İnsanlarda veli, Cum'ada dakika-i icabe, Ramazanda Leyle-i Kadir, Esma-i Hüsnada İsm-i A'zam, ömürde ecel meçhul kaldıkça; sair efrad dahi kıymetdar kalır, ehemmiyet verilir. Yirmi sene mübhem bir ömür, nihayeti muayyen bin sene ömre müreccahtır.
Yaşlı tüccar bir süre ağzını açmadı.Sonra konuştu: "Peygamberimiz bize Kuran'ı verdi ve ömür boyu yalnızca beş kurala uymamızı zorunlu kıldı.En önemli şart şudur:Bir tek Allah vadır.Öteki şartlara gelince:Günde beş vakit namaz kılmak,ramazanda oruç tutmak ve yoksullara zekât vermek..."
Reklam
"İmama göre, Ramazan’da oruç tutarsam Allah sadece günahlarımı bağışlamakla kalmayacak dualarımı da kabul edecekti."
Sayfa 93·Kitabı okudu
Alıntı
Allah bile zorlamıyor! Demek ki çocukların eylemine değil niyetlerine çalışmalı Çocukların bedenlerini değil, kalplerini ısındırmalı. nefessiz bırakırdı. Allah (cc) isteseydi, ezan okununca namaza durmayanı Allah (cc) isteseydi, Ramazanda yemek borumuzu tıkardı Allah (cc) isteseydi, Hac'ca gitmeyenin ayaklarını felo ederdi. Allah (cc) isteseydi, Zekat vermeyenin parasını yok ederdi. Ancak Allah (cc), bunları yapmamız konusunda bizi ikna edip, iştahlandırmaya çalışır. Allah (cc) emreder ancak zorlamaz. Allah (cc) tavsiye eder. Allah (cc) "severim!" diyerek teşvik eder. Allah (cc) "yakarım!" diyerek tehdit eder. eder. Allah (cc) "itaat edin, cennetime girin!" diyerek motive Allah (cc) "kılmazsanız hem dünyanız hem ahretiniz berbat olur!" diye uyarır. Allah (cc), cennetten sahneler anlatarak heveslendirir. Allah (cc), cehennemden sahneler anlatarak ürkütür.
Güzel bir kitabı ilk kez okumak Ramazan’da oruç açarken portakal suyundan aldığın ilk yudum kadar harikadır.
Sayfa 118·Kitabı okudu
Tarih kaynaklarımızda devir devir büyük veba salgınları kayıtlıdır; bunların en müthişi 1812'de (Hicri 1227) olmuştur. Hastalık büyük şehirde o kadar korkunç bir hal almıştı ki, padişahın emriyle sur kapılarına konulan gizli memurlar, bir günde, her kapıdan 50-60 ile 300 arasında cenaze çıktığını tespit etmişlerdi, şehir içinde gömülenler hariçti. Zamanın gümrük emini tarafından tanzim edilen bir ilmühabere göre, bir buçuk ay içinde İstanbul'da her gün 850-900 kişi ölmüş, ramazanda ise ölü sayısı 1.200'e kadar çıkmıştı. Hastalığın en şiddetli hüküm sürdüğü semtler, bilhassa ayaktakımının, bekâr taifesinin kalabalık olduğu Tahtakale, Yemiş'ten Bahçekapı'ya kadar olan sahil parçası, Galata ve Üsküdar'dı, buralardaki bekâr odaları birer veba yuvası halindeydi..
Sayfa 22 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Tarih
Reklam
Reklam