Ben yalnızca bir sanık, bir hükümlü görmüştüm, gerçek bir hırsız değil. Çünkü hırsız iki ay sonra hâkim karşısına çıktığında değil, hırsızlık yaptığı anda hırsızdır, tıpkı bir şairin birkaç yıl sonra eline mikrofonu alıp şiirini okurken değil de, şiirini yaratma sürecinde şair olması gibi, suçlu da suçunu işlediği sırada suçludur.
-Zevk, demişti; en uçucu şeydir. En görünmeyeni delikten kaçan bir gazdır. Onun için değil midir ki, zevki sürekli değiştirmek lâzımdır. Fakat her değiştirişin sonundaki bu kedere, hüzne, ızdıraba tahammül edilir mi? Evladım, tek mutluluk Allah’tır.