“Hiçbir şey ondan uzun değildir, diye ekledi Sadık, zira zaman sonsuzluğun ölçüsüdür. Hiçbir şey ondan kısa değildir, zira zaman hiçbir tasarıma yetmez. Bekleyen için hiçbir şey ondan daha yavaş, eğlenen içinse hiçbir şey ondan hızlı değildir. Büyük ölçekte sonsuza uzanır, küçük ölçekte sonsuz parçaya bölünür. Bütün insanlar onu ihmal eder, hepsi de onu boşa harcadığına pişman olur. Hiçbir şey o olmadan yapılamaz. Zaman gelecek nesillere layık olmayan her şeyi unutturur, bütün büyük şeyleri ölümsüzleştirir.”
Mutsuz insanların kentte yaşamaları daha iyidir. İnsan kentte yüz yıl yaşar da çoktan öldüğünün ve çürüdüğünün farkında bile olmaz. Bunu kendiliğinden anlayacak zamanı yoktur, hep meşguldür.
“Bedenimiz bahçemizdir, irademiz de bahçıvanı,ister ısırgan dikersin,ister kekik,ister hıyar yetiştirir,kabak ekersin, bahçeni ya tek bir bitkiye ayırabilirsin ya da bir sürü çiçekle doldurabilirsin, yeter ki sen iste! Bahçenin kısır kalması da elinde,verimli,bakımlı olması da.”
Zaten kurtuluş kurtarıcının ölümünden sonra gelir. İnsanlar peygamberleri kabul etmez onları öldürür ama acı çekenleri severler, yok ettiklerini kutsallaştırırlar.