Sanki bu baktığım an uzadı uzadı ve anladım ki görmek şimdi bir çeşit hatırlamak olmuş. O zaman, tıpkı eskiden bir güzel resme saatlerce bakınca hissettiğim şey geldi aklıma: Çok bakarsan resmin zamanına girer aklın.
Uzun bir süre sustum. Çok sonra: "Bir yaştan sonra, Behzat ile aynı rahleye otursa da nakkaş," diye neredeyse bağırdım, "gördükleri yalnızca gözünü şenlendirir, ruhuna huzur ve heyecan verir, ama hünerini zenginleştirmez. Çünkü nakış gözle değil, elle yapılır ve el, değil Üstat Osman'ın yaşında, benim yaşımda bile çok zor öğrenir artık."