heyecan, gizem ve bol ters köşe isteyenler buraya
10/10
·352 syf.··
2026 1. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2026 17:19
Güvenebileceğim tek kişi kendimdim. Yazardan okuduğum ilk kitaptı ve ne bekliyorsam bana çok daha fazlasını verdi. Aslında yazın okumayı planlıyordum fırsat olmadı sırf filmini izlemek istediğim için aceleye getirdim, okudum ama iyi ki de öyle yapmışım bir anda eridi kitap elimde. Çok ufak konusundan bahsetmemin ardından spoilerlı ve spoilersız ayrı ayrı yorumlarımı yazacağım. Konusunu anlatmak gerekirse: Ana karakterimiz Millie son 10 yılını hapiste geçirmiş. Çıktıktan sonra yeni bir hayata ihtiyacı var ve bir evde hizmetçilik yapmak için başvuruyor. Ev sahibi Nina ile yaptıkları görüşmeden sonra evi temizlemek, basit yemekler yapmak, evin küçük kızı Cecelia ile ilgilenmek gibi görevleri kapsayan yeni yatılı işi için Winchesterların evine taşınıyor. Ama hem aile hem de ev hiç normal değil. Millie'ye kalması için verilen çatı katı odasının kapısının sadece dışarıdan kilitlenebilmesi bu anormalliklerin yalnızca bir tanesi. Karmaşık hayatını düzenli hâle getirmek isterken bir anda kendini daha karmaşık bir hayatın içinde buluyor resmen. Benim yorumuma gelelim şimdi. Öncelikle aylardır rahat rahat kitap okuyamıyorum, tam reading slump gitti atlattı diyorum aslında gitmediğini anlıyorum. Başlarda okumak istemem ama okuyamamla gelen bu illet son zamanlarda kitap okumak istememeye kadar ilerlemişti. Tam bu noktada kitabın akıcılığına atıfta bulunacağım. Odak süremin ve kitap okuyabilme becerimin aşırı derece de düşük olduğu bu dönemde bile bu kitap birkaç saat içinde elimde eridi gitti resmen. Asla elimden bırakamadım bir yerden sonra kitabı bırakmamak için günlük işlerimi ertelemeye başladım. Uzun süredir bu hissi yaşayamıyordum o yüzden bir kitaba kendimi kapırmak çok güzel hissetirdi. Kısacası çok akıcı ve kendini okutan bir yazım diliyle yazılmış. Reading slumpta
1000Kitap
HizmetçiFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 202311,5bin okunma
Bankai. Minazuki!
Puan vermedi·536 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2025 20:40
Seriyi ilk defa birkaç sene önce tüyapta ithaki standındaki bir arkadaştan duymuştum, okuduğum serileri söylediğimde bunu da seversin demişti (bundan sonra Barut Büyücüsü de var), güvenip seriyi tamamlamıştım ve iyi de oldu açıkçası. Kitabı genel olarak sevdim, akıcı bir üslubu var ve kolay okutuyor kendini, cümleleri sisifos gibi okumuyorsunuz kısacası :D Bana biraz Grisha kolaylığı verdi açıkçası, Grisha'yı okurken de hiç zorlanmamıştım, bir şeyler çok detaylı değildi, yumuşak bir seriydi, aynı şekilde bu kitapta biraz öyle. Yumuşaktan kastımı sakın ola vahşet açısından anlamayın çünkü kitapta ziyadesiyle vahşet var, ana karakterlerimizden birinin lakabı KANLI Dokuz ve gerçekten KANLI sıfatını hak ediyor kendisi, ki zaten başlıktaki Minazuki'nin sebebi de buydu. Şimdii yumuşaktan kastın ne derseniz şöyle