Nisa Ekizoğlu

Nisa Ekizoğlu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·208 syf.·
2023 9. kitabı
Üstün Dökmen
8.3/10 · 1.117 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sanki beraber olamamalarının acısını ne kadar birbirleri için yaşadıklarını anlatarak çıkarmak için derin derin bakıştılar.
Sayfa 209·Kitabı okudu
Necip bu nazarda ne kadar derin, acı bir şikayet ve istimdad gördüyse Suat da onun gözlerinde o kadar derin, o kadar samimi bir muhabbet, her mücadeleye hazır, her tecrübeye maruz, ölümlere kadar sürecek bir rabıta görüyorum zannetti; ve bu ona giran gelen bu çaresizlik kimsesizlik hissi içinde büyük bir teselli verdi; o kadar ki, ona baktıkça devam edebilen bu hissi idame için baktı, gözlerine hükmü geçemeyerek onların bakmasına müsaade etti, böyle, birbirlerine bir müddet baktılar, sanki gözler uzun müddet birbirinden kaçan ruhların artık mukavemetsizliğiyle zayıf ve hasta, elim bir mücadele ile büyülenmiş, takatsiz idiler. Fakat bunda kuvvet veren bir hal vardı, mübhem, uzak bir selamet ümidi gibi bir şey, sanki bu öksüz ve biçare ruhlar için birbirinin gözlerinin derinliklerinde bitmiş hayatlarının tedavisi var gibi bir şey; işte bunun için, gözler bir an olup birbirlerinden ayrıldıkları zaman, tekrar ve semaya koşup yine ümid ve kuvvet bulmak ihtiyacı baki kalmıştı. Bunu bilmeyerek, düşünemeyerek, artık itaat etmeyen bir şevki tabii ile yapıyorlardı, o kadar üç dört defa daha öyle bakıştılar.
Sayfa 209·Kitabı okudu
Evet her șey çürüyor, her șey.. İnsanlar çürümeyecekler mi? eylülde, sanki bahara hasret çeken melul bir tazelik sanki üzerine çöken kışın; kendini mahvetmek isteyen sonbahara rağmen devam etmek yine bahar olmak mücadelesi vardır; fakat bunun için muhtaç olduğu șeylerden mahrumdur ve kendisinde de dayanmak takati kalmamıştır, tabiat da bunu anlamıș gibi acı bir düșünceyle üstüne çöken ıssızlığın, matemin altında ezilerek durur. Ne kadar uğraşırsa uğraşsın, ne kadar dayanabilirse dayansın kışın galip geleceği, artık her şeyin, her ümidin bittiğini buna tahammül lazım geldiğini anlamaktan doğan bir takatsizlik ile ağlar... Ne renk, ne de güzel koku... İşte yapraklar ölüyor... Rüzgar insafsız, yağmur inatçı; her șey çürüyor, oh!... Her șey çürüyor..
Sayfa 207·Kitabı okudu