10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 153. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 12:43
"GÜNLÜK YAŞAM FELSEFESİ" Şikayet veba gibi. Kendini, başkalarını depresyona sürükler, hareketsizliğinle edilgenleşir, edilgenleştikçe dünyayı bu hale getirenlerin ekmeğine yağ sürersin. “Ne yapabilirim?” diye sormuyorsan şikayet etme. Kahramanlık düşleriyle tepeden de oynama. Yaşadığımız çağ, insanlık tarihinin belki de en hızlı akan dönemlerinden biri. Bilgiye saniyeler içinde ulaşıyor, dünyanın öbür ucundaki bir gelişmeden anında haberdar oluyor, her gün yüzlerce yeni içerikle karşılaşıyoruz. Ancak tüm bu hızın ve görünürdeki ilerlemenin içinde önemli bir soru giderek daha fazla anlam kazanıyor: Gerçekten yaşıyor muyuz, yoksa sadece yetişmeye mi çalışıyoruz? İnsan, var olduğu günden bu yana yaşamı anlamlandırmaya çalıştı. Kim olduğunu, neden burada bulunduğunu ve nasıl bir hayat sürmesi gerektiğini sorguladı. Bugün de bu sorular geçerliliğini koruyor. Üstelik teknolojinin, sosyal medyanın ve dijital dünyanın hayatımızın merkezine yerleşmesiyle birlikte bu sorgulamalar daha da karmaşık bir hâl aldı. Kadının toplumdaki yeri, bireyin aidiyet arayışı, yalnızlık hissi, dostlukların değişen anlamı ve ölüm gerçeği gibi konular insan yaşamının temel meseleleri olmaya devam ediyor. İnsan kendini ait hissedeceği bir yer, güven duyacağı ilişkiler ve anlamlı bir yaşam arayışı içinde yol alıyor. Ancak modern dünyanın sunduğu kalabalıklar içinde bile yalnızlık duygusu hiç olmadığı kadar görünür hâle gelmekte. Kalabalıklar içinde de yalnız yaşar insan. Teknoloji, hayatımızı kolaylaştırırken bizi dönüştürüyor da. Cep telefonları artık yalnızca iletişim araçları değil; kimliğimizin, görünürlüğümüzün ve sosyal değerimizin bir parçası hâline geldi. Sosyal medya platformları ise çoğu zaman bizi birbirimize bağlamak yerine sürekli kendimizi kanıtlama yarışına sürüklüyor. Daha çok
Edebiyat
Günlük Yaşam FelsefesiGündüz Vassaf · Tuhaf Yayınları · 202631 okunma
Namaz bir vekalet
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
Her tarafında türlü ibadetlerine eda edildiği Kainat mescidinde insan, görevli bir araştırmacı... varlıkların hizmet ve ibadetlerinin en yakın gözlemcisi... varlıklar üzerindeki müşahadelerini kendi ruhunda toplayıp cenab-ı Hakk'a şuurlu bir şekilde aktarabilen bir ustabaşıdır. Hilafet, kelime anlamı ile bir kişinin diğerinin yerini alması onu temsil etmesi ve yetkilerini onun adına kullanması demektir. kur'an-ı Kerim'de insanın Hilafet vazifesine bazı ayetlerde şöyle değinilmiştir. "Hani Rabbin meleklere demişti ki ben Yeryüzünde Bir halife yaratacağım" (bakara,30). "Sonra sizi halifeler yaptı" (A'raf, 69). "Sizi yeryüzünde halifeler kıldık." (Yunus, 14). "Sizi yeryüzünün halifeleri yapan kim?" (neml,62). Evet, insan, Bütün canlılar, daha da Ötesi Bütün yaratılmışlar adına Cenab-ı Allah indinde bir elçidir. Namaz kılmak kişinin kendi kulluk görevinin bir parçası olmakla birlikte diğer varlıkların hizmet ve ibadetlerinin insan tarafından Allah'a takdim edilme işlevinide görür.
Alıntı
Huzura VarıncaMecit Ömür Öztürk · Timaş Yayınları · 2024584 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Raf..ve diğer erkekler
Puan vermedi·376 syf.··
2026 42. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 13:28
Serinin en beğendim kitabı kesinlikle buydu. Olay akışı olsun karakterlerin birbiriyle uyumu olsun, bu çok keyifliydi. Gerçekten merak ettiğime değdi diyebilirim. Önce erkek karakterin aşık olduğu kitapların okuma keyfi diyorum başka bir şey diyemiyorum, kız karakterimizin inatçılığı ve kendinden taviz vermemesi çok güzeldi. İki karakterde salak değildi gerçekten, inatlaşmaları ve birbirlerini kabullenmeye başlayıp aralarındaki kimyaya karşı koyamamaları gayet yerindeydi. Erkek karakterin bu kadar zor, zor ve mükemmel olması güzel. Aslında karakteri sert yazmaya çalışıpta aşkına karşı çok sulu olan erkek karakterlerden değilde o kısımda da aynı sertlik ve tutuculuk hakimdi ve bence bu bir artıydı. Yazar en güzel kurgusunu sonra saklamış buna deydi diyebilirim.
