Parkta oynayan çocukların, ayak üstü laflayan yaşlıların, hışırdayan yaprakların sesleri geliyordu kulağıma. Perde, ihlamur kokulu rüzgârla balon gibi şişmişti. Yıllardan beri farkında olmadığım sesler ve kokulardı bunlar. Halbuki yanı başımdaydılar. Ihlamur kokusunu çektim içime doyasıya, yaşlıların sohbetlerini dinledim.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Annemi bu kadar sevdiğini bilmiyordum. Ona bir kez bile güzel söz söylediğini duymamıştım. Sevgiyi göstermek için sözcüklere gerek olmadığını anladım o an.
“Nerden buldun bu kuşları biraderim?"
"Ben bulmadım. Kendileri geldi."
"Yuh be. O nasıl iş?"
"Bir sabah gurg gurg sesine uyandım. Sesi takip ettim. Damdan geliyordu. Baktım duvarın dibinde biri siyah biri beyaz iki güvercin birbirine sokulmuş, titriyor. Usulca yanaştım yanlarına. Korkmadılar benden. İlk iş, bulduğum eşyalarla etraflarını çevirdim. Kalas Nurettin'in marangozhanesinden tahta alıp kümes yaptım hemen. İki güvercini bu kümese koydum. Yemini, suyunu verdim. Siyah olana Paçalı, beyaz olana Yavuklu dedim. Yuvarlak, ışıltılı gözleriyle baktılar yüzüme. Dediğin zehir o an girdi kanıma sanırım. İki yıldır benimleler. Geri kalanlar, ikisinin yavruları."