Kırıldığın yerden Çiçek Açıcaksın..
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
ب ح ص س.. Öncelikle bir güzel nükteyi belirtmek isterim. İnsanın bazı dönemleri olur çok fırtınalı geçer,öyle bir dönemdeyim. Arkadaşımla marketten birkaç birşey bakarken tevafuken arkadaşım bana göstermişti kitabı. İçime sinmişti o an, hiç düşünmeden aldım.. Ve pişmanda olmadım. Şunu farkettim ; Bazen aradıklarımız aklımızda olan yerlerde değil,tahminimize gelmeyen yerlerde olabilir. Bazen aradığın bir satır, kütüphanedeki kitapda değil,evinin rafındaki kitabın içinde Olabilir.. Kitabımıza gelicek Olursak Songül Ünsal çok güzel bir üslup çizmiş. Kitabına Rahman ve Rahim olan Allahın Adıyla " diye başlaması aslında başlamamız gereken noktanın Allah ile olması gerektiğini hatırlattı. Ve hemen sonrasında Anne ile başladı.. Ânne'lerimizin bir insandaki yerinin önemini binâen bu konu ile başlaması çok mânidar olmuş. Devamında ise özet geçicek olursak " kişinin kendisi bulması gerektiğini ve bununda yolunun sevgi ile kâinata bakmak olduğunu hep izah etti." Okuyan herkesin kendisinden bir parça mutlaka bulacağına inanıyorum. Tavsiyemdir.
Duygu ve Düşünce
Kırıldığın Yerden Çiçek AçacaksınSongül Ünsal · Olimpos Yayınları · 2022424 okunma
9/10
·187 syf.··
2024 66. kitabı
"Allah yeniden başlayanların yardımcısıdır." Ben de en güzel sözle başlamak istiyorum; Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla... Tarık Tufan “Anna” şiiriyle tanıştığım ancak şiirden çok romanlarıyla ünlü bir yazar. Ben Tarık Tufan okumaya başlayınca tek bir romanı bile yoktu o zamanlar. Her çıkan kitabını hemen alıp büyük bir keyifle okudum hep. Ayrıca TV programlarını da hep çok sevdim naif duygusal duruşu belli olan kıymetli bir yazar. “Kraliçe’nin Pireleri” farklı konulara sahip, edebi bir dille yazılmış denemelerden oluşuyor. Tarık Tufan, "Kimsenin anlamadığı bir dili konuşmanın çaresizliği..." diye anlatıyor kendi dilini... Baktığımızda gerçekten kimselerin bakmayacağı bir yerden bakıyor, ve çok güzel bir şekilde anlatıyor. Dünyadaki oyunları, bize yapılanları görmek için, uyuyan müslümanı uyandırtacak bir kitap... Hurafelerden, kötü niyetlerden arındırılmış, tüm güzel ahlakın ve davranışı ilke edinen islam 'gerçek islam'dır. Bu kitapta çok özdeşlik kurdum. Olaylara bakışımı güzelleştirdi. "Yeni bir cümle kuramayacak kadar kelimesiz kalmıştım kendi cehennemimde" '... Bu yüzden bomboş sözlere tutuldum ve zaman aktı çabucak.’ “Yalnız hüznü vardır kalbi olanın. Sorun şu ki tanrım gömleğim önden yırtıldı ve kimseye masumiyetimi anlatamıyorum”
Kraliçenin PireleriTarık Tufan · Profil Yayıncılık · 20164,051 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kitap hakkında görüşlerim
Puan vermedi·582 syf.··
2026 2. kitabı
Dinimizi nasıl yaşamalıyız sorusuna cevap arayan, gerek Kuran'ı Kerim'den ayetlerle gerekse Peygamber efendimizin hadis ve yaşantısından örneklerle yol gösteren bütünleyici bir kitap, Her müslümanın okuması gereken bir kitap bence. Okuması keyifli bir eserdi. Allah'ın selamı Peygamber efendimiz ve ümmetine olsun. Bu eseri Müslümanlara bırakan İmam-ı Gazali'ye Rahman,rahmet eylesin...
