Günümüzde ruha adeta makyaj yapan ilaç tedavilerinin gelişmesi, psikoterapötik sürecin önemini azaltıyor; beyin çağında psikiyatri tedavisi “Ben-Sen” ilişkisinden “Ben-Şey” ilişkisine kayıyor gibi görünüyor. Diğer yandan bilimsel materyalizm zihnin ve ruhun beyin etkinliğinin yan ürünleri olduğunu söylüyor; böylece kişinin kendine ve aleme yabancılaşması veya iç çatışmalarının olması yadsınıyor. Martin Buber’in dile getirdiği gibi, ‘en büyük coşkuların kaynağı olan o büyük sır’, yani kişisel hayatımız değer kaybediyor.