Radagast

Radagast
@radagastt
Durmadan devam ettiğin sürece, ne kadar yavaş gittiğinin bir önemi yoktur.
12 okur puanı
Mart 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·261 syf.·
2021 30. kitabı
José Mujica’nın hayatını anlatan Saraysız Başkan, sıradan bir lider biyografisinden çok daha fazlası: Bu kitap, siyasi kariyerin ötesine geçerek bir insanın öz değerleriyle nasıl yöneticilik yapılabileceğini gösteren bir yaşam rehberi sunuyor. Andres Danza ve Ernesto Tulbovitz’in kaleminden çıkan eser, Mujica’nın dürüstlüğünü, mütevazı yaşamını ve felsefi duruşunu adım adım okura aktarıyor. Mujica’nın bir gerilla olarak başlayan hikâyesi, yıllarca süren hapis hayatıyla şekillenip, Uruguay başkanlığına kadar uzanıyor. Ancak kitabın asıl gücü, onun saraylara sığmayan karakterinde yatıyor. Başkanlık maaşını yoksullara bağışlayan, halkın arasında yaşamaya devam eden, 1987 model Vosvos’u terk etmeyen bir lider… Bu yönüyle, dünya siyasetinin alışılmış normlarına meydan okuyor. Kitap boyunca karşımıza çıkan mesajlar sadece siyasi değil, aynı zamanda insanî: Tüketim çılgınlığına karşı duruş, doğaya ve canlılara saygı, gençlere umut aşılayan bir tavır… Mujica’nın söyledikleri değil, yaşadıkları örnek teşkil ediyor. “Düşündüğün gibi yaşamalısın, yoksa yaşadığın gibi düşünmeye başlarsın” sözünü okuduktan sonra, kitabın tüm sayfalarında bu felsefenin izini sürüyorsunuz. Saraysız Başkan, idealist bir liderin portresi olmakla kalmıyor, okuru kendi yaşamına bakmaya, sadeleşmeye ve değerlerini sorgulamaya davet ediyor. Bugünün gösterişli liderlerinin arasında parlayan bir bilgelik simgesi gibi. Eğer gerçekten farklı bir yol mümkün diyorsanız, bu kitap size sadece bir hikâye değil; bir ilham kaynağı sunacaktır.
Saraysız Başkan Jose MujicaAndres Danza · Tekin Yayınevi · 2015176 okunma
Reklam
Yüreğinin götürdüğü yere gidiyorsan, dönüş yolunu bulmayı beyninden bekleme.
Sayfa 325
"Çoğu insan, sessiz bir çaresizlikle yaşar ve buna boyun eğmeye terbiye edilmiş çaresizlik denir."
Her insanın 'içindeki çocuk' kusursuzdur; çünkü 'içimizdeki çocuk', değişme ve gelişme kapasitesi anlamına gelir. Çocuk, özümüzdeki mükemmeliğin kendisidir.
Puan vermedi·520 syf.·
2021 11. kitabı
Jack London'ın 1909 yılında yayınlanan "Martin Eden" romanı, işçi sınıfından genç bir adamın yazar olmak için verdiği mücadeleyi konu alan bir başyapıttır. Roman, 20. yüzyıl başlarında Kaliforniya'nın Oakland şehrinde geçmektedir. Romanın baş karakteri Martin Eden, işçi sınıfından, fakir bir ailenin çocuğudur. Ancak o, okumayı ve yazmayı seven, zeki ve hırslı bir gençtir. Martin, işçi sınıfının yaşam şartlarından kurtulmak ve sevdiği kadın Ruth Morse'a layık olmak için yazar olmaya karar verir. Martin, yazar olmak için çok çalışır. Gece gündüz demeden yazarlık üzerine kitap okur, makaleler yazar ve şiirler kaleme alır. Ancak, yazarlık yolculuğu hiç de kolay değildir. Martin'in ilk eserleri eleştirmenler tarafından beğenilmemekte ve yayınevleri tarafından kabul edilmemektedir. Martin, hayal kırıklığına uğrar ve pes etmek üzeredir. Ancak, Martin pes etmez. Çalışmaya ve yazmaya devam eder. Sonunda, Martin'in çabaları meyve verir. Yazdığı bir roman, büyük bir yayınevi tarafından kabul edilir ve yayınlanır. Roman, büyük bir başarı yakalar ve Martin, kısa sürede tanınan bir yazar olur. Martin'in başarısı, Ruth Morse'un da dikkatini çeker. Ruth, Martin'in zeki ve başarılı bir yazar olduğunu fark eder ve ona aşık olur. Martin ve Ruth evlenir ve mutlu bir hayat sürmeye başlarlar. Ancak, Martin'in başarıları, onu sevdiği insanlardan uzaklaştırır. Martin, artık işçi sınıfından bir adam değildir. O, elit kesimin bir parçası olmuştur. Ruth, Martin'in değişmesinden rahatsız olur ve ondan uzaklaşmaya başlar. Martin, Ruth'u kaybetmenin acısını yaşar. Yazarlık kariyerine odaklanmaya karar verir ve yeni eserler üretmeye devam eder. Ancak, Martin'in iç huzuru bozulmuştur. O, artık kendisi değildir. Sonunda, Martin, Ruth'a olan aşkını ve yazarlık kariyerini bir arada
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,8bin okunma
Reklam