“Ben sana denize açılma demiyorum. Açılacak olursan tufana bile katlan diyorum.”
- Sadi Şirazi
Her şey gölge. Lakin gölge olduğunu anlayacak ilim mevcut mu bende?
Ruşenî'den sözler:
“Kimsesiz hiç kimse yok herkesin var kimsesi
Kimsesiz kaldım yetiş ey kimsesizler kimsesi.”
Netice itibariyle her insan başlı başına bir âlemdir ve Allah âlemlerin Rabbidir.
Ariflerin yolunda olmadığın için onların durumları sana tuhaf geliyor. Eğer seyr-ü sülûkta onlarla beraber olsaydın haberlere de onlarla ortak olurdun. Eğer onlarla birlikte sıkıntı ve meşakkat çekseydin, onlarla beraber sana da ilahî bağışlarda bulunulurdu. Nefis rıza zamanında iken bağlı deveye benzer. Onu serbest bırakırsan, dilediği yere gider.
Çok etkileyici bir kitap. Okuduktan sonra özellikle kitabın bazı yerlerinde o vahşeti hissediyorsunuz ve etkisinde kalıyorsunuz. Nasıl bu kadar vahşileşebilir insan diye ister istemez düşünüyorsunuz. Bildiğim kadarıyla bir filmi de var bu filmin lakin bana kitabını okumak nasip oldu. Filmde bahsediliyor mu bilmiyorum kitabın sonunda bir alman komutanın Varşova Soykırım’ındaki günlüğü aktarılmış kitaba. Alman olmaktan utanan bir komutanın. Orada günlüğüne soykırım hakkında yazdığı bir yazıyı paylaşmak istiyorum: “Tanrı bütün bunların olmasına izin veriyor, bu güçlere iktidar veriyor, suçsuz insanların öldürülmesine seyirci kalıyor çünkü insanlığa kendisi olmadığı zaman bizlerin birbiriyle didişen, birbirimizi yok etmemiz gerektiğine inanan hayvanlardan farksız olacağımızı göstermek istiyor. Tanrı’nın ‘Birbirinize sevin’ emrine uymayacağız. Pekiyi öyleyse, diyor Tanrı, o zaman ‘Birbirinizden nefret edin’ diyen şeytanın tam aksi yöndeki emrini dinleyin. Nuh Tufanı’nı Kutsal Kitap’tan biliyoruz. İlk insan soyu niçin sonunda böyle bir felaketle karşı karşıya kaldı? Onlar Tanrı’yı terk ettiler ve onların ölmesi gerekiyordu, suçlu suçsuz hepsinin. Bu ceza için birini suçlayacaklarsa kendilerini suçlasınlar. Bugün de böyle.”