R

R
@raysempire
27 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Demian
Puan vermedi·200 syf.··
2023 4. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2023 13:08
Sürprizbozan içermeyen yazı; Demian bir yaşamı değil de, belki gün aşırı yapılan sorgulamaları yansıtan bir kitap. Bu derece sert eleştirimin sebebi Emil ve Max’ın kendilerini toplumdan soyutlayıp ‘yazgımızı yaşayacağız, o yüzden farklıyız’ mottosuyla bakmaları. Sinclair çok önemli hayatında ne yaşadı diye geriye dönüp bakmak istersek ‘kendisini bulmaya çalışan genç’ birinden fazlasını bulamayız. Evet bunu okumak keyif verebilir* ama duygu hiç bir zaman bana tam geçmedi. Hep eksik, söylenen veya yapılan şeyler beni inandırmadı. Karakterlere duygu yedirilememiş- felsefi düşünceleri, sorgulamaları, nereye aitim hüznü çok yapay duruyor. Fakat son bölüm için aynı düşüncede değilim, güzel bir son bölümdü. *Karakterin çöküşünü ve kendisini bu durumdan nasıl çıkartacağını veya çıkartacak gücü olup olmaması gibi okurla birebir yol alması keyiflidir. Karakterin duygu durumu o kadar iyi işlenmiştir ki, bir kez olsun sorgulama yapmaz okur, karakter gerçekten bu halde mi? karakter sadece bir kitaptan çok etkilenmiş hepsi bu belki de? gibi. disclaimer* Bu kitap yorumum tamamen kişiseldir. Çok iyi bir kitabı yanlış zamanda veya farklı beklentilerle okuyup böyle bir çıkarım yapmış olabilirim. 'Sonun Başlangıcı' bölümü gerçekten çok iyiydi. -Ray
DemianHermann Hesse · Can Yayınları · 20216,5bin okunma
Reklam
K.'ya ve K.'nın hayatına tanık olanlara ufak bir yazı;
Puan vermedi·360 syf.··
2023 2. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2023 00:15
Öncelikle hiç bir kitap tam anlamıyla bitmek ve okuyucuya bak karakter artık şu hayatı yaşıyor, bunu çözdü ya da çözemedi veya mutlu ya da mutsuz sonlu bitti diye kendini ifade etme zorunluluğu yoktur. Kitabın sonu da var üstelik. Okuyucunun bazı temennilerle kitabı sürdürmesini biraz bencilce buluyorum, romanın havasını bozan o beklentiyle keyif alma düzeyini minimuma indirildiğini düşünüyorum. Aslında eleştirim beklentiyle alakalı, her attığımız adımda, kurduğumuz hayatta beklentiler bizi ele geçiriyor buna izin vermek yerine süreçten keyif almak kendimiz için çok daha iyi olmaz mıydı? K. da karakter olarak size (beklenti içerisinde olanlara) biraz benziyor, sürekli çözmeye çalıştığı işini gerçekleştirme arzusu ve çoğu zaman kontrolünden çıkan durumlardan dolayı tek bir amaç uğruna zamanını harcıyor. K.’nın terk etmeme motivasyonu belki birden fazladır ama en güçlüsü kesinlikle atandığı görevi bir gün gerçekleştireceğine olan inancıydı. İkinci en güçlü sebepte insanlara, memurlara uyum sağlayıp içe sızıp yine birinci sebebi gerçekleştirmeye olan arzusu. Sonlara doğru plansızlığı ve vurdum duymazlığı K. kendine dışardan bakacak olursa hoşuna gitmeyecektir ama belki bu da planının bir parçasıdır. Okuyucuya ve yan karakterlere bu hissiyatı vermesi görevini daha hızlı yapması için bir yoldur belki. Bu yolu da kendi kuracak ve yürüyecektir. Bir başkaldırı ve uyum söz konusu. Uyum sağlarsan konforun bozulmaz ama baş kaldırırsan sorun yaşarsın. Sorunu ne süre yaşarsın ve sonucunda istediğini alabilir misin? sorusu eminim K.’nın zihninde yankılanıp duruyordu ki terk etmediği bir gerçek. Dediğim gibi kitabın sonu var ve K.’nın yolunu kurup yürüyüp yürümeyeceği ona kalmış bir durum. K. her şey olabilir ama asla aptal değil. K.’ya: Bulunduğun yerden ayrılman yakın değil ve
ŞatoFranz Kafka · Olimpos Yayınları · 201912,3bin okunma
Ayyaş kim?
