Bazen insana ağlama isteği gelir, kendini parçalarcasına; öyle olduğunda bile rahatlamayacağını bilerek.
Dışından susar ancak içindeki çirkef sıkıntı, ruhunu öğürtecek kadar yoğun olur.
Çıkış yolu ararsın kendine, boş kalmamaya çalışırsın bir dakika bile; ancak saniyeleri kollayan darlanma yüzünden limanlar sana çok uzak gözükür, bazılarıysa zaten hiç olmamıştır.
Geri kalan insanlar.
Hayatta kalanlar.
Onlara bakmaya tahammül edemiyorum ama birçok durumda hala başarısız oluyorum. Onları kafamdan atmak için bilinçli olarak renklere odaklanıyorum ama arada bir geride kalanları, anlayış, umutsuzluk ve şaşkınlık bulmacaları arasında dağılıp gidenleri görüyorum.
Delinmiş kalpleri, hırpalanmış ciğerleri var.