ki, gerçekten baba fantastik yazarları okuduğunuzda şunu görüyorsunuz, her şey betimleniyor, her şey anlatılıyor, neredeyse hiçbir olay/ara olay atlanmıyor ki bu yer yer bayıyor ama böyle bir farkları var bu yazarların. Örnek vermem gerekirse Jezal diye bir karakterimiz var ve karakterimiz bir arena turnuvasına dahil oluyor. Burada kendisinin baş rakibi olan bir abimiz var ve biz Jezal'ın arenadaki dövüşüyle alâkalı tüm antrenman süreci boyunca bu abiye odaklanıyoruz çünkü tek rakibi oymuş gibi anlatılıyor. Tabii ki de turnuva eleme sistemiyle ilerliyor, savaşçılar birbiriyle dövüşüyorlar ve kazana kazana en son iki kişi dövüşüyor. Burada ilk dövüşü olması lazım bize şöyle anlatılıyor; o günün sabahında Jezal'ı okuyoruz, normal hayatında ne yapıyorsa onu yapıyor sonrasında bugün dövüşün var nasıl hissediyorsun gibi bir şeyler duyuyoruz, bu sayede o gün dövüş olduğunu anlıyoruz, devamında sohbetler günlük işler derken bir zaman atlamasıyla o günün akşamına
Fantastik
Bıçağın KendisiJoe Abercrombie · İthaki Yayınları · 2019330 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bailey çok fazla ben
9/10
·408 syf.··
2025 73. kitabı
Öncelikle çooook tatlıydııı. Yine bir Lynn Painter kitabı ve yine sıcacık hisler. Kitabımızda Bailey adında bir ana karakterimiz var. Bailey haftada 6-7 kitap bitiren, kibar, dışarıdan “inek “ gözüken bir kız. Aslında sevdiklerinin yanında ise gayet eğlenceli ve hareketli ( ayrıca kedi düşkünüüü ). Charlie ise espirili ve umursamaz bir insan olarak bilinsede çok derin bir kişiliğe sahip. Özünde anlayışlı, sempatik, komik karakteriyle insanları etkiliyor. İkisinin arasındaki dinamiği okumak ise kesinlikle mükemmeldiii. Bazı yerlerde sesli güldüm. Çoğu Lynn painter kitabında olduğu gibi burada da bir aile problemi- boşanması mevcut. ( bu bir spoiler değildi kitap zaten ilk buradan başlıyor diyebiliriz.) Her kitapta bu konu nasıl böyle güzel işlenir aklım almıyor. Okurken Bailey’nin yaşadığı duygusal durumları iliklerinize kadar hissediyorsunuz;) Bazı yerlerde gözlerimi dolduran bazı yerlerde de kahkahalarla gülüp heyecanlanmamı sağlayan bu kitaplara kesinlikle BA-YI-LI-YO-RUM. Şu ana kadar okumadıysanız Lynn Painter ve karakterleriyle tanışmanızı öneriyorum. Bailey ile Charlie’yi okumak çok eğlenceliydi. İçerisinde genel olarak bir tetikleyici unsur ya da yetişkin içerik yok. Yine de çok küçük yaşlara uygun olmayabilir. 14-15 yaş ve üzeriyseniz şüphesiz bu ikiliyle tanışmalısınız!!! Bence tam bir reading slump kurtarıcısı. Sürükleyici ve hazır da yaz gelmişken bir romantik komedi arıyorsanız tam size göre bir seçim olurrrr. Bu arada filmlerden daha güzel kitabında ne kadar Taylor Swift’i hissettiysem bahse var mısın da da Gracie Abrams’ı hissettim(risk şarkısı kitabı okurken dinlemeniz için önerimdir:) çok fazla Bailey ve Charlie havası veriyorrr 🩵🩷)
1000Kitap
Bahse Var mısın?Lynn Painter · Artemis Yayınları · 2023233 okunma
Bir Dükkan, Dört Karakter ve Sessiz Bir Dönüşüm
