Kitap fuar'ından aldığım, zaten cok yüksek beklentimin olmadığı bir eserdi. Akıcı bir eser diyemeyeceğim ya da sizi heyecandan titretecek bir eser olduğunu da söyleyemem. Ancak yazar karakterleri o kadar guzel anlatmış ki resmen karakterlerin portrelerini gözlerimizin önüne seriyor. 2. Dünya Savaşı sonrası Viyana'nın yeniden toparlanmasını dar bir açıdan da olsa inceleyebilirsiniz. Ancak biz daha ziyade Robert Simon'un Cafe'sinin içinde olanlarla (ya da sadece gelenlerle mi demeliyim emin degilim) ilgileniyoruz. Kitap hakkında olumsuz bir yorumum yok, ama beni derinden etkiledi de diyemeyecegim. Okuyacak kitap bulamıyorsanız ve zamanınız varsa göz atabilirsiniz. Şart mıdır, hayır. Kesinlikle tavsiye midir, hayır. Sanırım bu kadardı, teşekkür ediyorum
Robert Seethalerİsimsiz Kafe
Dan Brown'a bayılırım, bence çağımızın başına gelmis en kaliteli yazarlardan biri. Yani yazarin eserlerine eleştiri yazmak haddime mi bilmem ama birkaç fikrimi paylaşmak istedim. Bu zamana kadar okudugum Dan Brown eserleri arasında en cok gerildiğim eser Bu oldu. Bunun tek sebebi ise konusu. Kitapta Robert Langdon'un cok değer verdiği bir Dostu "dinin gerçek olmadığını, ve bunu cok kolay bir şekilde ispat ettiğini, bu buluşun tum dünya dinlerinin sonunu getirecegini" söylüyor. Müslüman bir birey olarak bu konu beni gerdi açıkçası. Bu sebeple okuma sürecim de biraz diğer deneyimlerimden yavaş oldu. Ayrica diğer kitaplarının hepsinde (5 kitap okudum Başlangıç haric) ters köşe olmuşken, son bunda beklediğim gibiydi. Ayrıca kadin karakter ve Robert arasında hic çekim olmamasi da serinin diğer kitaplarına göre büyük bir dezavantaj kanımca. Her şeye rağmen Brown guzel bir eser çıkarmış ortaya, sadece serinin diğer kitaplari cok iyi kurgulanmış oldugu için yorumlarım bu şekilde. Buraya kadar okuduğunuz icin tesekkurler
Peki, nereden geldik ve nereye gidiyoruz?BaşlangıçDan Brown
Sanirim cok okunmuş kitaplari yorumlamak beni yoruyor... İlk defa mektup roman okudum, ilginç bir deneyimdi benim icin ama bayıldığımı söyleyemem. Eger kitaplarda ikili diyaloglardan cok ic monologlarla ilgileniyorsanız, hoşunuza gidebilir ama ben hep aaaooof karşı taraf da bir yorum yapsa, keske kendini aciklasa diyerek okudum. Yine de guzel tavsiyeler ve ders alınasi yasanmisliklar vardi. 3 Kadının hayatini en yaslilarinin ağzından inceliyoruz aslinda. Farkli bir yazim Tarzi okumak isterseniz sans verebilirsiniz! Tesekkurler Yüreğinin Götürdüğü Yere GitSusanna Tamaro
Hyunam dong kitabevi'ni sevdiyseniz bu kitabı da seveceginize eminim! Japon edebiyatını yeni yeni keşfediyorum ve su ana kadar iki kitabevi konulu eser okudum, ikisi de cok ferah hissettiriyor! Kitapta çabasız bir surukleyicilik var, insan ilişkileri cok guzel işlenmiş ne cok detaycı ne cok yüzeysel. Sadece kitap biraz yarım kalmis gibi hissediyorum ve aklıma takılan cok fazla şey var(detay olamayacak kadar büyük seyler) bunların cevaplanmasi gerekirdi bence (egerki bir seri değilse) eger ki diyorum çünkü kitabın arkasında 7 kitaplık serinin ilk kitabı yazıyor ama ben 2. Kitaba dahi ulaşamadım. Bilgisi olan bana da yazabilirse mutlu olurum! Kitaba geri dönecek olursak;zaten yeterince yoğun hayatınızda bir de kitaplar tarafindan yorulmak istemiyorsanız, bu kitabı tercih etmenizi tavsiye ederim! Özellikle kadin dayanismasinin da cok guzel ele alındığı bir eser. Iki farkli Kadının yaşadığı iki farkli zorluk cok guzel ele alınmış. Bir kadin olarak kitabi okurken sık sık empati yaptim. Japon edebiyatını aktif olarak okuyorsanız, sans vermeniz gereken bir eser derim! Tesekkurler 🪻🪻 Kichijoji'nin Kadın Kitapçılarıkei Kei Aono