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2022 12. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2022 12:46
ayyaş karakterimiz Erwin aslında onu tetikleyecek bir şey bekliyordu, bu içki olmasa da başka bir şey olabilirdi. İş yerindeki problemlerinin üzerine yıkılmasına izin vermek istiyordu içten içe, eşiyle arasının git gide açılmasını kabul ediyordu. Çünkü sadece korkak değil aynı zamanda bu hayat mücadelesini kazanmaya değil stabil yaşamını kurduktan sonra onu tetikleyecek bir madde bulup var olan stabil hayatını da mahvetmeye gitti veya değiştirmeye. Belki de şu soruların cevabını kendisi de merak etmedi; ’’Bir an her şeyi unutup dudaklarına yapışsan, kulağına aşk dolu kelimeler fısıldasan!’’ diye düşündüm. ‘’Acaba öfkesi geçer, her şeyi unutur mu?’’ s93 veya ‘’Benim dürüstlüğüme biraz fazla bel bağlamıyor musun Elinor?’’ diye bağırıyorum. s130 veya ‘’… ne de olsa ceplerim bomboş, ilgisini çekecek, işine yarayacak tek şey yok. Hiçbir şey mi yok?’’ s216 Erwin’de fark ettiğim en önemli detay ise içkiliyken çok optimist, içki kanından gittiğinde de normal zihninin olması gereken berraklığın aksine zihinsel paranoyalar yaşamasıydı. Suçlu olmasına rağmen mağdur olduğuna kendini ikna edip, mağdur kimliğini kendine yakıştırmayıp mücadele kimliğini kendine yakıştırması ve zihninin paranoyalar + mücadele etmesi için tetiklenmesi fakat hiç bir düşüncesinin veya kimliğin kendisine ait olmayışıyla Erwin’in aslında kendi karakterinin inşasında sorun yaşadığı ve 40 yaşına kadar tamamen normal (canlının sadece yaşama standartlarının karşılanması anlamında normal) bir yaşam sürmesi çıkarımını yaptım ve evet hiç bir zaman ana karaktere yakın olamadım fakat biri var ki ismi Hans Hagen *burada Hans’le alakalı farklı bir konuya değineceğim incelemenin devamını okumak isteyenler *!* işaretine ışınlansın. kendisinin yaşam mottosu Erwin’in dediği gibi 'geçmişi ya da geleceği olmayan,
AyyaşHans Fallada · Everest Yayınları · 2012216 okunma
Stoner İncelemesi 'mayıs'
Puan vermedi·232 syf.··
2022 8. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2022 13:30
Kitabı belki de senenin en yoğun döneminde seçmem çok isabet oldu çünkü ancak bu yoğunlukta böyle sakin ve her şey gibi bir kitap beni yormazdı ve dinlendirebilirdi. Uyarı: İncelemede spoiler var dikkat edin! Stoner için en üzüldüğüm şey kendi isteği ve arzusuyla sadece eşini seçti. Seçtiği eş ise zaman içinde bambaşka bir kadına dönüştü yani yine kendi seçimi olarak gördüğümüz bu durum bile sadece geçici bir elde edişti. Gerçekten Stoner’ın çok basit olaysız hayatında aslında bir çok şey yaşamış olmasına rağmen hiç biri ona ait değildi. Belki en büyük tutkusu edebiyattı bu yüzden seneler boyu severek çalıştı*, ama başka neyi vardı? Bu soru Stoner’ın son dakikaları için önemsiz tabii ama son dakikalarından biraz zaman önce önemliydi. Ölmeden önce hayat değerlendirmesi yapması dokunaklı olsa da ölüm anı korkunç değildi aksine rahatlama ve bitiş olarak sonlandığı için verdiği dokunaklı hissiyat kalıcı değildi. Walker karakterini kendime çok yakın buldum ve sevdim, o istihza tavrı ve kararlı oluşu ama kararlı oluşuna ters düşen her şeyi son ana bırakma huyu resmen Walker mükemmel bir performans sanatçısı? Zaten Stoner ‘Öfkesine alıştıktan sonra, Stoner gönülsüz ve sapkın bir hayranlıkla sarmalanırken buldu kendini.’ s.119 hissettiği gibi oldukça etkilendi ve belki de etkilenmesinin üstüne sorumsuz gibi görünen tavrından bu kadar antipati besledi Walker’a karşı. * :Kendini edebiyatla doyurduğu için hayata karşı eksiklik hissetmemiş olabilir ve bu ona para kazandırıyordu win-win. not: paralellik: 1-Stoner’ın ailesinin ileride kendi ailesine dönüşmesi(örn; Stoner'ın babasıyla ilişkisi = Stoner'ın Grace'le ilişkisi) 2-Sloane hocası olan Stoner’ın daha sonra o hocaya dönüşmesi. (bu noktada Stoner bir öğrencinin hayatına yön verdi mi? iyi veya kötü tartışılır.) Son
StonerJohn Williams · Yapı Kredi Yayınları · 20201,285 okunma
Kitabın hissettirdiklerini ifade etmem çok zor ama ufak bir yorum yapabilirim;
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2021 16. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2021 12:12
Normalde de zihnimi yoracak şeyler düşünürüm istemeden, ve bu kitap biraz beni zorladı çünkü kitabı okuyup normal hayatıma her döndüğümde daha çok düşünür oldum. Zihnime mola değil ekstra bir uğraş oldu kitap ve buna bile bayıldım. Moscarda'nın kendisiyle ve çevresindekilerle kavgası, ama yine de her olaya hakim gibi duruşu çok güzeldi. Derdini çözmeye çalışması, o hararetli tavrı beni etkisi altına aldı. Çok fazla düşünen ve depresif halde olan bireylerin okumasını sakıncalı buluyorum. Şu alıntıyı ekliyorum. "yanınızda yürüyene, ne denli yüksek sesle:"Ben bu muyum? Ben böyle miyim? Sen körsün! Sen delisin!" derseniz o denli aklı başındasınız. syf117
Biri Hiçbiri BinlercesiLuigi Pirandello · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20215,7bin okunma
Reklam