3/10
·224 syf.·
2025 111. kitabı
Seelamm! Bu ayın en büyük hayal kırıklığı ile birlikteyiz bu gün. Zaten reading slupm'ta olduğum bu döneme bu kitap hiç gitmedi. Kitaba başlamadan önce Hyunam-Dong Kitabevi 'ne benzer diye ümitlenmiştim, o atmosfere benzer bir kitaba ihtiyacım olduğunu düşünmüştüm. Aradığımı bulamadım. Konusu Hikâye, Tokyo’daki küçük bir ikinci el dükkânında geçiyor. Dükkan sahibi Mr. Nakano, yardımcısı Hitomi, sessiz tamir ustası Takeo ve renkli kişiliğiyle Sayaka... Her biri kendi iç dünyalarında sakladıklarıyla birlikte bu dükkânda bir araya geliyor. Kitabın anlatıcısı Hitomi, Takeo ile yaşadığı inişli çıkışlı ilişkiyi, Mr. Nakano’nun garip tavırlarını ve dükkânda geçen sessiz zamanları kendine has bir gözlemle okura aktarıyor. “Eskici dükkânında zaman farklı akardı. Sanki her eşya, eski sahibinin nefesini hâlâ içinde tutuyordu.” Olay falan yok. Bu benim için büyük bir problem değil çünkü içinde heyecanlı olayları barındırmasa da bana bir şeyler hissettirebilen kitapları seviyorum. Bir kitapta olay yoksa, düzgün karakter olmalı, size katacağı bir şey olmalı, o da yoksa düzgün diyalog olmalı, bunların hiçbirini bulamadıysanız sıcak ve samimi bir ortam ararsınız ya da ne bileyim tatlı bir ilişki belki. Sizi etkileyen sözler falan... İnanır mısınız bu kitapta bunların hiçbiri yok. Kitabı okuduğum zamanın tümü boşa gitmiş bir zaman. Kitabın puanı zaten düşük ama beğenen varsa tam olarak neyini beğendiğini açıklarsa sevinirim. Her şey birbirini tekrarlayıp duruyor, ilişkiler çok samimiyetsiz, diyaloglar berbat, saçma sapan sohbetler, cinsellikten başka bir şey konuşmuyorlar, zaten hiçbirinin birbirini sevdiği de yok, ben onları neden seveyim?? Nakanonun söylediği her şeye 'öyle mi' diye cevap veriyorlar, bunalıyorum. Bir sayfada beş tane 'öyle mi' saymışlığım var. Tamam
Duygu ve Düşünce
Nakano Eskici DükkanıHiromi Kawakami · Domingo Yayınevi · 20242,290 okunma
9/10
·144 syf.··
2025 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2025 09:12
Bu kitabı okuduğunuz zamanki ruh hâliniz, bu yaşınıza kadar başınızdan geçen ve sizi tetikleyen olaylar; doğrudan kitabı sevip sevmeyeceğinizi belirliyor aslında! Ana karakter ve psikoloğu arasında geçen konuşmalara tanık olurken kendinizi çoğu zaman o koltukta hayal ediyorsunuz. Eğer karakterin anlattığı problemlerden biri (ki mutlaka olacaktır) sizin de yaşadığınız bir problemse çok daha yoğun bir anlatıma sahip oluyor ve hikâyenin daha da içine çekiyor sizi. Ölmek İstiyorum ama Tteokbokki de Yemek İstiyorum oldukça akıcı ve sade bir anlatımla yazılmış, özellikle reading slump'a düştüğünüz dönemler için çok iyi bir kurtarıcı olacağını düşünüyorum. Baek Se-hee 'nin okuduğum ilk kitabıydı. Anlatımını sevdim, sadece kitabı daha derin ve anlamlı bir sona bağlayabilirdi diye düşündüm. 