dil konusunda söylediklerine göre, dil öncelikle eşit ağırlıkta kelimelerden oluşuyor, düşüncelerse bu kelimeler tarafından sürekli bastırılıyor, eziliyor ve dolayısıyla hiçbir şekilde tam anlamları ve gerçek sonsuzlukları içinde ortaya çıkamıyorlarmış. dil, elde tutulması gereken düşünce üzerinde en talihsiz şekilde ağırlık yapıyor ve her halükarda düşünceyi zihnin daimi zayıflığına indirgiyormuş ama düşünürün bunu kabullenmesi gerekmiş. düşünce şimdiye kadar hiç bütünlüğü ve sonsuzluğu içinde yansıtılamamış. düşüncenin yansıtılması dile havale edildiği müddetçe bunda değişen bir şey olmayacakmış.
biz okurlar, sadece eğlence amaçlı olsa bile, arkadaşlarımızın kütüphanesini gözleriz. bazen sahip olmadığımız ama okumak istediğimiz bir kitabı bulmak için yaparız bunu, bazense karşımızdaki hayvanın ne ile beslendiğini öğrenmek için.