Alıntı
Kalplerin Keşfiİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 20159bin okunma
《 SEVME SANATI 》
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 21:50
Erich Fromm'un "Sevme Sanatı" isimli kitabı, sevme duygusunu çeşitli yönlerden irdeleyen bir yapıttır. Sevmenin sanat olduğunu ifade eden yazar, bu sanatı teorik ve pratik yönleriyle psikolojik, sosyolojik ve felsefi açılardan derinlemesine irdeler. Sanat nedir? Yapılan eylemi önemsemek, o işe dikkatle, özenle çalışmaktır. Sevmek sanat mıdır peki; kesinlikle sanattır. İçimizde doğal olarak bulunan bu duygu, özenle, sabırla duyguya yoğunlaşarak büyütülmeli, geliştirilmeli ve şekillenmelidir. Sevmek aslında tüm insanlığın kendinde geliştirmesi gereken bir duygudur. Huzurlu ve sağlıklı bir toplum için bu gereklidir. Çoğu insanın sevilmek istediğini anlatan yazar, aslolanın sevmek olması gerektiğini vurgular. Sevmek bir eylemdir diyen yazar, insanoğlunun, bu eylemi başkasından beklemek yerine, bireysel olarak gerçekleştirmesi gerektiğini anlatır. Sevgi eylemini bir sanat hâline getiren yolları ise şöyle sıralar: özen, sorumluluk, saygı, bilgi. İlk üç yol gayet açıkça anlaşılıyor. Bilgiyi ise yazar sevdiğimiz kişiyi tanımak olarak terennüm ediyor. Sevginin oluşması için kişinin karşısındaki insanı merak etmesi ve tanıması gerekir. Tanımanın, bilmenin olmadığı ilişkide sevgiden söz edilemez. Özellikle romantik ilişkilerde, bir insanı tanımadan devam ettirilen iletişimler yalancılıktan ve zaman hırsızlığından başka bir şey değildir. İnsan bilmediği kişiye sevgisini eylem olarak gösteremez. Sevgi dilde var ama eylemde yoksa, orada sevgi yoktur. Turgut Uyar’ın da dediği gibi “Gizlenen, gösterilmeyen, hissettirilmeyen sevginin zerre değeri, kıymeti yok gözümde. Bu duvar da beni çok seviyor olabilir, bilemem.” Daha sonra sevgi türlerine değinen yazar bunları; kardeş sevgisi, anne sevgisi, baba sevgisi, cinsel sevgi, kendini sevmek ve Allah (c.c.) sevgisi olarak açıklar.
Psikoloji
Sevme SanatıErich Fromm · Say Yayınları · 20207,8bin okunma
Ve'l Asr
10/10
·272 syf.·
2026 9. kitabı
·
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1-2-3. Asra yemîn olsun ki, İnsan gerçekten ziyândadır. Ancak iman edip sâlih ameller yapanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabretmeyi öğütleyenler müstesnâ! "Nankör ve müstağni insanın bilmedikleri yanında bildikleri de var. O neyi, nerede ve nasıl yapacağını bilir. Ama yaptıklarının sebebini sordurtmaz. Niçin sorusunu soranlara düşmanlık gösterir. Çünkü yaptıklarının kendisine verilenleri kötüye kullanmak suretiyle yapıldığının ayan beyan oluşuna katlanamaz. Hümanizm böyle bir istiğnadır, bize hakkı tavsiye etmez, çünkü yanmamış evi ulular, yüceltir; bize sabrı tavsiye etmez, çünkü biz evi yanmış olanlara katılmaya, yanmayan evden bizim hissemize düşeni vermeye hiç niyeti yoktur."
Ve'l-Asrİsmet Özel · Tiyo Yayınları · 20131,384 okunma
Üçüncü Sır
Puan vermedi
"Şu hadsiz kâinâtı şenlendiren, bilmüşâhede (gözle görünen), rahmettir. Ve bu karanlıklı mevcûdâtı ışıklandıran, bilbedâhe (açıkça), yine rahmettir. Ve bu hadsiz ihtiyâcât içinde yuvarlanan mahlûkâtı terbiye eden, bilbedâhe, yine rahmettir. Ve, bir ağacın bütün hey’etiyle (yapısıyla) meyvesine müteveccih (yönelen) olduğu gibi, bütün kâinâtı insana müteveccih eden ve her tarafta ona baktıran ve muâvenetine (yardımına) koşturan, bilbedâhe, rahmettir. Ve bu hadsiz fezâyı ve boş ve hâlî âlemi dolduran, nurlandıran ve şenlendiren, bilmüşâhede, rahmettir. Ve bu fânî insanı ebede namzet eden ve ezelî ve ebedî bir Zâta muhâtab ve dost yapan, bilbedâhe, rahmettir." Ey insan, madem rahmet böyle kuvvetli ve cazibedar ve sevimli ve mededkâr bir hakikat-ı mahbubedir. "Bismillahirrahmanirrahîm" de, o hakikata yapış ve vahşet-i mutlakadan ve hadsiz ihtiyacatın elemlerinden kurtul ve o Sultan-ı Ezel ve Ebed'in tahtına yanaş ve o rahmetin şefkatıyla ve şefaatıyla ve şuaatıyla o Sultan'a muhatab ve halil ve dost ol! Evet kâinatın enva'ını hikmet dairesinde insanın etrafında toplayıp bütün hacatına kemal-i intizam ve inayet ile koşturmak, bilbedahe iki haletten birisidir: Ya kâinatın herbir nev'i kendi kendine insanı tanıyor, ona itaat ediyor, muavenetine koşuyor. -Bu ise yüz derece akıldan uzak olduğu gibi, çok muhalâtı intac ediyor. İnsan gibi bir âciz-i mutlakta, en kuvvetli bir Sultan-ı Mutlak'ın kudreti bulunmak lâzım geliyor.- Veyahut bu kâinatın perdesi arkasında bir Kadîr-i Mutlak'ın ilmi ile bu muavenet oluyor. Demek kâinatın enva'ı, insanı tanıyor değil; belki insanı bilen ve tanıyan, merhamet eden bir zâtın tanımasının ve bilmesinin delilleridir. Ey insan! Aklını başına al. Hiç mümkün müdür ki: Bütün enva'-ı mahlukatı sana müteveccihen muavenet ellerini uzattıran ve senin
SözlerBediüzzaman Said Nursî · Yeni Asya Neşriyat · 20106,8bin okunma