Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:32
Toplumun kadını erkeği genci yaşlısı büyük bir dönüşüm geçirdiğim Vahyin İlmek ilmek Müslüman şahsiyetini inşa ettiği yıllarda yaşayan ve Allah resulüne sahabi olma nimetine nail olan Rahman'ın kadın kulları... Günümüzde /Dönemin sözde bütün idoal'larını dış cephede bıraktıracak ve biz hanımlara asıl, asil örnek ve öğüt olacak Sahabe Hanımlarla tanışmak isteyenlere muhabbetle tavsiye edilir.
Rahman'ın Kadın KullarıFatma Bayraktar Karahan · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2019340 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 1. kitabı
Eril Dişil Bilgeliği Üstüne Kitaptaki psikolojik tespitler, ampirik (kanıtlanabilir) veri ve çağdaş çift terapisi ekolleri (Gottman, Imago veya Duygu Odaklı Terapi gibi) yerine, yazarın kendi şahsi ideolojik filtresine dayanmaktadır. Bu durum, bilimsel gerçeklik gibi sunulan ama aslında tamamen öznel ve dogmatik olan dogmaların okuyucuya "psikolojik rehberlik" adı altında dikte edilmesine yol açmaktadır. Bu tarz yetkinlik dışı psikolojik anlatılar, okuyucu üzerinde suçluluk ve yetersizlik hissi yaratma riski taşıdığı için klinik açıdan oldukça sakıncalı. Kitabın ana omurgasını, toplumsal cinsiyet rollerini dini kavramlarla harmanlayarak mutlaklaştırma çabası oluşturmaktadır. "Erkek Rahman isminin tecellisidir, kadın Rahîm isminin... Rahman isminin hayatımızdaki yansıması baba, dünyadaki yansıması güneştir ve temsil ettiği ateş elementi bedenimize hareket etme arzusu verir. Koruyan ve güvende hissettirendir. Rahîm isminin hayatımıza yansıması anne, dünyadaki yansıması ay, temsil ettiği element su elementidir. Gece gibi olan, kusurlarımızı örten, koşulsuz sevgi verendir." Bu satırlar, ilk bakışta manevi bir derinlik taşıyor gibi görünse de, özünde insan psikolojisini katı kutuplara sıkıştıran muhafazakar bir evren tasavvurudur. Erkeği "güneş, ateş, hareket ve koruyan aktif güç"; kadını ise "ay, su, gece, edilgen ve kusur örten" olarak kodlamak, 21. yüzyılın sosyo-ekonomik ve bireysel gerçekleriyle tamamen çelişmektedir. Kadını yalnızca "koşulsuz kabul eden ve örten bir gece" pozisyonuna indirgemek, onun bireysel sınırlarını, öfkesini, hak arayışını ve rasyonel varlığını yok saymaktır. Yazar, eril ve dişil prensipleri tanımlarken kendi içinde derin mantıksal çelişkilere düşmektedir. Kitabın ilerleyen sayfalarında, "Dişil uyumlu, eril muhalif olandır. Dişil
Celal ve Cemal Aynasında Eril Dişil BilgeliğiNevin Nesrin Soysal · Aile Yayınları · 2023458 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kırıldığın yerden Çiçek Açıcaksın..
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
ب ح ص س.. Öncelikle bir güzel nükteyi belirtmek isterim. İnsanın bazı dönemleri olur çok fırtınalı geçer,öyle bir dönemdeyim. Arkadaşımla marketten birkaç birşey bakarken tevafuken arkadaşım bana göstermişti kitabı. İçime sinmişti o an, hiç düşünmeden aldım.. Ve pişmanda olmadım. Şunu farkettim ; Bazen aradıklarımız aklımızda olan yerlerde değil,tahminimize gelmeyen yerlerde olabilir. Bazen aradığın bir satır, kütüphanedeki kitapda değil,evinin rafındaki kitabın içinde Olabilir.. Kitabımıza gelicek Olursak Songül Ünsal çok güzel bir üslup çizmiş. Kitabına Rahman ve Rahim olan Allahın Adıyla " diye başlaması aslında başlamamız gereken noktanın Allah ile olması gerektiğini hatırlattı. Ve hemen sonrasında Anne ile başladı.. Ânne'lerimizin bir insandaki yerinin önemini binâen bu konu ile başlaması çok mânidar olmuş. Devamında ise özet geçicek olursak " kişinin kendisi bulması gerektiğini ve bununda yolunun sevgi ile kâinata bakmak olduğunu hep izah etti." Okuyan herkesin kendisinden bir parça mutlaka bulacağına inanıyorum. Tavsiyemdir.
