rara avis

Biri gider, biri gelir.
9/10
·160 syf.·
2023 106. kitabı
Fazla inceleme yazan biri değilim ama bu kitap bana "Summer Strike" dizisini tekrar izliyormuşum gibi hissettirdi ve o diziyi izlerkenki hislerim ve düşüncelerimi bana geri getirdi. Öyle olunca da, bu kitap hakkında birkaç satır yazmadan edemem, diye düşündüm. Kitabın ne hakkında olduğunu kısaca anlatacak olursam: Takako, genç bir kız, sevgilisinin kendisini aldattığını ve onun diğer kızla nişanlandığını öğrenir ve bunalıma girer. Eski sevgilisiyle aynı yerde çalıştığı için, onu iş yerinde her gün görmeye dayanamaz ve işinden istifa eder. Bunu duyan Takako'nun en son yıllar önce gördüğü ve bir sahaf dükkanı işleten dayısı Takako'yu arar ve onun gelip Morisaki sahaf dükkanının ikinci katındaki odada kalabileceğini, bunun kafasını toparlamaya yardım edeceğini söyler. Bunun üzerine, dayısından pek de hoşlanmayan Takako bunun aslında dayısının da dediği gibi kafasını toparlaması için iyi bir fırsat olabileceğini düşünerek sahaf dükkanına taşınır. İlk taşındığında, yaşadığı ayrılıktan dolayı acısı büyüktür ve zamanının büyük kısmını uyuyarak geçirir ancak bir süre sonra etrafı keşfetmeye başladığı zaman buhranlı hâlinden sıyrılır ve tamamen başka birine dönüşmeye başlar. Morisaki sahaf dükkanında geçirdiği günler Takako'nun hayatının dönüm noktasıdır. Hayatına çok güzel insanlar girer ve Takako mutlu olmaya başlar. Bu kitabı okurken bitmesini istemediğim için bilerek yavaş okudum çünkü bu tarz karakterleri okurken aldığım haz bambaşka. Çok sevdiğimiz birini kaybedince dünyamız başımıza yıkılır ve bir daha asla ayağa kalkamayacakmışız gibi hissederiz, sanki hayata karşı 1 - 0 mağlup düşmüşüz gibi. Ancak tam da o umutsuzluk anında çok ufak bir değişiklik de olsa onu yapacak gücü kendimizde bulduğumuz sürece hayatımız iyi yönde ilerler. Aslında o anda yapmamız
Yaşam-Mutluluk
Days at the Morisaki BookshopSatoshi Yagisawa · Harper Perennial · 2023124 okunma
Reklam
Here's why it took me too long to read all the book..
5/10
·288 syf.·
2023 2. kitabı
This time, I'm here to analyze Happy Hour by Marlowe Granados . Well, maybe I should not put it like that, using the word ''analyze'', because that is not exactly what I mean to do; but you should know that I am going to tell what I think about this book. You may have noticed that I am writing in English. I have two reasons for that: 1- I have read this book in English. 2- I wanted to do something different. (By the way if you notice any mistake in my writing, please let me know so that I can fix them.) Happy Hour is a book that I saw in a booktuber's video. That video was about book reccomendations and the title of this book got me, to be honest, though I don't know why. If that video included an analyze of it, I really would not read this book. - But why? - Let me tell you. It is a novel, as you can read in the cover of the book, and it is written as a diary of a young girl who just moved to New York from London. Her name is Isa and she has a troublemaker friend named Gala. Isa tells her stories day by day using first person omniscient, which make sense because it is a diary. Yet what I did not like was her stories. YES! Her stories. This book only contains her stories and I did not like them. Actually, this has something to do with the characters. Isa, is a young girl in her early twenties. She has no parents. Well, she actually had a single mother but she died, which is very unfortunate for her. She had to grow up by herself but she was not lonely. There was her best friend Gala who is like a sister to her. Marlowe Granados characterizes them as ''really pretty girls''. They are so pretty that they can be at the cover of a magazine about celebrities. What we know else about them is that they are very intellectual. At least Isa mentions it, but I think they are not. Like, I
Edebiyat
Happy HourMarlowe Granados · Verso Fiction · 20212 okunma
İyi bir başlangıç..
