Ama ben; yalnızlığın yüzeyinde, kararlı, bir tehlike anında aralarına karışabileceğim şekilde, insanlara çok yakın bulunuyordum. Aslına bakarsanız buraya dek, yalnızlık denen uğraşıya yeni atılmış bir çıraktım.
Hazırsındır insanları sevmeye. Hep birilerine güvenmek, birilerine sokulmak, bir şeyler
vermek isteğiyle dolusundur. Güzel bir görüntüyü, güzel bir ezgiyi, güzel bir şiiri, bütün güzellikleri bölüşecek, paylaşacak birileri olsun istemişsindir. Senin yapında vardır bu sevecenlik. Yakınlaşmalarının çoğu yıkımlarla
bitmiş olsa da böylesindir.
"Bruce!" diyerek güldü. "Neden hep başkalarına olan kötü şeylerin zevkine varma eğilimindesin?"
Birkaç saniye düşündüm. "Bunun kökü dünyada herhangi bir anda olabilecek kötü şeylerin sayısının sınırlı olduğu inancında yatıyor. Yani başka birinin başına geldiyse, bana olamaz. Bir anlamda yaşama sevincimi onurlandırıyorum böylece."
Ayakta beklemek yoruyor. Onca işkenceden sonra ayağa kalkalı ne oldu ki şunun şurasında. Bu kadar uzun süre ayakta durmaya alışamadın daha. Tabanların yaralı sayılır. Yaralısın.
Öncelikle, küfürden hoşlanmayan bir yapıdaysanız bu kitaptan uzak durun derim. Hassas bünyeler için ezici şekilde rahatsız edici bir dili var. Bu açıdan bir problem yoksa rahatlıkla okumaya başlayabilirsiniz.
Kitabın beş yüz on sayfa olması filmini çok sevdiğimden dolayı başlarda hoşuma gitmişti. Filmde olmayan bir sürü detayı yakalayabileceğimi düşündüm. Karakterle daha çok bağ kurabileceğimi, okuma zevkimi katlayacağını düşündüm. Fakat üç yüz sayfasını okuduktan sonra son iki yüz sayfayı sindirmek o kadar kolay olmadı ve kitabın bitmesi için dua ettim. Yazarımız feci halde uzatmış konuyu, çoğu bölüm kendini tekrar ediyor gibiydi. Kahramanımız bara girer, eve gider, merkeze gider, kadınlarla takılır. Olay akışı bu şekilde. Bu yüzden bir ayda ite kaka zor okudum. Bütün bu zırvaların dışında kitabı çok beğendim, beni yorsa da bittiğine üzüldüm. Çünkü Bruce Robertsonla sağlam bağ kurmuştuk.
Bruce Robertson, bir yere veya bir kimseye ait olamamanın verdiği burukluktur.
Ne hissediyorsun?
İstediğiniz kadar sevin, sevilin. Aidiyet kavramının bilincinize işlediği çocukluk çağınızda aidiyet hissetmediyseniz ölene kadar da ait olamayacaksınız demektir.
Ne hissediyorsun?
"Onları yenemiyorsan onlardan olmalısın."
Aynı kurallar geçerlidir.