De ki: Yeryüzünde gezip dolaşın da, Allah ilk baştan nasıl yaratmış bir bakın. İşte Allah bundan sonra (aynı şekilde) ahiret hayatını da yaratacaktır. Gerçekten Allah her şeye kadirdir.
Allah'ın huzuruna bir iyilikle gelirse, ona bu yaptıklarından daha hayırlı bir mükâfat vardır. Kim de bir kötülükle gelirse, bilinmeli ki, o kötülükleri işleyenler yalnızca yaptıklarının cezasını çekeceklerdir.
"...
Suçsuz birine iftira etmek, göklerden daha agırdır.
Hak, yeryüzünden daha geniştir.
Kâfirin kalbi, kayadan daha serttir.
Hırs ve haset, ateşten daha yakıcıdır.
Yakınına ihtiyacını bildirdiğin halde onun ilgisiz kalması, zemheriden daha soğuktur.
Kanaat sahibi olan kalp, denizlerden daha zengin ve engindir.
İç yüzü ortaya çıkan dedikoducunun hali, yetimden daha perişandır."
Kulları memnun edeyim diye Allah'in (c.c) gazabını çekersen, bu davranışından dolayı Allah Teâlâ'nın sana kızacağını unutma. Mevlânın hakkını çiğneyerek, başkasını memnun etmeye nasıl razı olursun? Onları hoşnut edeyim diye Allah'ın (c.c) rızasını nasıl terkedersin? Sen ancak Allah (c.c) için kızabilirsin. Bu da kızdığın şahsı kötülemeyi gerektirmez. Bilakis, o adamı gıybet ederek anan arkadaşlarına Allah (c.c) için kızmalısın; çünkü onlar gıybetten, en çirkin günahı işleyerek Cenâb-ı Hakk'a isyan etmektedirler.