“Ben sana denize açılma demiyorum. Açılacak olursan tufana bile katlan diyorum.”
- Sadi Şirazi
Her şey gölge. Lakin gölge olduğunu anlayacak ilim mevcut mu bende?
Kitap farkında olup da koltuk altına süpürdüğümüz şeyleri gözümüze vuruyor bazı yerlerde. Günümüzde İslam’ın emirlerini sadece kadınlar üzerinden konuşuluyor lakin İslam’ın emirleri kadına da erkeğe de farklı ölçülerde indirilmiş emirlerdir. Kitapta bu iyi işleniyor. Allah’ın kadına indirdiği her emrin arkasındaki hikmeti güzel bir şekilde anlatıyor. Kitap, sadece İslam’daki kadının yerini değil, kadının tarihinden başlıyor anlatmaya. Kadın tarihte şu anda Dünya’mızda hakim olan batı kültürünün eski coğrafyalarında ne durumdaydı, İslam’da ne durumdaydı, buradan başlıyor. Kitapta beni etkileyen cümlelerden bazılarını paylaşmak istiyorum: “Ah bir bilsen, sınıfında ya da işyerinde arkadaş kabul ettiğin erkekler kendi aralarında sana dair neler konuşuyorlar.” “Kadına güvenilmediğinden dolayı değil, mücevher gibi önemli olduğundan örtünmesi emredildi. Eğer örtünme güvenmeme üzerine ibtina etseydi, erkeklere de kadın gibi tesettür emredilir ve kadının da bütünüyle erkeğe bakması yasaklanırdı.” Kitapta İslam’ın yayılmasındaki kadınlara da çok değiniliyor, İslam’ın ataerkil bir düzen olmadığını askine Allah’ın farklı ölçülerde ve farklı sorumluluklarda her iki cinsiyetin de omuzlarının üstünde olan bir din olduğu anlatılıyor.
Bu kitabı okuduğumda farkında olmadan kor alevler üzerinde yürüdüğümü fark ettim. Bizim “dedikodu değil, uyarı maksatlı yahu” deyip arkasında saklandığımız o küçük şeylerin bile Allah’ın katında ne büyük sonuçları varmış. Uluorta haya etmeden esprileştiğimiz şeyleri Resulullah nasıl da reddetmiş! Gazali kitabının benim incelememe elbette ki gerek yok lakin bu kitabı okumaktan çekinmeyin, bu kitabı okuyun ki Allah’ın izniyle düştüğümüz gaflet çukurundan çıkalım. Ehl-i Sünnete ve Kur’an’a göre müslüman davranışlarını uygulayalım.