Özgür olmayı istemekle koruma altında olmayı istemek arasındaki çatışma, sinsi bir çatışmadır çünkü gizli bir kazanç içerir. Bu çatışma, olduğumuz yerde kalmamızı mümkün kılar.
Bağımsızlık istediğimiz düşüncesi, yine çok istediğimiz ancak kabul edemediğimiz bağımlılık (rahatlatıcı, ilkel güvenlik ihtiyacı) için bir kılıf işlevi görür.
Bu iki karşıt arzu bizi arafta bırakır. Arafın kendine göre avantajları da vardır. Çok sıcak olmayabilir ama soğuk da değildir. Heyecan verici değildir ama ölmüş olmakla aynı da değildir.
Sayfa 239 - İç Çatışmanın Analiz Edilmesi·Kitabı okudu
Günümüzde geçen, neredeyse herkesin yaşadığı, bağımlı toksit ilişkiyi ve bunun yıkıcı etkilerini anlatan bir kitaptı. Gerçekten yaşanmış bir hikayeye benziyordu. Çok etkilendim. Bazı yerlerde gözlerim doldu. (Aslında ağlamamak için kendimi tuttum da diyebilirim)
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Yazar favorilerim arasına girdi kesinlikle.
Kitap boyunca kızla çok fazla empati kurdum. Erkeğe olan bağımlı tutkusunu anladım ve onun adına üzüldüm.
● Spoiler ●
Kızın Auron'u aşabilmesini ve doğru olan erkeği (Riley'i) seçebilmesini ummuştum. Ama tabi ki yanlış olanı seçti. Keşke Auron'u seçmeseydi. Çünkü gerçekte öyle bir karakter asla değişmezdi. Neyse ki bu bir kitap ve kitaplarda her şey mümkündür.
Karakter gelişimleri, iletişimleri çok yerindeydi. Çok yeterliydi. Olay örgüsü bir kaç gereksiz detay dışında gayet akıcıydı. (Cheyenne'nin hamile kalmaya çalıştığı kısımlar çok gereksizdi. Böyle bir aksiyona ne gerek vardı?)
Ama bence Presley'in yaptığı en büyük hata daha en başında Auron'un olduğu yere dönmesiydi. Tabi o buna mecbur kaldı. Ama birini hayatından ve zihninden çıkarabilmek için o kişiden olabildiğince uzak kalmak gerekiyor. Ve iki sene o kadar da uzun bir zaman dilimi değil. (Çünkü kızın bağımlılığı hafife alınacak türden değil ya hu. Erkeğe yapışmış sülük gibi. Kızın ciddi psikolojik sorunları varmış resmen. O sorunları çözmeden o erkeği asla aşamazdı. En azından psikoloja falan gitseydi keşke)
Kızın, hala çok âşık olmasına rağmen, kendini, erkekten uzak tutmaya çalışmasını ve bunda çok kararlı olmasını takdir ettim. Hala ondan bu kadar çok etkileniyorken bile aldığı karardan vazgeçmemesi çok iyiydi.
Zaten erkeği eroin gibi görüyor, onu çok istiyor ama kendini tekrar ona kaptırırsa zarar göreceğini biliyor. Çok zor bir ikilem gerçekten. Kadının mücadelesi