farkındalar ve bu da serinin gidişatının bambaşka bir yere gideceğinin kanıtı bence. Yeni karakterlerimizden de biraz bahsedeyim. Bence bu kitabın en büyük artısı yan karakterlerin de olaya çok dahil olması ve öylesine 'karakter çokluğu' olsun diye de yazılmamaları. Ludo, winky, moody, barth crouch hepsinin çok iyi arka plan hikayeleri vardı. Kitabı 1,5 yıl önce okuduğumdan dolayı barty'nin hikayesi tamamen aklımdan silinmiş bu yüzden o kısımları soluksuz okudum. Gerçi
1000Kitap
Harry Potter ve Ateş KadehiJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 202336,3bin okunma
Reklam
Çay Edebiyatı Final Boss
Puan vermedi
Bir efsaneye göre çay edebiyatının görüldüğü ilk metin, bir hobbitin çukur evinde bulunmuş. Çayın kaynarken çıkardığı fokurdama seslerinde romantik bir anlam arayışına çıkılması ve çaya kavuşmanın dağlardan ve elf diyarlarından geçme serüvenlerine değecek bir uğraş haline gelmesi de ilk olarak bir hobbit çukurunda filizlenen düşüncelermiş. Sonra bu hikayeye Took soyu ufak dokunuşlar yapmış ve hikaye; yaşlı bir büyücü tarafından çayından mahrum bırakılmak suretiyle yolculuğa çıkarılan bir hobbitin çayın evrensel sıcaklığını uzak yollara ve farklı ırkların taştan şatolarına taşımasına, hatta ve hatta daha çok çay içebilmek için bir ejderhanın koruduğu hazineye göz dikmesine dek evrilmiş, Tolkien'ın kalemine konu olmuş. Çayın bu dünyayı dolaşan hikayesine eşlik etmesi için mağaralarda yaşayan, işi gücü şarkı söylemek olan ve fantastik soyunu ilelebet besleyecek olan ırklar yaratılmış. Neyse ne, Hobbit böyle doğmuş olmalı zannedersem. Hobbit'i okurken, kendimi ateşin başında Tolkien'ın hikayeyi anlattığı çocuklarından biriymişim gibi hissettim gerçekten. Hiçbir zamana ait olmayan, çimenlere şarkılar söylenen, maceraların ve savaşların dehşetengiz şeyler olmadığı, yalnızca ateş başı hikayelerini besleyen soylu meşgaleler olduğu bu tarz öyküleri çok seviyorum. Öyle ki okurken dedim ki keşke küçücük bir çocuk olsam ve ejderha ha uyandı, ha uyanacak diye endişelenerek benimle aynı endişeleri paylaşan dinleyici ortağıma sarılabilsem. Yani diyeceğim o ki, Hobbit hikaye anlatıcılığının çok samimi bir örneği gerçekten ve Bilbo, sen ne kadar tatlı bir mahluksun! Sırf daha az yük bindirdiği midillisi onu çayına daha hızlı ulaştırsın diye uğruna ejderha inine girdiği hazineden vazgeçen Bilbo, dünyanın hikayecilik tarihinde olmasaydı çay romantizmi bugünün öykülerinde böylesine
HobbitJ. R. R. Tolkien · İthaki · 202317,2bin okunma
10/10
·490 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
KLASİKLERLE FELSEFE (Felsefi Ünceleme) NIGEL WARBURTON Klasiklerle Felsefe, 1962 doğumlu Britanyalı ünlü felsefeci Nigel Warburton tarafından kaleme alınan ve felsefe tarihinin en önemli yapıtlarını rehber eşliğinde inceleyen popüler bir felsefeye giriş kitabıdır. Eser, akademik jargondan uzak ve son derece anlaşılır bir dille yazılmış. Kitapta, antik çağdan günümüze kadar uzanan süreçte felsefe tarihine yön vermiş tam 32 büyük eseri incelenmiştir. 32 filozof ve 32 eserin tam listesi şöyledir: Platon – Devlet Aristoteles – Nikomakhos'a Etik Boethius – Felsefenin Tesellisi Niccolò Machiavelli – Prens Michel de Montaigne – Denemeler René Descartes – Meditasyonlar Thomas Hobbes – Leviathan Baruch de Spinoza – Etika John Locke – İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Deneme John Locke – Hükümet Üzerine İkinci İnceleme
Klasiklerle FelsefeNigel Warburton · Alfa Yayınları · 2016480 okunma
Puan vermedi·571 syf.··
2026 62. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 15:24