1 puanı buradan kırıyorum. Muhtemelen çevirinin de etkisi vardır. Orijinal dilinde okumak çok daha vurucu bir etki bırakıyordur, buna eminim. Sohbetler oldukça akıcı ve çoğu sahnede düşünme biçiminize ilişkin farkındalık kazanmanızı da sağlıyor. Ama sanırım bu kitabı ben yazsaydım bir 'kendime mektup' bölümüyle bitirebilirdim. Kendim de terapi alan biri olarak söylemeliyim ki bu gibi seanslar veya kitaplar, x olayının tek bir düzlemde incelenemeyeceğini anlamamız için müthiş fırsatlar. Kaygılarımızı ve korkularımızı gidermek için buna ihtiyacımız var. Daha geniş bir perspektiften baktığımızda doğal olarak düşünme biçimimizi de etkiliyor. Özellikle bir sahnede, daha önce kimseyle paylaşmadığım için bunu yalnızca benim yaşadığımı düşündüğüm bir problemi ana karakterden duymak bana sıcacık bir battaniye hissi uyandırdı. Ayrıca kitabın ismi ve kapak tasarımını da çok başarılı buldum. İçeriği daha iyi anlatılamazdı. Eğer bu gibi okumalar yapmayı seviyorsanız Vücudunuz Hayır Diyorsa kitabını okumanızı da önerebilirim. Ve yazar haklıydı, bazen
1000Kitap
Ölmek İstiyorum ama Tteokbokki de Yemek İstiyorumBaek Se-hee · Nova Kitap · 20248,5bin okunma
9/10
·542 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
☆ Uzun müddətdən sonra məni həvəsləndirən və sonuna qədər oxutdura bilən bir kitab ilə qarşınızdayam. Kitabımız Alice Harikalar diyarında hekayəsindən ilhamlanıb. Yazar qəddar qadın obrazının hekayədən əvvəlki həyatı və bununla paralel əlbəttə bizə həmin hekayədən tanış olan bəzi obrazların da bu hekayəyə necə daxil olduğunu göstərir. 》Türklərdə bir söz var "Kötü doğulmaz kötü olunur" deyə bax bu hekayə tam olaraq elə bil bu sitat üçün yazılıb. Gün keçmir ki, qəddar obrazın keçmişini oxuyub həyatımızda heç bir problem yoxmuş kimi bir də onların həyatına kədərlənirik. Sonu oxuyanda bəzi insanlar fikirləşə bilər ki, bu qəddarlıq yenə bir eşq hekayəsi ilə əlaqələndirib "klişe" bir bağlantı qurulub. Amma məncə burda tək önəmli nöqtə bu deil idi. İnsan xəyyalarından, dostlarından və ailəsindən dəstək almadığı halda bir boşluğa düşür. Bu boşluğu doldurmaq üçün intiqam kimi böyük bir hissi tapdıqda isə insan bu yolu seçir və kitabın adı kimi Kalpsiz birini çevrilir. Kitaba 9 verməyim tək səbəbi əvvəldə olan azca sanki çox uzadıb bu hissələri hissiyatı idi. Yoxsa həqiqətən reading slump dövrümdə heç bir kitabın bacarmadığını etdi və yarımçıq qoyub, üstündən 1 ay keçməsinə baxmıyaraq məni sual işarələri ilə dolu hekayəsi ilə yenidən oxutdurmağı bacardı. 》(Spoiler"li hissə) Kitabda olan hisslər o qədər gerçəkliyə yaxın idi ki, məsələn, ölüm və sevgi bu kitabların ayrılmaz ikilisi. Amma necə deyim yalandan ya da çox abartı deyə biləcəyimiz dərəcə deil idi. Sevgi var idi amma bu təmamilə qarşılıqsız deildi özü ilə bərabər şübhələri də var idi. Arxa planda ailəsinin ondan gözləntiləri düşünülür sanki keçmiş yoxmuş kimi hərəkət edilmirdi. Kişi obraz da eyniylə son ana qədər qarşısındakı seçim haqqı verirdi. Bəli bəlkə də ilk başlarda bu seçimin əsas hədəfinə gedən bir yol olduğunu
KalpsizMarissa Meyer · Artemis Yayınları · 20171,489 okunma