“Eh, benim hiçbir zaman birlikte yaşayacak kadar uzun bir ilişkim olmayacak,” dedim. “Üniversiteden beri en uzunu altı ay."
"Bu senin suçun değil," dedi.
"Yani sadece erkekler konusunda zevksiz miyim?" diye sordum.
"Belki," dedi elimi sıkarak. “Ya da belki sadece yirmi sekiz yaşındasındır ve doğru adamla tanışmamışsındır.”
Kitabın tam yarısındayken okumayı bırakıp ya da ara verip ahlar sonra tekrar başladım ve diğer yarısı üç günde bitti. Aslında çok hevesle ve merakla okurken neden sıkılıp ara verdiğimi hatırlamıyorum. Yazar o kadar titizlikle ve gerçeklikle yazmış ki romanı orada olayları yaşıyor hissettirdi. Geleneksel minyatür tarzı resim ile batılı gerçekçi tasvirin çatışması ya da gelgitleri anlatılıyordu. Bir yanda geleneksel üsluba bağlı nakkaşlar öbür tarafta ise halkın ve dönemin padişahının Avrupa tarzında yapılan resimlerine ilgi vardı. Tabiki dönemin şartları göz önünde bulundurulduğundan resmi insanın dünyayı görüşü değil Allahın gördüğü şekliyle dünyayı tasvir etmek alışılagelmiş ve yasak olmayan uygun bulunan tarzdı. Kendi gözünün gördüğü gibi çizmek ise Allah’a şirk koşmak olarak anlamına geliyordu. Bu çerçeveler içinde ger bir kahramanın bakış açısı ile anlatılıyor olaylar. Tarihi olayların eşyaların çoğunlukla gerçek olanlardan esinlenilerek yazıldığını anlatıyor yazar. Nakkaşların, o dönemin çevresinin, nakkaşhanenin durumu, padişahın bir büyük kitap hazırlatmak istemesi ve bunu gizlilik içinde yaptırmak istemesi, Şeküre ile Kara’nın aşkı, Kara’ nın kendini kabul ettirebilmek için yaptıkları, çabası, Osmanlı’nın kilitli kapılar ardındaki hazinesi, sorguç iğnesi ile gözlerin kör edilmesi… olağanüstüydü. Katil bu işi nakkaşhanenin ve nakkaşların selameti için yaptığına önce kendini sonra arkadaşlarını ikna etmeye çalışması ama altında yatan gizli egoyu ve hırsı, küçük görme ve öldürme hazzını da anlatıyor. Kitapta birçok terim ve tarihi olay sanat eseri anlatılıyor. Hüsrev ile Şirin, Şehname, Şehname’nin İstanbul’a getirilişi, Erzurumiler gibi birçok olay ve eser anlatılmış. Ben kitabı beğendim ve Orhan Pamuğun anlatım tarzına detaycılığına hayran kaldım.
Benim Adım KırmızıOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202320,1bin okunma
İnsan aslında, mutluluk resmindeki gülümsemeyi değil, hayattaki mutluluğu arar. Nakkaşlar bilir bunu, ama resmedemedikleri de budur. Bu yüzden hayattaki mutluluğun yerine, görmenin mutluluğunu koyarlar.