Duygu ve Düşünce
Kırıldığın Yerden Çiçek AçacaksınSongül Ünsal · Olimpos Yayınları · 2022424 okunma
9/10
·187 syf.··
2024 66. kitabı
"Allah yeniden başlayanların yardımcısıdır." Ben de en güzel sözle başlamak istiyorum; Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla... Tarık Tufan “Anna” şiiriyle tanıştığım ancak şiirden çok romanlarıyla ünlü bir yazar. Ben Tarık Tufan okumaya başlayınca tek bir romanı bile yoktu o zamanlar. Her çıkan kitabını hemen alıp büyük bir keyifle okudum hep. Ayrıca TV programlarını da hep çok sevdim naif duygusal duruşu belli olan kıymetli bir yazar. “Kraliçe’nin Pireleri” farklı konulara sahip, edebi bir dille yazılmış denemelerden oluşuyor. Tarık Tufan, "Kimsenin anlamadığı bir dili konuşmanın çaresizliği..." diye anlatıyor kendi dilini... Baktığımızda gerçekten kimselerin bakmayacağı bir yerden bakıyor, ve çok güzel bir şekilde anlatıyor. Dünyadaki oyunları, bize yapılanları görmek için, uyuyan müslümanı uyandırtacak bir kitap... Hurafelerden, kötü niyetlerden arındırılmış, tüm güzel ahlakın ve davranışı ilke edinen islam 'gerçek islam'dır. Bu kitapta çok özdeşlik kurdum. Olaylara bakışımı güzelleştirdi. "Yeni bir cümle kuramayacak kadar kelimesiz kalmıştım kendi cehennemimde" '... Bu yüzden bomboş sözlere tutuldum ve zaman aktı çabucak.’ “Yalnız hüznü vardır kalbi olanın. Sorun şu ki tanrım gömleğim önden yırtıldı ve kimseye masumiyetimi anlatamıyorum”
Kraliçenin PireleriTarık Tufan · Profil Yayıncılık · 20164,060 okunma
Kitap hakkında görüşlerim
Puan vermedi·582 syf.··
2026 2. kitabı
Dinimizi nasıl yaşamalıyız sorusuna cevap arayan, gerek Kuran'ı Kerim'den ayetlerle gerekse Peygamber efendimizin hadis ve yaşantısından örneklerle yol gösteren bütünleyici bir kitap, Her müslümanın okuması gereken bir kitap bence. Okuması keyifli bir eserdi. Allah'ın selamı Peygamber efendimiz ve ümmetine olsun. Bu eseri Müslümanlara bırakan İmam-ı Gazali'ye Rahman,rahmet eylesin...
Alıntı
Kalplerin Keşfiİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 20159bin okunma
《 SEVME SANATI 》
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 21:50
Erich Fromm'un "Sevme Sanatı" isimli kitabı, sevme duygusunu çeşitli yönlerden irdeleyen bir yapıttır. Sevmenin sanat olduğunu ifade eden yazar, bu sanatı teorik ve pratik yönleriyle psikolojik, sosyolojik ve felsefi açılardan derinlemesine irdeler. Sanat nedir? Yapılan eylemi önemsemek, o işe dikkatle, özenle çalışmaktır. Sevmek sanat mıdır peki; kesinlikle sanattır. İçimizde doğal olarak bulunan bu duygu, özenle, sabırla duyguya yoğunlaşarak büyütülmeli, geliştirilmeli ve şekillenmelidir. Sevmek aslında tüm insanlığın kendinde geliştirmesi gereken bir duygudur. Huzurlu ve sağlıklı bir toplum için bu gereklidir. Çoğu insanın sevilmek istediğini anlatan yazar, aslolanın sevmek olması gerektiğini vurgular. Sevmek bir eylemdir diyen yazar, insanoğlunun, bu eylemi başkasından beklemek yerine, bireysel olarak gerçekleştirmesi gerektiğini anlatır. Sevgi eylemini bir sanat hâline getiren yolları ise şöyle sıralar: özen, sorumluluk, saygı, bilgi. İlk üç yol gayet açıkça anlaşılıyor. Bilgiyi ise yazar sevdiğimiz kişiyi tanımak olarak terennüm ediyor. Sevginin oluşması için kişinin karşısındaki insanı merak etmesi ve tanıması gerekir. Tanımanın, bilmenin olmadığı ilişkide sevgiden söz edilemez. Özellikle romantik ilişkilerde, bir insanı tanımadan devam ettirilen iletişimler yalancılıktan ve zaman hırsızlığından başka bir şey değildir. İnsan bilmediği kişiye sevgisini eylem olarak gösteremez. Sevgi dilde var ama eylemde yoksa, orada sevgi yoktur. Turgut Uyar’ın da dediği gibi “Gizlenen, gösterilmeyen, hissettirilmeyen sevginin zerre değeri, kıymeti yok gözümde. Bu duvar da beni çok seviyor olabilir, bilemem.” Daha sonra sevgi türlerine değinen yazar bunları; kardeş sevgisi, anne sevgisi, baba sevgisi, cinsel sevgi, kendini sevmek ve Allah (c.c.) sevgisi olarak açıklar.
Psikoloji
Sevme SanatıErich Fromm · Say Yayınları · 20207,8bin okunma