DİKKAT DİKKAT AYNI HATAYI SİZDE YAPIYOR OLABİLİRSİNİZ...
Kitabı tam 3 kez sil baştan tekrar okumaya çalıştım. Sakın beğenmediğim için okuyamadığımı düşünmeyin. Kitabı okuyamadım çünkü çift sayfaların Ekmel Bey'in mektupları , tek sayfaların ise Derya'nın mektupları olduğunu bir türlü anlamayıp, 'bu nasıl kitap böyle her yerde yazım hatası var' dedim durdum. Sizde aynısını yaşayabilirsiniz aman dikkat! Gerçekten anlayarak okumaya başladığımda ise elimden bırakamadım. Keşke daha uzun olsaydı derken buldum kendimi. Kitabın mektuplar halinde olması ve aynı tarihleri her ikisininde ağzından okumak gerçekten çok güzeldi. O an kim ne hissettiyse, her iki açıdan da okuyup anlayabiliyorduk.(ÇOK AZ SPOILER AMA KONUDAN BAHSETME AMAÇLI) Gel gelelim ki kitabı sarsan, kavuran aşklara Suzan'ın aşkı öyle büyük öyle görkemli ki hem kendisini hem Derya'nın abisini hem de Derya'yı altında ezip geçmiş. Aslında bir nebze o aşkı solduran şeylerden biri de Derya. Bir insan abisini nasıl o denli kıskanabilir, sanki aşıkmışcasına nasıl davranabilir aklım almıyor. Derya belkide bu yüzden asla kimseyi gerçekten sevememiş ve belkide kimseyi sevemediğinden kimsenin de sevgisini hissedememiş. Kitapta her şey o kadar güzel anlatılmış ki. Ekmel Bey'in ailesi, karısına olan yaklaşımı, onun da Derya gibi sevememesi, sevgiyi hissedememesi ve en sonunda yollarının kesişmesi ;Derya'nın ailesi, aile hayatı o kadar güzel anlatılmış ki mektuplarla insan okurken tüm o yaşanılan olaylardaki duyguları hissediyor. Yani demem o ki hala okumadıysanız mutlaka ama mutlaka bir şans verin. Kısacık bir kitap, ayrıca mektuplardan oluşuyor bana nasıl okuma zevki verecek diye düşünmeyin. Çünkü sizi oturduğunuz yerden alacak ve bir film izliyormuşsunuz gibi o kitabın kapağındaki koltuğa oturtacak.
Ayfer TunçSuzan Defter