Hayır incitmiyor ama sarsıyor müthiş birşey. Hayatımda böyle anlar var, bana ilitamı söyleyen arkadaşım, düğünüme uzaktan gelen bir hocam, bir müdürümün kendi işim için bana yardımcı olması.... Vallahi unutulmuyor. Umreye tek babam yollamıyordu, arkadaşım bana eşimle sen de gel gidelim demesi. Ve tabiki ilkokul öğretmenimin yüceliği. Sınıfta herkes beslenme saatindeyken ramazanda beni bahçeye yollaması. Bilmiyorum. İyilikten daha kutsal daha ulvi birşey var mı? O yüzden tüm iyilikler sadakadır buyurdu belki de Rasulallah sav.
KISA KISA KİTABIMDAN ALINTILAR...
Ramazan geliyor. Kuran ayı! Hoş geldi safalar getirdi! Neler yapacağız peki? Hatimler yapacağız. İkindi namazları sonrası camilerden dağılmayıp mukabelelere katılacağız. Bayanlar ise mahalle camilerinde veya apartman sitelerinde kendileri için belirlenen yer ve saatte devam edecekler mukabelelere her gün. Arefe günü de tüm ölmüşlere gönderilecek bütün bu hatimlerden, okumalardan hasıl olan sevap! Akla hayale gelmeyecek büyüklükteki sevap! Tüm ümmetin tüm okumalarını harfine 70 sevaptan çarpıverin de görün nasıl bir büyüklük olduğunu.
Peki acaba bu ramazanda bir ayet olsun Kuran’dan bir şey öğrensek, üzerine kafa yorsak, karşılaştırmalı meal okuması yapsak, farklı tefsirlerde ne söylenmiş o ayet için ona baksak ve hayatımızı buna göre tanzim etsek nasıl olur sizce?
Mesela Ali İmran suresi 159. ayetin en sonunu öğrensek. Allah’ın orada: “İNNALLAHE YUHİBBUL MÜTEVEKKİLİN” yani “ALLAH MUHAKKAK TEVEKKÜL EDENLERİ SEVER” dediğini fark etsek. Bununla irkilsek! Artık olaylara ve insanlara bu gözle bakmaya başlasak! Sorunlarımıza kafa yorarken bu değişmez vaadi gözden çıkarmasak! Ve bu kısacık zikri ezberlesek! Dilimizden ve gönlümüzden hiç düşürmesek! Allah’ın bu büyük vaadini akıldan hiç çıkarmasak. Sizce nasıl olur?
Bana sorarsanız bir bilgenin de dediği gibi Kuran’ın bir ayetini anlayarak okumak anlamadan tamamını hatmetmekten daha sevaptır. Ve bu tarif edilen faaliyeti yapmak bana göre anlamadan yapılan 100 hatimden, ramazan boyunca yapılan okumalardan, mukabelelerden Allah katında daha sevaptır. İtirazı olan?
***
BİR DE BÖYLE DENEYELİM. UMULUR Kİ ANLAŞILIRIZ.
AYET: Eğer (borçlu) darlık içinde ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet vermek (gerekir). Eğer (gerçekleri) anlarsanız bunu sadakaya
Şimdi, ben korkmayı seven biriyim:) Korku ile ilgili her şeyi ama her şeyi; korku filmlerini, dizilerini, oyunlarını, cinayet romanlarını aklınıza ne gelirse seviyorum. Küçüklüğümden beri korku filmi izlerim. Testere serisini birkaç kere bitirdim. Bir ara ramazanda televizyonda yayınlıyorlardı hatta, hatırlayanlar vardır. 😅
Neyse, ben konuyu şuraya bağlayacağım. O kadar şey gördüm ama bana zombi istilasından daha korkunç gelen bir şey var. O da bu kitap: Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
Kitabın baş karakteri olan kadına dönüşmek en büyük korkularımdan biri. Kitabı okuyanlar bana hak verirler diye düşünüyorum:)
Bir gün geliyor ki;
Kendi kabuğundan çıkmayı öğreniyorsun.
Bulunduğun yerden uzaklaşmadan büyümenin pek olmadığını anlıyorsun.
Bir gün geliyor ki;
Evinden uzakta olmak üzüyor ama güçleniyorsun.
Mesela; bir Ramazanda tek başına giriyorsun. O iftarda hep beraber oturduğun sofralar yerine tek başına oturduğun yemek masası oluyor.
En azından bayramda gidebiliyorsun bazen..
Tabi arkadaşlarınla da bu günleri geçiriyorsun ama ailenle olan gibi olmuyor.
Bazen bir kaç ay uzak kalıyorsun.
Eve gidince eski düzen olmuyor.
Birşeyler değişiyor ve sen bunun farkına varınca afallıyorsun.
Evinde sanki bir misafir gibi bir kaç günlüğüne gidebiliyorsun.
Uzakta yaşarken tek başına hastaneye gitmek koyuyor biraz.
Kimseye söylemeden büyük şeyleri atlatıyorsun.
Yola çıkarken otobüs peronlarına akşamın soğuğunda tek başına çıkıyorsun yola.
Bazen havaalanında beklemekte öyle oluyor.
Tüm bunlar büyümek evet ama uzakta olmayan anlamaz. Ona küçük gelen detaylar diğerine büyük gelir.
Bir süre sonra ne kadar arkadaşın olsa da yalnız kalmayı arıyorsun ve buna alışıyorsun.
Senin başarılarını alkışlarlar ama ardındaki o raddeye nasıl geldiğini bilmezler..
Sen büyümeyi değil aslında kendin olmayı öğreniyorsun.
Belki çok yokuş tırmandın ama geri dönüp baktığında yorgunluğuna rağmen iyi ki diyebiliyorsun.
Daha birçok şey var ama orasını da siz öğreneceksiniz.
Daha öğrenecek çok şey varken...
🩵- Ramazanda benim şekerim değildin ama ben sana yarın kurban olurum
Aldığım en ikonik ve romantik mesaj olabilirsin yaa sjsjsjsjsjsjajs
Yemin ederim seni daha erken tanısaydım Minikin olurdum Sevgilim.
Hola ! .. adım Aicha. Kolombiyalıyım. Marmara üniversitesinde … tez dönemdeyim.
17 yaşımdayken, kalbimde taşıdığım büyük bir niyetin peşinde yola çıktım. Müslüman bir ülkede yaşayıp, İslam’ı doğru öğrenerek uygulamak istiyordum.
Türkiye … camiler ve camilere hayat veren güzel insanlar. Minarelerden yükselen ezan sesleri, Ramazan’da asılan Mahyalar… Bunlar bana amacımı hatırlatıyor, ümmetin bir parçası olduğumu yeniden hissettiriyor.
Türkiye ile Kolombiya arasındaki en büyük farklardan biri aile yapısı. Kolombiya’da çok sayıda babasız aile var; bekar anneler, sevgililerinden dünyaya gelen çocuklarla hayat mücadelesi veriyorlar. O çocuklar çoğu zaman babasız büyüyor. Burada ise ailelerin bağı daha güçlü, babaların sorumlulugu daha fazla. Bir genç kızın arkasında anne ve babasının varlığını hissetmesi, hayatına güvenle bakabilmesi çok kıymetli bir şey. İşte bu farkı gördüğümde, İslam’ın kazandırdığı ve koruduğu ilkelere, değerlere karşı kalbimde büyük bir hayranlık uyandı .
Aicha Isabel Sandoval Alaguna, Kolombiya
Bir Ülke Bin Hikaye (kitabı 125. sayfa)