8/10
·454 syf.··
2026 6. kitabı
·
117 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 19:14
4 ayda bir kitap bitirmeme inanamıyorum. Bir süredir ara vermiştim çok da akıcı bir kitap ama neden olduğunu anlamadım geri dönmek iyi hissettirdi. Nicholai Hel’in bu kadar mükemmel olması çok imkansız geliyor aynı zamanda da kıskançlık hissettirdi bana. Bi de ramazanda okuyodum ben bunu ofiste yanımda götürüyordum öğle arası iki müdür de gördü bayıldıklarını söylediler ben bu kitabı baharın tavsiyesi üzerine alıp okumaya karar verdim. Çevremde bu kadar övülen bir kitap beklentimi çok arttırdı haliyle ama o beklentimi de karşılamadı. Sanırım sakin bi zamanda tekrar okursam daha iyi hissederim.
ŞibumiTrevanian · E Yayınları · 20249,5bin okunma
9/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2018 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2018 00:00
Hayatın o sarsıcı, dönüştürücü belki bazen öğütücü yanını nazara veren bir hikâye ile karşı karşıyayız bu dünyada. Uğruna ölümü göze alacağımız değerlerin, düşüncelerin bir gençlik hevesi olduğuna bizi ikna edecek bir kurgunun içerisinde yaşıyoruz. Dava şuurunu iliklerimize kadar hissettiğimiz gençlik yıllarından bugüne dünyanın pörsüterek aşındırdığı o devasa değerler manzumesinin birer fantezi olduğuna iman etmeye icbar edildiğimiz bir “sanal gerçeklik” ile karşı karşıyayız. Pek az kimse çağın tüm cazibesiyle yolundan döndürmek üzere büyük mücadelelere giriştiği bu büyük savaşa direnebiliyor. İnsanların ekserisini caydıracak haklı(!) bir mazeret(!) bulunuyor. Her yeni nesil bu hikâyeyi yeni baştan yaşamaya mahkûm sanki. Birileri gelip birileri gidiyor. Neticede koca koca sözler edip sonra da o parlak sözlerin altında kalmış, o aydınlık düşüncülere yabancılaşmış insanlar boy gösterir olmuş her yanda. Zaaflara kapılmak, “hayatın gerçeklerinin görülmesi” olarak yutturulur olmuş.  Horatius’un dediği gibi 'quid rides, de te fabula narratur/ ne gülüyorsun anlattığım senin hikâyen.‘ İşte Mustafa Kutlu’nun 1983 yılında kaleme aldığı ‘Ya Tahammül Ya Sefer’ bizim hikâyemizi anlatıyor. Herkes kendine bir rol biçebilir bu hikâyeden. Makam uğruna kırk takla atıp, inançlarından, mukaddesatından, kimliğinden ödün verenlerimiz; kendini avukat Yunus Beyin yerine koyabilir. Gençliğinde medreseden bozma öğrenci yurdundaki hızlı mücahitlerden olan Yunus Bey bakan olur ve eşine başörtüsünü açtırtır. Kimimiz Yunus Beyin zaaflarını barındırıyoruz. Ve örtüyü çıkarmanın ağırlığı altında inleyip her akşam gözyaşı döken eşi Neslihan Hanımın rolünü eşinin yönlendirmeleriyle maneviyatından taviz verenlerimiz üstlenebilir. Kariyer ve kadın cazibesinin davayı terk ettirdiklerinin hayatı
Ya Tahammül Ya SeferMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 201315,7bin okunma
Reklam
Puan vermedi·520 syf.··
2018 107. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2018 00:00
Okuyan kadinlar kulubu olarak 29 Ekim - 10 Kasım arası Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili kitaplar okuma kararı alıp #izindeyizokuyoruz dedik. @okumacemberiolusturalim etkinliğime de böyle bir kitap kattığım için çok mutluyum. Okuyup raflara sığdırabileceğim bir kitap olmadığı kesin. Devasa bir hayata tanık oldum @yilmazozdil_ sayesinde. Mustafa Kemal Atatürk'ü, fikirlerini, zaferlerini, yaptıklarını, görüşlerini hepimiz biliyoruz. Ben bilmediğim yönleriyle Kemal'e de aşık oldum... Gözümüzün önündeki resmine değil, beynimizin içinde ki fikrin ile Ne Mutlu Türküm Diyene Sakin bir bebekliği, ağırbaşlı bir çocukluğu vardı. Dobraydı, dürüst cevapları severdi, gambazlıktan haz etmezdi. Soğuk kanlıydı, tehlikelere karşı papuç bırakmazdı. Mütevazı, esprili, hazırcevaptı. Takım çalışmasına inanırdı. Kimseyi ihmal etmezdi, vefalıydı. Hesap adamıydı. Sakin bir özgüvene sahipti. Gücünün farkında ama kibirli değildi. Pratik ve idealistti. İletişim dehasıydı, kod adı Nuh'tu. Asil ve ince ruhluydu. 21 Kasım 1925 kayıtlarına göre 1.74 boyunda, 74 kiloydu. 42 numara ayakkabı giyerdi. Karizmaydı. Açık renkleri sever, kol düğmesi, yaka iğnesi, bağcıklı siyah rugan ayakkabı kullanırdı. Köstekli saat takar, tespihi aksesuar olarak taşırdı. Fanilasında taşıdığı minik zincirli iki muskası vardı. Uyanınca çıngıraklı zilini çalardı, gazeteleri ve kahvesi getirilirdi. Yanlızken divana bağdaş kurup otururdu. Parfüm kullanmaz, kolonya sürerdi. Akşamları pijama üstüne şal yakalı robdöşambr kullanırdı. Omuzlarına masaj yaptırmaktan çok hoşlanırdı.Sofrada müşkülpesent derecesinde dikkatliydi. Kuru fasulye ve bamya severdi. Patlıcan kızartmasını sever, karnıyarığı pilavla karıştırarak yerdi. Kavun ve üzüm severdi. Tatlıyla arası yoktu ama gül reçeline hayır diyemezdi. Yaz kış soğuk su içer,
