"Var ya, sizinle karşı karşıyayken gönlüm adeta çöle dönüyor. Her şeyini feda edercesine yaşayan insanları görünce suçlanıyormuşum gibi hissediyorum ve bu beni çok yoruyor..."
"Virgülün -devamlılığı ifade eden şu kavsin- fetüse benzemesi tesadüf değil, anne. Bir zamanlar hepimiz annelerimizin içindeydik ve bütün kavisli ve sessiz benliklerimizle daha fazla, daha fazla, daha fazla diyorduk. Hayatta oluşumuzun kopyalanıp çoğaltılmaya değecek kadar güzel olduğunda diretmek istiyorum. Ne var bunda? Yaşamımla tek yaptığım şey ondan daha fazla yapmaksa ne olmuş yani?"
Sayfa 139 - Harfa Yayınları, İngilizceden Çeviren: Deniz Koç·Kitabı okuyor
"Güzelliğin tarih boyunca hep kopyalanmayı talep ettiğini okumuştum. İster bir vazo olsun, ister bir tablo, ister bir ayin kadehi, ister bir şiir, bize estetik haz veren şeylerden daha çok yapıyoruz. Onu muhafaza etmek için, uzam ve zamana yaymak için yeniden üretiyoruz. Haz veren bir şeye -bir freske, şeftali kırmızısı sıradağlara, bir oğlana, oğlanın çenesindeki bene- bakmak zaten başlı başına bir tekrar etme, kopyalama eylemi; görüntünün ömrünün gözde uzatmak, ondan bir sürü yapmak, onu kalıcılaştırmak."
Sayfa 139 - Harfa Yayınları, İngilizceden Çeviren: Deniz Koç·Kitabı okuyor