Sevmekten korkuyorum. Başka arzular, tutkularla atıldığım yolda beni avare ve çırılçıplak, başı her manada boş bırakacak yalnız bir şey olduğunu biliyorum ve ondan, karanlıktan, ikiyüzlülükten, zulümden, hürriyetsizliklikten korkar gibi ürküyorum.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
… dünyada hiçbir şeye sahip olmayacağını, olmak istemediğini ve olmanın da hiçbir faydası olmadığını, bilâkis zararını Ahmet nasıl oldu da anladı, bu, önemli meseledir…
İnsana öyle gelirdi ki, bu adam garsonluk için doğmuştur. Kendisi de bunun farkındadır. Halbuki hiç de öyle doğmamıştır. Pekâlâ bir doktor da olabilirdi. Doktor fizyonomisini birkaç sene doktorluktan sonra takınabilirdi. Bu, alışkanlıkların ve mesleklerin saça, göze, kaşa verdiği bir şeydir. Aldanmamalıdır.
Ovaların ve küçük tümseklerin yanında, etrafına hiçbir dost ve sevgili takmadan bir bekâr adam gibi yükseliveren Erciyes’i dahîlere benzetirdi. Öyle kurak ve kimsesiz memleketlerde kendi başlarına sivriliveren insanlardan bir insandı sanki Erciyes.
Dillerini anlamadığımız insanların ruh hallerini keşfetmek hususunda çok âciziz. Onların bizim her gün konuştuğumuzdan daha başka, daha mühim şeyler konuştuklarını sanırız. Bir müddet onlarla çok alakadar olduğumuz halde biraz sonra onları unutuverir, yine kendimize, dilimiz ve etrafımıza, yani kendi kendimize döneriz.