Mustafa KemalYılmaz Özdil · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201815,7bin okunma
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 19:46
Ragıp Hocayı anlatan bir biyografik eser olduğunu öğrenince çok sevindim. Çünkü örnek bir insan olarak, herkesin tanımasını istediğim bir şahsiyet. Kendisiyle tanışıklığımız bir kaç yıl öncesine dayanıyor. En son geçen ramazanda yanyana teravih namazı kılmıştık. Kitap az sayfadan oluşuyor fakat kendisi hakkında yeterli miktarda malumat bulunuyor. Siyasetüstü bir insan oluşu, her kesim tarafından saygı duyulan şahsiyeti, yardımseverliği ve tüm hayatını insan yetiştirmeye, maneviyata adaması, tüm çilelere rağmen şevkini kaybetmemesi gibi pek çok yüksek insani özelliklerinden bahsedilmiş. Özellikle eğitimciler için örnek alınması gereken bir şahsiyet ve bu kitabı mutlaka okumalarını tavsiye ediyorum.
Kutlu Bir ÖğretmenHalit Ertuğrul · Nesil Yayınları · 201531 okunma
10/10
·296 syf.··
2026 33. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 12:50
Selamünaleyküm... Benim için çok istifadeli olan eserin hakkında biraz kelam etmek istiyorum . Necemettin Salih hocayı Ramazanda YouTube da kesfetmistim . Gerçekten üslubu o kadar akıcıki kendi ifadesiyle "Günümüz gençliği, din anlatısı söz konusu olduğunda iki uç üslup arasında bir çıkmaza sürüklenmiş durumda : Bir tarafta , hayatın gerçeklerinden kopuk, kürsüsünden aşağıya doğru sert bir dille hitap eden ve genç zihinlerin daha ilk cümlede mesafe koyduğu didaktik üslup ; diğer tarafta ise " samimiyet" adı altında meseleyi cidddiyetten koparan , bilgi yerine sadece duyguyu ve menkıbeyi önceleyen sığ anlatılar ... İlki kalbe dokunmakta zorlanırken , ikincisi zihni hurafelerle meşgul ediyor . İşte bu kitabın temel gayesi , dijital dünyanın bu iki ucu arasına sıkışmış olan tefsir ilmini , Allah'ın kelamının o eşsiz estetiğini bozmadan , her kesimin rahatça anlayabileceği bir durulukta sunmaktır ." Demiş hocamız ve tam olarak öyle bir eser olmuş . Ben şu sıra yavaş okuduğum bir dönemde olmama rağmen bu kitabı çok akıcı bir şekilde okudum . Sürekli elimdeki işi bitirip kitaba koşma ihtiyacı hissettim .Özetle eğer bir tefsir okuma arayışındaysanız nerden başlayacagınızı bilmiyorsanız burdan baslayabilirsiniz :) YouTube daki videolarla eşzamanlı olarak okursanız daha istifadeli olacagı kanatindeyim ... Kitapla kalın
Bir Rüyanın İzindeNecmettin Salih Ekiz · Ketebe Yayınları · 202649 okunma
Puan vermedi·113 syf.··
2026 13. kitabı
ORUÇ ÖYKÜLERİ Ramazan-ı Şerifimiz hepimize mübarek olsun. ️ Tamda bu aya denk gelen çok guzel bir kitap okudum. Kitap, sadece orucu anlatan değil; insanın kalbine dokunan, hayatın farklı duraklarında kendimizi hatırlatan sakin ve düşündürücü hikâyeler sunuyor. Okurken ibadetin anlamı kadar insanın iç yolculuğunu da hissediyorsunuz.” Orucu kurallar üzerinden değil, insanın ruhu üzerinden anlatıyor. Her öyküde biraz durup düşünmek, biraz da kalbe kulak vermek istiyorsunuz. Hatta “ 147 numaradaki Adam” öyküsünden çok etkilenmiştim. Dil sade ama duygulu. Çocukluktan yaşlılığa uzanan hayat çizgisini anması da, farklı yaşlardan okurun kendinden bir parça bulabileceğini düşündürüyor. Bu da kitabı sadece Ramazan’da okunacak bir eser olmaktan çıkarıp, her zaman açılıp okunabilecek bir tefekkür kitabı yapıyor. Sade dili ve içten anlatımıyla, Oruç Öyküleri bana ibadetin sadece yapılmadığını, yaşandığını hatırlatan bir kitap oldu. ️ severek ve keyıfle okudum. Tavsiyedir.
Oruç ÖyküleriKolektif · Diyanet Vakfı Yayınları · 20259 okunma
Reklam
Reklam