Kitabın ilk sayfaları Yeşilçam tadında ilerlerken, kırmızı saçlı kadın gizemi çözüldükten sonra kitap bambaşka bir şeye dönüştü. Ne Yeşilçam kaldı ne de o naif usta çırak hikayesi. Kitabı beğendiğimi söyleyemeyeceğim doğrusu. İyi bir baba oğul ilişkisi okurum dedim olmadı usta çırak dönemi de kısa sürdü. Kırmızı saçlı kadınla Cem’in yaş farkını da rahatsız edici buldum.Efsaneye o kadar çok inanıp haşır neşir oldu ki karakter sonunda efsaneyle aynı sonu yaşadı diyebiliriz. Sadece eşiyle olan ilişkileri çok güzel işlenmişti. Birbirlerine çocukları olmamamalarına rağmen bu kadar sıkı tutunup, sıfırdan bir iş kurup büyütmeleri takdire şayandı. Kitap beklentimin çok çok altında kaldı maalesef. Bu okuduğum ilk Pamuk kitabıydı bir daha şans verir miyim bilmiyorum.
Kır #k:53540or Orhan Pamuk
Kitap okurken zaman zaman insanın huzurunu kaçırıyor, adından da anlaşılacağı üzere. Bazı çıkarımlar düşündürüyor insanı. Roman gibi tek seferde okumak yerine zamana yayarak okunması gereken bir kitap bence.Altını çizdiğim bir sürü cümle var bir kaç tanesini buraya da yazmak istedim.
“Nice limanlara yanaşacak gemiler var elbette, ama hiçbiri hayatın ıstırap vermez olduğu limana varmayacak, her şeyi unutabileceğimiz bir rıhtım da yok.”
“Özgürlük yalnız kalabilmeye denir. Yalnız yaşayamıyorsan, doğuştan kölesin demektir.”
“Hiçbir insan ötekileri anlayamaz. Şairin dediği gibi hayat okyanusunda birer adayız; aramızda bizi tanımlayan, birbirimizden ayıran deniz vardır. Bir ruh istediği kadar bir başka ruhun ne olduğunu anlamaya çalışsın, olsa olsa kiminle iki çift laf edebileceğimi öğrenmiş olur.”
“Başkalarının hisseder gibi yaptığı duyguları didiklemek ayıptır.”
“ Hiçbir şey hayatı, yazılanların bir gün sonra tekzip edildiği gazetelerden daha iyi anlatamaz.”
Huzursuzluğun KitabıFernando Pessoa
Anne ve babasını salgın hastalıkta kaybeden marry’nin Hindistan’dan İngiltere’ye uzanan hikayesini okuyoruz kitapta. Marry bu yolculukta sevgiyi, ilgiyi, arkadaşlığı en önemlisi kendini sevmeyi öğreniyor. Halasının bahçesiyle muhteşem bir bağ kuruyor ve bu bağ onu hayata bağlıyor diyebiliriz. Daha çok yemek yiyor daha çok gülüyor daha az aksi biri oluyor. Üstelik kuzeni Colinide kendisini içine hapsettiği hastalık halinden ona da iyi gelen bahçeyle ustaca uzaklaştırıyor. Dickonla harika bir arkadaşlık ilişkisi kuruyor ki bu ilişki onu daha hızlı hayata bağlıyor. Ayrıca dickonun annesinde doğru “anne” profilini gözlemliyor.
O kadar güzel bir kitaptı ki okurken film sahnesi gibi akıcıydı. Daha derinlerde ise; anne/baba-çocuk, baba/oğul, arkadaşlık ilişkilerinin insanın hayatını etkilemesinin sonuçlarını gösteriyor.
Doğanın yileştirici gücünü de, hafife almamak lazım. :)
Gizli BahçeFrances Hodgson Burnett
Kitap beklentimi karşılamadı. Oldukça tekrar düşerek konuyu uzattıkça uzatmış bu beni çok sıktı. Belki başka bir zaman yeniden şans veririm.
Aptallarla Ne Yapmalı?Maxime Rovere
“Kendinize karşı dürüst olmaya devam ederek, başkalarının aptalı olmaktan vazgeçebilirsiniz.”