Pek çok kişi Tolkien'e "Fantastik Edebiyatın Babası" gibi sıfatlar yakıştırıyor, fakat bu gibi sıfatları yakıştıran kişilerin türün tarihini tam olarak bilmediğini düşünüyorum. Misal, Eddison'un eserinde yine hayali bir dünya, incelikle oluşturulmuş ve oldukça arkaik bir dil, dünyevi olmayan bir kraliçe, soyluluk ve karanlık güçler arasında gidip gelen, bocalayan, içsel çatışmalar yaşayan bir merkezi karakter mevcut. Anderson'ın, Yüzük Kardeşliği ile aynı yıl çıkan Broken Sword adlı kitabında da uzak diyarlarda yaşayan kibirli elfler, kazılar yapan cüceler, dövülmesi gereken bir kılıç, aydınlık ve karanlık ordular arasında geçen epik bir savaş, bu iki uca sıkışmış bir başka merkezi karakter ve Hristiyan ile Pagan dünya görüşlerinin iç içe olduğu bir anlatı mevcut. Peki bu unsurlar Tolkien'e özgü değilse, onu farklı kılan şey nedir? Dunsany, Eddison ve Anderson da aydınlık ile karanlığın çatıştığı dünyalar sunsa da, bu çatışmaları incelikli, çoğu zaman ironik bir dokunuşla aktarırlar. Ahlakı mutlaklar üzerinden sunmanın tehlikeli olduğunu kabul ederler. Tolkien (ya da C.S. Lewis) ise kötülüğü kötü, iyiliği iyi olarak göstermekte hiçbir sorun görmez. İkisinin kesiştiği tek nokta, Gollum'un hikayesinde de görüldüğü üzere, dürüst bir kişinin baştan çıkarılması durumudur. Ancak Gollum dahi, Eddison'ın Lord Gro'su ya da Anderson'ın Scafloc'u gibi alternatif bir dünya görüşü içinde yaşayan bir karakter değildir. Yalnızca Tolkien'in, tabiri caizse, iki kutuplu ahlakının iniş çıkışları arasında savrulup gider. Kötülüğü dışsal, akıl dışı bir olgu olarak sunmak, "bize karşı duran, bilinmeyen" olarak tanımlamak tehlikeli bir mesajdır. Çünkü okuyucu kendi ahlakını bu oluşturulmuş dünyanın üzerine ekler ve dayatır, ki modern fantastik yazarların çoğu, Tolkien'in örneğini
Edebiyat
The Fellowship of the RingJ. R. R. Tolkien · Harper Collins · 200917,1bin okunma
Sonunda.
6/10
·368 syf.··
2026 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:02
Yüzüklerin Efendisi’ni izlemeyen ve okumayan az sayıdaki insanlardan biriyim ve sonunda bir başlangıç yaptım. Bu kitabın Tolkein’in kendi çocuklarına dünyasına bir giriş şeklinde yazdığını duymuştum, bu yüzden çocuk kitabı şeklinde yazıldığını da duydum. Ve evet, farkediliyordu. Yani gerçekten de çocuk kitabı. Daha önce fantastik edebiyat okudum ve dilin basitliğinden sıkıldım bazı yerlerde. Çocuklar da daha heyecanlı bir kitap isterdi. Yani olaylar oluyor ama beni heyecanlandırmadı. Ve bi anda olayların ortasında Bilbo bayılıyor, uyanınca da bi bakmış her şey olmuş bitmiş, sonra da yazar bize özet çekiyor. Özellikle aksiyonlu kısımların es geçilmesi hoşuma gitmedi, her ne kadar da fantastik romanlarda aksiyonlu kısımlarda panik atak geçiriyor olsam da, o heyecan ve endişenin olmaması hikayeyi basitleştirdi benim için. Çünkü ne olursa olsun, kiminle savaşırlarsa savaşsınlar, biliyordum ki mutlu bir sona varacaklardı ve hedeflerine ulaşacaklardı. Genel olarak LOTR fanlarının üçlemenin çok daha farklı ve sürükleyici olduğunu belirttiler. Teknik olarak Silmarillion’un okunması lazım ama dünyaya olan aşinalığın kazanılıp sonra da Silmarillion’un okunması, daha iyi olurmuş. Ben de öyle yapmaya karar verdim, okudukça da filmleri izlerim artık. Uzun bir reading slump (tezin allah belasını versin) yüzünden üç ay boyunca kitap okumadım ve ne denesem olmadı, ama garip bir şekilde bu kitabı okuyasım geldi, halbuki ilk başları sıkıcıydı. Kötü olduğunu düşünmüyorum kesinlikle, ama daha heyecanlı ve duygulu olmasını beklerdim.
HobbitJ. R. R. Tolkien · İthaki Yayınları · 202317,2bin okunma
Reklam
Reklam