Yas süreci ile ilgili çok kapsamlı ve açıklayıcı bir kitaptı. Alan çalışanlarına önerilebilir. Fakat yası anlamak ve anlamlandırmak için daha felsefi ve derin bir yerden okuma yapmak istiyorsanız bu kitap uygun olmayabilir. Kitap açık ve anlaşılır biraz da akademik bir dille yazılmış, bu sebeple böylesine duygu dolu bir konuyu okurken duygusal bir bağ kurmakta zorlandım.
Kayıp yaşayanlar (kişi, mekan, hayvan, eşya) ne yaşıyorum, bu ne demek, ne yapmam doğru, nasıl destek alabilirim sorularının cevabını bulabilir.
Kitapta katılmadığım bir kısım: yasın evreleri meselesi. Esasen bu kitabın değil bir kuramın ifadesi. Yas tutmaya kitabi bir yerden yaklaşmak zihnimizde kavramsallaştırmak için tercih edilebilir olsa da insana dair bir mesele olarak yas, sınıflandırılamayacak kadar biricik bir şey bence. Parmak izi gibi.
Velhasıl bence iyi bir kaynak kitap, iyi bir düşünce/felsefe kitabı değil.
Çağa karşı zırha bürünen şair: Akif İnan.Hicret ve tenha sözler isimli kitapların birleşmesiyle oluşan bu eser oldukça güzel şiirler barındırıyor.Akif İnan'ın şiir anlayışı kendine has ve bu yüzden bu şiirleri okudukça okuyasınız geliyor.Zaman şiirinde diyor ya;"sakladım duygumu ben konuşarak" diye,işte o sakladıklarını şiirleriyle anlatmış. Sezai Karakoç 'un nasıl diriliş ülküsü varsa Akif İnan'ın da hicret ülküsü var.İyiye, güzele, doğruya,Hak yoluna hicret etmek.
"Acılar umudu buldurur bize
Bir zırha büründüm bu çağa karşı"
Acılardan umudu bulup bütün kötülüklerden iyiliklere hicret edebilirsek ne mutlu bize.
Şiir seven herkesin okuması gereken bir eser.Keyifli okumalar dilerim.