Açık konuşmak gerekirse kitabın ilk 20-30 sayfasını yaklaşık iki günde zor okudum. İlerledikçe ve kafamdaki boşluklar dolmaya başlayınca elimden bırakamaz oldum ve 600 sayfayı iki günde bitirdim. Gerçekten profesyonelce yazılmış zaten kitabın sonundaki notta da profesyonel kişilerden yardım alındığını okuyabiliyoruz.
Kitap, bildiği şeyler yüzünden öldürülmek istenen bir kimyagerin kaçışını ve düşmanlarıyla mücadelesini anlatıyor. Aksiyon zaman zaman yükselip duruluyor fakat ilk sayfaları hariç insanı sıkmıyor. Hayatımda hiç duymadığım kimyasal ilaçları bu kitapta gördüm ama gerçeklikten uzaklaştığını düşünmüyorum. 600 sayfa olmasına rağmen su gibi akıp gidiyor. Okumayı düşünenler kesinlikle okumalı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“...bir kadın ruhuna ait araziden geçerken arkasında kalın bir kıl ve çamurlu bir ayak izi bırakır. Bunlar, kadınları onu bulma, kurtarma ve sevme özlemiyle doldurur.”
"Ama bu dünyada hiçbir şey kalıcı değildir. Mutluluk, bir kez geldikten hemen sonra azalır. Biraz zaman geçince bitmeye yüz tutar. En sonunda da tükenir ve biz her zamanki ruh halimize geri döneriz. Tıpkı suya atılan bir çakıl taşının yüzeyde oluşturduğu dalgalar ve sonra o dalgaların giderek kaybolması gibi."