1000Kitap
Sevgiyi BuluncaGabrielle Sands · Artemis Yayınları · 2025214 okunma
VARIM Diyebilmek Sanatı
Puan vermedi·320 syf.··
2026 14. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 09:08
Doğrusu kişisel gelişim kitabı okumuş biri değilim.Okumayıda hiç düşünmüyorum. Bulunduğu raf olarak Doğan Cüceloğlu'nun kitapları kişisel gelişim kategorisinde satılıyor.Kitabın ismi dikkatimi çekti 'Var mısın' O an almak istedim ve aldım.Kitabı okurken bu kitap bir kişisel gelişim kitabı değil tamamen hayatın içinden diye düşündüm.Doğan Cüceloğlu ülkemizin yetiştirmiş olduğu çok değerli insanlardan biri.Böylesine kıymetli bir insanın kendi yaşamından damıtıp bizlere aktardığı gözlem ve nasihatler içeren bu kitap bence okunmaya değer bir yapıt.Tüm okurlara ve okumayı düşünenlere iyi okumalar diliyorum.
Hayata Dair
Var mısın?Doğan Cüceloğlu · Kronik Kitap · 202137,7bin okunma
Okuu
Puan vermedi
Bu aralar elimde öyle bir eser var ki , öyle bir yolculuktayım kiii Dura dura , düşüne düşüne , sindire sindire okuyorum ki bence böyle kitapları bir çırpıda okumaktan ziyade böyle okursak yaşantımıza da uygulayabiliriz 》Hayat, geçmişi hortlatarak veya geleceği planlayarak harcanamayacak kadar değerlidir. Vassaf, zihnimizi yarının kaygısından kurtarıp bugünün hakkını vermemiz gerektiğini savunur. 》Toplumsal baskılardan ve insanın kendi kendine uyguladığı iç sansürden arınarak, hem kendimizle hem de başkalarıyla tamamen dürüst ve içten ilişkiler kurmalıyız. 》Yaşam kesin bir varış noktası ya da hedef değil, yolda olma ve kaybolma deneyiminin kendisidir. Kitabın mottolarından biri olan "Umarım kayboluruz" ifadesi bu serüvene açıklığı temsil eder. 》Depresyon, aşk acısı veya kayıplar hayatın doğal bir parçasıdır. Vassaf, "Suni teneffüsle yaşatılmazsa her acının bir raf ömrü vardır" diyerek acıyı taçlandırmadan, onun da geçiciliğini kabul edip anı kucaklamayı öğütler. 》Modern büyük şehirlerin insanı yalnızlaştırdığını, oysa mahalle ve köy kültürünün insanı kalabalıklaştırdığını belirterek modern yaşamın getirdiği dayatmaları eleştirir. Geçmiş ile bugün arasında sıkışan bizlere şimdiyi/'an'ı yaşamanın önemini vurgulayan eserde ayrıca ; • Şimdi"yi nasıl yaşarız? • Acının raf ömrü nedir? • Hayat bir hedef midir? .... gibi kafamızdaki deli soruları da cevaplandırabileceğiniz , yaşamı sorgulatan , dersler çıkartan caaanımmm ablam kitapfisiltisi sevtap ile birlikte @terskarga etkinliği kapsamında okumakta olduğum eseri okuyun , okutun şiddetleee!!! Bu arada yazarın başyapıtı #cehennemeövgü de okunacaklara eklensiiiinnnn #günlükyaşamfelsefesişimdiyeövgü #17mayıs #terskargaylaokuyoruz
Duygu ve Düşünce
Günlük Yaşam FelsefesiGündüz Vassaf · Tuhaf Yayınları · 202631 okunma
8/10
·101 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 00:00
Kitap ilk bakışta çok sade görünüyor: markette çalışan, “tuhaf” kabul edilen bir kadının günlük hayatı. Ama aslında kitap boyunca sürekli şu soruyu hissettim: “Normal olmak ne demek ve bunu kim belirliyor?” Başkarakter Keiko Furukura’yı çok etkileyici buluyorum çünkü Murata onu dramatize etmiyor. Keiko “farklı” biri ama yazar onu acındırmıyor ya da mucizevi şekilde değiştirmiyor. Tam tersine, Keiko marketin düzeni içinde huzur buluyor. Kasadaki sesler, raf düzeni, çalışanların kalıplaşmış konuşmaları onun için hayatı anlaşılır hale getiriyor. Bu yüzden market adeta onun kimliği oluyor. Kitabın en güçlü tarafı da burada: toplumun “başarı”, “evlilik”, “kariyer” gibi normlarını çok sakin ama çok sert biçimde eleştiriyor. Benim en sevdiğim yönlerinden biri anlatım diliydi. Murata’nın dili aşırı sade ama o sadeliğin altında garip bir huzursuzluk var. Okurken “bir şey yanlış” hissi sürekli büyüyor. Özellikle Keiko’nun insan davranışlarını taklit ederek “normal” görünmeye çalışması çok çarpıcıydı. İnsan düşünmeden edemiyor: günlük hayatta biz de ne kadar rol yapıyoruz? İş yerinde, arkadaş ortamında, aile içinde gerçekten kendimiz miyiz? Yoksa kabul görmek için öğrenilmiş davranışları mı tekrar ediyoruz?
KasiyerSayaka Murata · İthaki Yayınları · 20253,645 okunma