9/10
·460 syf.·
2022 78. kitabı
Ben bir İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisiyim ve bu kitabı da şahsen derste kullandığımız için okudum. Ama bana iyi ki okumuşum ve iyi ki dersi başka bir kitapla değil de bununla işlemişiz dedirten bir kitap oldu. İçerisinde tanrıların aşk hikayelerinden, insanların epik hikayelerine kadar bir sürü hikaye var. Bunları pekiştirmek için test ve alıştırmalar da var ki hem çözmesi zevkli hem de hikayeleri ve karakterleri anlama yüzdenizi en yukarılara çıkarıyor. Ayrıca kitabın en başındaki tanrıların tanımlandığı bölümleri de oldukça faydalı buldum. Dili için konuşacak olursam, B2 seviyesinde İngilizce bilen birinin rahatça anlayabileceği bir kitap olduğunu düşünüyorum. En azından hikaye kısımlarına kadar. Çünkü kitap ilerledikçe karşınıza sizi zorlayacak kelimeler çıkıyor ki bunu aslında iyi bir şey olarak alıyorum. Çünkü blmediğiniz kelimeler her zaman dilinizi geliştirmek için karşınıza çıkan fırsatlardır, ben buna inanıyorum. Kısacası mitolojiye başlamak istiyorsanız ve İngilizce biliyorsanız kesinlikle öneririm.
Classical Mythology & MoreMarianthe Colakis · Bolchazy-Carducci Publishers · 20071 okunma
9/10
·120 syf.·
2022 76. kitabı
Yıllar önce yazıp sildiğim kısa şeyleri saymazsak, ilk incelememle karşınızdayım sevgili 1K okurları. Bu incelemeyi yazmamın iki sebebi var: 1- Sıkı okur rozeti kazanmak istemem, 2- Bu kitap için özellikle söyleyeceklerimin olması. İlk defa herhangi bir kitabını okuduğum yazar Niccolo Ammaniti'nin Sen ve Ben kitabını inceleyeceğim. Okumak isteyenlere iyi okumalar... Kitap, Roma'lı narsist bir çocuk olan Lorenzo Cuni'nin annesine söylediği bir anlık bir yalandan dolayı yaşadığı üç günlük macerayı konu alıyor. Peki Lorenzo Cuni nasıl bir karakterdir? Yukarıda da bahsettiğim gibi Lorenzo narsisttir, bencildir ve etrafındaki insanları küçümser. Kötü bir sinir problemi vardır ki kendisinin ya da ailesindeki herhangi birinin tehlikede olduğunu düşündüğü anlarda bu sinir probleminden dolayı aşırı saldırganlaşır ve en sonunda bayılır. Aynı zamanda Lorenzo çok da zeki ve gayet her şeyin farkında olan bir çocuktur. Ailesini sever ve onların takdirini kazanmak için onların istediği gibi bir çocuk olmaya çalışır. Kendisi gibi davranmaz ve başkalarına öykünür, her daim bulunduğu yere ayak uydurmaya çalışır fakat aslında hepsi numaradır ve kimsenin olduğunu sandığı kişi değildir. Olaylar Lorenzo'nun yeni başladığı okulda edindiği Alessia isminde bir kızın arkadaşlarını üç günlük kayak tatiline davet etmesiyle başlar. Gel gör ki Alessia Lorenzo'yu davet etmez ki bu durum Lorenzo'nun pek umrunda da değildir zaten. Ama Lorenzo'nun annesi oğlunun daha sosyal ve iyi arkadaşlar edinen bir çocuk olduğunu görmek istediği için Lorenzo bir anda kendini, annesine kayak tatiline davet edildiğini söylerken bulur. Tabii aslında böyle bir şey yoktur ama annesi bunu duyunca o kadar sevinir ki mutluluk gözyaşlarına boğulur. Bunu gören Lorenzo annesine gerçeği söyleyemez ve üç günü nasıl geçireği hakkında
Edebiyat
Sen ve BenNiccolo Ammaniti · Can Yayınları · 2012101 okunma