Nazlı Eray’ın edebi dünyasında gerçek ile düş, aşk ile yalnızlık, bellek ile bilinçaltı arasındaki sınırların bilinçli olarak belirsizleştirildiği bir romandır. Eser, klasik roman beklentilerini bozan yapısıyla; okuru edilgen bir alıcı olmaktan çıkararak metnin anlamını birlikte kurmaya davet eder.