"Altınlarını cam karşılığı dağıtan Kızılderiliyi hiçbir zaman gülünç bulmadım: Cam, altından çok daha asil. İsrail peygamberlerinden beri lanetlenmiş bir maden, altın. Adı, tarihin bütün cinayetlerine karışmış. Pıhtılaşmış kan, insan kanı. Cam güzel, çünkü kirli bir mazisi yok. Cam güzel, çünkü kalbi var, kırılıverir."
“Başından sonuna kadar bu hayat sıkıntısını niçin çektiğimizi biz biliyor muyuz? Varlığımızı yokluğumuzu bütünüyle kuşatan yaratılışın müşkül muammalarından hangi birini halledebiliyoruz?”
-İnsan sevdiğini görmediğinde aşk biter mi?
-Düşünsene, Tanrı'yı bir kez bile görmedik ama onu seviyoruz.
-Ama benimki o tür bir sevgi değil Sarah.
-Belki de başka tür bir sevgi yok, Maurice. Aşk, bir insanı Tanrı'yı sever gibi sevmek mi, onu görmeden ama onu hissederek onun varlığına bağlı kalmak mı?
Bir dokunuşa, bir bakışa, bir sese, bir işarete muhtaç olmadan, onu besleyecek bir bedene, bir vaade, bir ümide ihtiyaç duymadan, tek başına da sürebilecek kadar güçlü bir sevgi mi aşk?